Tadında Gezelim: Erdek - 2. Bölüm

Erdek'te Gezilecek Yerler

Erdek yazımızın 1. bölümünde sizlere Erdek’in tarihçesini anlatmıştım. Bu 2. bölümünde sizlere merkezde gezip görülecek yerler hakkında kısa bir bilgi vereceğim.

Çay bahçeleri, Erdek’in simgesidir. Misafirlerin ve tüm Erdek halkının günde en az bir defa uğrayıp serinlediği, marinayı, Avşa, Marmara Adaları ile Tekirdağ’a sefer yapan motorları seyrederek, kuş cıvıltıları içerisinde çaylarını içtikleri bir buluşma ve sosyalleşme alanıdır. Sabah kahvaltılarının vazgeçilmez bir ritüeli olan meşhur Erdek simit ve poğaçalarını, sıcak sıcak fırınlardan alıp, şimdi yenilenmiş olan çay bahçelerinde çınar ağaçlarının gölgesinde yiyebilirsiniz. Kurbağalı dere dediğimiz Erdek’in doğu sahilinde yürümeye başlarsanız, önce eski kaymakamlık evinin önünde ve arka sokağında da bulunan 114 cm çapında olan ve 1860 yılında dikilmiş anıt çam ağaçlarını göreceksiniz. Ona bir sarılmayı deneyin bakalım. Kaç kişi sarmalayabileceksiniz?  

Yürümeye devam ettiğinizde çoluk çocuk herkesin şehir içerisinde kalan bu sahilde denize girdiklerini göreceksiniz. Karşınızda bütün heybetiyle duran ve Erdek’in simgesi olan Seyitgazi Tepesine de buradan gidebilir ve tepedeki yatırı ziyaret edebilirsiniz. Ancak yukarıya kadar yürümek için nefesinize güvenmelisiniz.  Yukarıya çıktığınızda o nefis manzarayı görünce de iyi ki çıkmışım diyeceksiniz. Tüm Erdek, Zeytinli ada, Tavşanlı ada, Edincik ve hatta açık havalarda Bandırmayı dahi görebilir, askeri kamplara tepeden selam edebilirsiniz. Buradayken eskilerin ağzından düşürmediği şu tekerlemeyi de sizlere aktarmak isterim. Bandırmanın ayazı, Erdek’in kirazı, Edincik’in beyazı. Bu ne demek biliyor musunuz? Erdek’te bir zamanlar kiraz ağaçları vardı ve meşhurdu. Şimdi yerinde siteler yükselmiş. Bandırma’nın soğuğu zaten malum.  Peki Edincik’in beyazı nedir? Tabii ki güzel beyaz tenli kızları! Şimdi aşağıya doğru iniyoruz ve hemen yarı yola gelince bir tabela görüyoruz. Rock Taş Disco. Bu diskoyu da en kısa zamanda bir gece yarısı ziyaret etmenizde fayda var. Çok değişik ve doğanın kolları arasında ismine layık kaya gibi kocaman bir disko.
 

Geçen sene açılan Kaya disko Erdek’in yeni eğlence merkezi olur inşallah. Erdek Belediyesi'nin büyük paralar harcayarak yaptığı ve işlettiği bir yer. Umarım bu iş tutar da yüzlerinin akı ile başarılı olurlar ve Erdek kalıcı bir eser kazanmış olur.
Şehrin içerisine doğru yöneldiğinizde ise 18.yüzyılda yapılan Hacı Ömer Camii'ni görebilir, kitabelerini okuyabilir ve imamından tarihi ile ilgili bilgi alabilirsiniz. 


Daha sonra otel, motel ve kamplar bölgesi Cura (Çuğra) mevkiine yönelmelisiniz. Eskiden bu bölgede bütün kamu kuruluşlarının yazlık kampları vardı. PTT, MKE, Bankalar vs. Şimdi yanlızca Şeker Kampı ile Emniyet mensuplarının dinlenme tesisleri kaldı. Bu bölgede güzel oteller de var. İşte mesela Arteka, Helin ile merkezde Mavi İnci Park ile Arpico Butik otelleri de tatil keyfinize deva olurlar. Hava da müsaitse denize girebilir ve akşam o meşhur gün batımını bilhassa Arteka otel’de yakalıyabilirsiniz. Ama benim size başka bir tavsiyem de  Erdek merkezinden akşam üstü kiralayacağınız bir motorlu kayık ile balık avlamaya (çapari)çıkın ve akşam güneşini de tekneden seyretmenin zevkine varın. Tabii ki bu kayıklara merkezden çay bahçelerinin önünden bineceksiniz. Yine eski Erdek müdavimleri, akşam üstü babalarımızın peşinden, çapari ile balık avı için  (misiniye dizilmiş yemsiz, tüylü olta dizisi) tekneye binebilmenin heyacanını ve sudan çıkartılan oltalardaki istavrit, mezgit, kopezleri biraz şanslıysan da uskumru balıklarını kovaya doldurduğumuz o güzel anları hep hatırlayacaklardır. Sonrasında yakalanan bu balıklar eve getirilir, istavritler kızartılır ve terator eşliğinde afiyetle yenirdi. Hele o uskumrulardan yapılan uskumru dolmalarının tadını hiç unutamam. Marmara Denizi'nin kaderine uygun şekilde azalan balık çeşitliliğine rağmen, eskileri yad etmek için denize açılan teknelerde olmaya çalışın ya da balıkçıların dönüşünü mutlaka sahilden gözleyin.


Balıkhaneyi unutmamak gerekir. Gece yakalanan taze balıklar burada her sabah 8.30'da müzayede ile satılır. Eğer şanslı iseniz o gün kendinize ve ailenize güzel bir balık ziyafeti çekebilirsiniz. Hem de ucuz fiyata. Niye şanslı iseniz dedim acaba? Birincisi o gün bol balık olacak, ikincisi ise açık arttırmada bakalım o güzel balığı uygun fiyata kapabilecek kadar yüksek sesiniz ve girişken ruhunuz var mı acaba! Tabii ki balık fiyatları mevsimine göre değişir. Sezonun yüksek olduğu temmuz ve ağustos aylarında siz en iyisi sahilde bulunan restoran balıkçı teknelerinde hazır olan balık ve kalamarların ve en meşhuru da buraya has bir tadı olan midye tava ve midye dolmaların tadına bakın. 


Kirazlı Manastırı

Kirazlı Manastırı'na bu yazımızda ayrı bir bölüm ayırmamız lazım. Ama kısaca bahsedeyim. Didumus Dağı eteğinde bulunan bu 2 katlı manastırın şu anda yalnızca güney ve ön duvarının bir kısmı ayakta durmaktadır. Keşişlerin tüm vergilerden muaf olduğunu yazan 400 yıl önceki bir fermandan manastırın 16. yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır. Manastır, 19. yy sonunda yeniden ayağa kaldırılmış ve tekrar kullanılmaya başlanmıştır. Rumlar zamanında manastırın “Kapıdağ’ın Dini Merkezi” olduğu anlaşılmaktadır. Çok sayıda odaya sahip olan manastırın orta avlusunda bulunan kilisede “Meryem Ana ikonu”nun (Panagia Faneromeni) şifa dağıttığına inanılmış, bu nedenle manastır yoğun hac aktivitelerine sahne olmuştur. Bu meşhur ikon şu anda İstanbul Fener Rum Patrikhanesi'nde koruma altındadır. Ağustos 2015 ayında ziyaret ettiğim manastırda Patrik Bartholomeos’un yönetiminde gerçekleşen, çok sayıda da Rum ve yabancı ziyaretçilerin geldiği bu ayini sizler için fotoğrafladım. Yapılan bu hac ziyaretlerinin, dini ve tıbbi özelliği yanında mevsimlik hasat festivali gibi bir özelliğiyle de bölge ekonomisine büyük canlılık getirdiği ve daha da getireceği aşikardır.

Erdek yazımızın 3. bölümümüzde neler yemeli ve nerelerde, hangi mekanları ziyaret etmeliyiz sorularınıza cevap arayacağız

H. OĞUZ ESEN

Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim.