Google+

Arama formu

TABİATIN ÇOCUĞU ARTVİN

Artvin, Doğu Karadeniz’in en kuzeydoğu köşesinde yamaçta kurulu çok küçük ama şirin bir şehir. Osmanlı dönemindeki adı Artvini, diğer bir adı ise Livane’dir. Ünlü sanatçı Zülfü Livaneli de Artvin doğumludur.

İlin en önemli akarsuyu, 1956 yılına kadar adını veren Çoruh Nehridir. Tarihte genellikle Livane ve Çoruh adıyla bilinen kent, Artvin adını resmi olarak 15 Şubat 1956 senesinde almıştır.

Artvin ve çevresinin tarihi, MÖ 3000 senelerine kadar iniyor. Orta Asya’dan gelen Asyanik kavimlerden Hurriler ve Sakalar Çoruh vadisini yurt edinmişler. Artvin ve çevresi devamlı olarak çeşitli kavimlerin istilasına uğramış. Artvin ilinin Osmanlı yönetimine ne zaman geçtiği konusunda kesin bir bilgi bulunmasa da, 1551’de Kanuni Sultan Süleyman zamanında Osmanlı hakimiyetine girdiği tahmin edilmektedir. Bölgede buradan geçmiş tüm medeniyetlerin izlerini taşıyan manastırlar, kiliseler, camiler, kale ve köprüler olmak üzere çok sayıda tarihi eser bulunuyor.

Kente girdiğimiz gibi mimarinin ahşap ağırlıklı olması dikkatimizi çekiyor. Bazı yerlerde ise taş ve ahşap birlikte kullanılmış, ancak tamamen doğaya uyumlu.

Artvin bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Artvin

Artvin şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Grand Artvin Hotel, Nana Hotel, Paluri Hotel.gibi otelleri tercih edebilirsiniz Bir de Tatilsepeti.com'un Artvin aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Kentin en önemli tarihi eserlerinden biri 10.yy’da inşa edilmiş olan Artvin (Livane) Kalesidir. Şehrin tam ortasında yer alan kale halk arasında Ada kale olarak da biliniyor. Bu kalenin bazı bölümleri Osmanlı döneminde 16. yy.’da onarılmıştır. İçinde bir su deposu (sarnıç) ve küçük bir kilise (şapel) de bulunuyor.

Şehir merkezinde yer alan 1847’den kalma Kültür Evi, balkonundaki ağaç oymacılığı ve tavan süslemeleri ile dikkat çekiyor. Burası Turizm Bakanlığı’nca restore edilerek, 2009 yılında etnografik eserlerin sergilendiği ve yöresel yemeklerin servis edildiği bir mekana dönüştürülmüş.

Burada hem biraz dinleniyor hem de yöresel lezzetleri tadıyoruz. Artvin mutfağı oldukça geniştir, süt ve süt ürünlerinden yapılan yemeklerden kır otlarından yapılan yemeklere, hamur işlerinden et yemeklerine kadar geniş bir yelpazede farklı alternatifler bulabilirsiniz. Biz burada kurutulmuş taze fasulyeden yapılan “Puçuko” adlı özel bir sebze yemeği ve Peynir kuymağı yedik. Ancak yöre mutfağı o kadar geniş ki, tüm yöresel lezzetleri denemek için neredeyse 1 ay kalmak gerek.

Öne çıkan lezzetlerden bazıları şunlardır;
Hamur işlerinden laz böreği, hınkal, çergebaz, bişi, Etli yemeklerden Kışlık kavurma, Sebze yemeklerinden dağ pancarı, kuş yemeği, gımı, yaban semiz otu, ebegümeci, taze asma yaprağı ve lahanadan sarma, taneli yemeklerden gendima, herisa, ve şilav, çorbalardan püşürük çorbası, ayran çorbası, tutmaç çorbası, soğan harşosu, çinçar çorbası ve tatlılardan hasuta, kaysefe, zurbiyet ve ballı lokum sadece bazılarıdır.

Buradan Hamamlı köyüne gidiyoruz. Buradaki 10. yy’dan kalma Dolishane Kilisesi yani Hamamlı Kilise görülmeye değer yerlerden. Bu kilise 17. yy’da camiye çevrilmiş.

Artvin-1

896 - 918 yılları arasına tarihlenen Porta manastırı yani Pırnallı manastırı, Pırnallı köyünde yer alıyor. Bu manastır’a göre biraz daha eski bir manastır olan Opiza (Bağcılar) Manastırı ise 449 - 499’da inşa edilmiş olup Bağcılar köyünde yer almaktadır. 17 yy.’a kadar da manastır olarak işlevini devam ettirmiş.

Artvin’i ikiye bölen Çoruh nehri, dik yamaçlı uzun vadileri, 3900 metreye kadar yükselen sıra dağları, doğal ormanları, krater gölleri, yemyeşil yaylaları, fauna ve flora zenginliği, tarihi kilise kale ve köprüleri, geleneksel ahşap mimari ve festivalleri ile otantik bir turizm merkezi. Kaçgar ve Karçal dağlarında yapılan dağ tırmanışları, doğa yürüyüşleri, Çoruh nehri ve Barkal çayında yapılan rafting, katamaran ve kano sporları buraya gelmeniz için sadece birkaç neden.

Artvin’in turizm bakımından sağladığı olanaklar sadece bunlarla sınırlı da değil. Kayak yapmak isteyenler için ise 2009 senesinde hizmete girmiş olan Atabarı Kayak Merkezi yer alıyor. Şehir merkezine 17 km mesafede yer alan pistin uzunluğu 800 metre ve genişliği 80 metredir.

Son yıllarda giderek artan yayla turizmini de unutmamak gerekli. Ayrıca yörenin zengin flora ve faunaya sahip olması da meraklılarını buraya çekmektedir.

Karadeniz sahil yolunun Sarp’a kadar uzanıyor olması, son yıllarda Artvin’e yapılan yatırımı da arttırmaktadır.

Artvin'de Kafkasör mevkinde manzaralı bir konaklama için Koliva Otel ve ulaşımı kolay rahat konaklama imkanı sunan Artvin Aparthotel tercih edilebilir.
 

Etiketler


Yazar Hakkında

NURHAN YILMAZ

1951 İstanbul doğumluyum. Yıl içinde dönüşümlü olarak Sinop, Bodrum ve İstanbul’da yaşamaktayım. Küçük yaşlarda babamın mesleği gereği, Türkiye’nin pek çok farklı şehirlerinde yaşadım. Her şehrin kendine has olan dokusu beni her zaman etkilemiştir. Eşimle birlikte kızlarımız daha çok küçükken Türkiye’nin neredeyse tamamını gezme fırsatımız...