Google+

SON KALE ARNAVUTLUK

358717 Tem 2015Gezi Notu
mutu1453mutu1453Gezgin17 Tem 201535870 Yorum

 

Balkanların en geri kalmış ülkesi olarak kabul edilen Arnavutluk'a giriş yaptığımızdan itibaren bu geri kalmışlığı görmek mümkündü. Dünyanın en büyük mafyası İtalyanlarla beraber Arnavutluk'ta bulunuyormuş. Zaten lüks ev sahiplerinin çoğu ya İtalyan ya da İtalyan asıllı Arnavutlar aitmiş. Şehirde turlarken arabaların hepsinin audi yada lüks markalar olduğunu görünce şaşırmıştım bu kadar fakir bir ülke için büyük rakamlardı ama öğrendim ki Avrupa'dan çalıntı arabaların çoğu buraya getiriliyormuş ve daha ucuza satılıyormuş.

ELBASAN

İlk olarak Elbasan şehrinde daha çok çingeneler yaşıyor binevi Sulukule durumunda bu şehir. Yerli halk şehri bitene kadar takip eden nehrin kıyısına yerleşmiş, gecekondu evlerinde oturmakta ve tarım ile uğraşmaktalar. şehirde yapılan yollar hastaneler (Acıbadem) ve telefon hatları (Çalı Grubu) tamamına yakını Türk şirketlerinin elinde, Türk işadamları bu ülkede yeterince yatırım yapmışlar. Nehir boyunca uzanan bir tren yolu gördük fakat hiç tren görmedik. Oldukça kavgacı olan bu toplum hakkında Aziz Nesin ''Bir toplumda kısa boylu olup da uzun boylu gibi görünen kimse varsa o Arnavut tur'' demiş, haklı olsa gerek...

Tiran

Tiran şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Friends House, Elite Apartment, Hotel Eliza. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Apartment Tirana - 229, Studio Silva gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Large Two Bedroom Apartment Tirane, Geri Apartment, Top Class Apartment tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Tiran aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

DURRES

Tiran-1

Yol boyunca Arnavutluk'ta yol kenarlarında mermerden fotoğrafları olan küçük anıtlara rastladık. Bunlar trafik kazalarında ölenleri anmak için yapılmış, kazalarda ölenleri anmak için yapılan bu yapılar kültüre özgü özellik diye örnek verilecek ilginç yapılardı. Bu arada Arnavutluk'un ilk kralı olan Ahmet Zago'nun, Galatasaray Lisesi'nden mezun olduğunu öğrendim. Taçsız kralımız olduğunu biliyordum (Metin Oktay) ama gerçek bir kral çıkarmakta Galatasaray'a yakışır. Daha öncede dile getirdiğim gibi Türk işadamları buraya yeterince yatırım yapmışlar fakat hayır işlerini pek önemsemiyor gibiler! Yol kenarında gördüğümüz Osmanlı'dan kalan bir caminin bakımsızlıktan minaresi yıkılmış maalesef. Durres şehri daha orta sınıf bir şehirdi. Adriyatik'e kıyısı olan bu şehrin plajı Brezilya'nın Copacapana plajının ufaltılmış hali gibiydi. Şehirde Fetullah Gülen'in kurduğu Turgut Özal Koleji, ülkenin hatırı sayılır okullarından biriymiş. Arnavutluk'ta şehirlerin arasındaki mesafelerin uzun olması sebebiyle günümüzün yarısı yollarda geçiyor ama insanlarından, havasından bile farklı kültürleri görmenin mümkün olduğu bu güzel şehirleri görmek yorgunluğu unutturuyor.

TİRAN

Tiran-2

Başkent Tiran'a girdiğinizde kendinizi birazda olsa Avrupa şehrine geldiğinizi hissediyorsunuz. Şehrin meydanında bulunan Özgürlük Havuzu ve etrafına kurulmuş yapılar ile şehrin kalbinin burası olduğunu anlıyorsunuz. Tarihi Opera Binası ve Ulusal Tarih Müzesi ile camdan yapılmış Piramit şeklindeki müze şehre gizemli bir hava katmış. Arnavutluk'un enteresan bir yanı da hiç kilisenin olmaması yada benim hiçbirine denk gelmemiş olmamdı. Camii sayısı ilk kez kiliselerden fazlaydı. Tiran merkezde tek başına dimdik meydan okuyan Ethem Bey Camii ve Osmanlı Dönemi'nden kalma Saat Kulesi ile birlikte Müslüman bir şehir izlenimini görmemeniz imkansız olur. Şehirde kilise veya dini yapıların bulunmamasının bir nedeni de 1980'li yıllara kadar ülkeyi Kominizm ile yöneten Enver Hoca'nın dini yapıları yıkıp, tahrip etmesiydi. Ama nedense Ethem Bey Camii'ne dokunulmamış olması hayret verici idi. Maalesef 1967'de Arnavutluk, kayıtlara dünyadaki tek ateist devlet olarak geçecek idi. Enver Hoca'nın izleri yavaş yavaş başkentte silinmeye başlamış ama Titov döneminden kalma  binalar burada da yoğun bir şekilde var. Balkan ülkelerine giderseniz eğer her ülkede rastlayacağınız yapılar hala bu devletlerin bir bütün olarak yönetildiği hissine kaptırıyor size, elbette koskoca Yugoslavya Birliği'nin izlerini silmek aynı Osmanlı izlerini silmek kadar imkansız...

Tiran-3

Karadağ'a doğru giderken yolda uzaktan da olsa çok kalamadığımız, sonra yakın bir yerde bulunan ve Balkanların en büyük gölüne sahip İşkodra'ya uğradık. Yine de o meşhur İşkodra Kalesi (Rozofa)'ni görebildik. Hikayesi kadar tarihide ilginç olan bu kale bizim Kız Kulesi gibi birkaç efsaneler ile anılmakta (İşkodra Kalesi ile ilgili bir makale yayınlayacağım). Ülkenin bir köşesine çekilmiş kendi halinde bir Teksas olan bu şehre özel bir seyahat yapılmalı ki her köşesi tarih kokan İşkodra'nın hazzını yaşayabilesiniz...

Tiran-4

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar