Google+

TANRILARIN DAĞI NEMRUT

1995217 Oca 2014Gezi Notu
Erdem GürsesErdem GürsesBronz Yazar17 Oca 2014199521 Yorum

Adıyaman terminaline sorunsuz ve güzel bir yolculuk sonrası vardım. Burada vakit geçirmeden Kahta minibüsüne aktarma yaptım. Kahta, şehir merkezinden yaklaşık 40 km. kuzeyde yer almakta. İlçede konaklayacak çok fazla seçeneğiniz var ama benim favorim her zamanki adresim Kommagene Butik Hotel ve Camping. Sahibi İrfan çok kalitelidir ve turist, sırtçantalı dostu bir insandır. Genelde pek boş yer bulunmaz hostelinde, ama sorun olmaz bu, çünkü gelenler bahçede çadır atar, çardak üstüne çadır atar, İrfan onlara battaniye verir, yastık verir, bahçede 24 saat çay pişer, kahve pişer. Yıllar önce ben otostopla Türkiye turu yaparken Kahta'ya geldiğimde cebimde çay içecek bir para bile yoktu, İrfan o zaman bu aile işletmesinde benim yaşlarımda ve babasına yardım eden bir delikanlıydı. Çadır atmak için konuşmuştum babasıyla, durumu anlatmıştım, beni personelin yattığı odada 2 gece misafir etmişlerdi, kahvaltı ve akşam yemeği vermişlerdi, Nemrut turunu bedava yapmışlardı. İşte şimdi İrfan ve ben bu duygularla yine çayımızı içiyor, sohbet ediyorduk. O günden bu yana iletişimi hiç koparmadık. Ben yine çardak kısmına çadır atacağım dedim ama o çoktan bana odamı ayırmış bile, bu arada saat 13.20 ve İrfan bana "vakit kaybetme, birazdan 2 turist gün batışı için Nemrut seferi yapacak, hemen katıl onlara" dedi. Bu arada kısa bir not düşeyim, Nemrut Dağı, Nemrut Milli Parkı içinde ve sırtçantamı alıp ben yollara düşeyim, oraya çadır atayım gibi bir düşünceniz olmasın, çünkü yasak!!! Kesinlikle bir tura katılmanız lazım, yoksa başka bir şekilde görme imkânınız yok Nemrut'u.

Turlar genelde 2 şekilde yapılmakta;

1) Güneşin Doğuşu: 03.00 Milli parka hareket / 04.00 Nemrut Dağı doğu terasında güneşin doğuşunun izlenmesi / 06.00 Doğu ve batı terasta dev tanrı heykellerinin görülmesi / 07.00 Köy kahvaltısı ve Arsemia gezisi / 07.45 Şeytan Köprüsü / 08.00 Yeni kale gezisi / 09.00 Cendere Köprüsü gezisi / 10.00 Karakuş Tümülüsü ve tur bitişi.

2) Güneşin Batışı: 14.00 Milli parka hareket / 14.15 Karakuş Tümülüsü / 15.00 Cendere Köprüsü / 15.30 Eski kale gezisi / 16.00 Şeytan Köprüsü / 17.30 Nemrut Dağı'na hareket.

Tarih sayfalarında kısa bir yolculuğa çıkalım;

Adıyaman şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Hotel Antiochos, Tugra Otel, Vadi-i Leman Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Samos Hotel, Hotel Grand Iskender gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Unal Hotel, Grand Isias Hotel, Bozdogan Hotel tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Adıyaman aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Kral 1. Antiochus'un Nemrut zirvesinde dev tanrı heykellerinin tahtlarını oluşturan taş blokların arkasında Grek harfleri ile yazılmış 237 satırlık vasiyetnamesinde bunları yazmaktadır. 2206 metre yüksekliği ile Nemrut, dünyanın en yüksek Açık Hava Müzesi'dir. Dünyanın 8. harikası olarak tanımlanan, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi'ne alınan Nemrut, güneşin doğuşu ve batışının en iyi izlendiği yer olarak ziyaretçilerini büyüler. M.Ö.1. yüzyılda ülkesinin sınırlarını en geniş haline ulaştıran Kral Antiochos, Nemrut Dağı'nın en yüksek noktasına kendisi için bir anıt mezar inşa ettirir. Doğu, batı ve kuzey terasın ortasında yer alan bu anıt mezarın yüksekliği 55 metre, genişliği 150 metre çapında. Mezar 30.000 m3 kırma taş ile yapılmış bir tepeden oluşmakta. 1881 yılından beri yapılan kazılarda bu mezar odasına halen ulaşılamamış. Nemrut Dağı Milli Parkı, 13.850 hektarlık bir alanı kapsamakta. Nemrut Dağı tapınağı, Eski Kahta kalesi, Arsameia, Cendere Köprüsü ve Karakuş Tümülüsü bu parkta yer almaktadır.

Ben hemen vakit kaybetmeden güneşin batışını izlemek için yola çıktım. Kahta - Nemrut Dağı arası 65 km. ve milli parka girdikten sonra yaklaşık 20 km. daha yol alıyorsunuz zirveye cıkmak için. Milli park girişinde bilet almak zorundasınız. Nemrut Dağı eteğine varınca, araba park sahasından sonra yaklaşık 30 dakika boyunca yürüyerek zirveye çıkmak zorundasınız ve gerçekten nefes nefese kalıyorsunuz ama zirvede o manzara ve Kommagene Krallığı'nın heybeti tüm yorgunluğunuzu unutturuyor.

Adıyaman
Zirve Tırmanışı

Adıyaman-1

Adıyaman-2

Yukarda gördüğünüz fotoğraflar batı terası ve birazdan güneşin doğuşunu burada izleyeceğiz, burası gerçekten çok kalabalık, beni şaşırtan ise yabancı turistten daha çok yerli turistin olması. İnsanlar battaniye, şarap, termosta çayını almış ve ölmeden önce yapılması gereken bu maddeyi gerçekleştirmek için sabırsızlıkla bekliyorlar.

Adıyaman-3
Batı Teras Manzarası

Adıyaman-4
Güneşin batışı ve gerçekten muhteşem bir görüntü

Bu arada güneşin batışına daha zaman varken vakit kaybetmeden doğu terasa geçtim. Burada ise Tümülüs ve bu sabaha karşı güneşin doğuşunu izleyeceğim Tanrı Tahtları var.

Adıyaman-5

Adıyaman-6

Ortam gerçekten çok kalabalık ve romantik, bir çift gitar çalıyor, başka birisi şarap eşliğinde şarkı söylüyor, sanki Kommagene Kralı bizi selamlıyor. Ben gelirken İrfan'dan battaniye almıştım, bu gece burada sabahlayacağım. Bir defa bilet aldığınızda bu tepede sabahlayabiliyorsunuz ama aylardan Mayıs olmasına karşın gerçekten zirve çok soğuktu. Benimle beraber sabahlayacak çok kişi var, genelde hepimiz aşağıda bulunan kafeteryaya ineceğiz, belki çardağında battaniyelere sarılıp uyuyacağız, şafak zamanı da zirve tırmanışı yapacağız, genelde hepimiz de bunu yaptık. Yaklaşık 25 kişiyiz ve sadece 2 japon turist var yabancı olarak, diğer hepimiz türküz. İstanbul, Diyarbakır, Urfa'dan gelen kişiler var ve kaynaştık hemen. Facebook, Twitter adresleri verildi. Çaylar içildi, sohbet edildi. Ben ise yorgunluktan saat 00.55'te yavaş yavaş uyuma moduna geçtim.

Abdullah Abi yanıma gelip beni uyandırdığında saat sabahın 03.20'si idi. İçerisi yani kafetaryanın içi bayağı kalabalık olmuş, herkes kıvrıldığı bir köşede battaniyelere sarılmış uyuyor. Sonra yavaş yavaş toparlanma sesleri geliyor ve hep beraber tekrar zirve yoluna doğru yol alıyoruz. Zirve yolu akşam karanlığında zifiri karanlık, dağ yolu neticede ama insan düşünmeden edemiyor, ya şuraya adam gibi 2 lamba koysan, etrafı aydınlatsan iyi olmaz mı? Ama kapıdan bilet satıp para kazanmasını biliyorsun, buraya gelen herkes ya güneşin batışı ya da doğuşu için gelmekte ve zifiri karanlıkta ilerliyoruz işte, Kommagene Kralı'na saygımız sonsuz

Bu arada arabalarla son park noktası olan kafeterya ufak bir yer, arabalar park edildikten sonra orada çay, poğaça falan yiyip hediyelik eşya alabilirsin. Bir de ufak bir çardağı var ama akşamları ciddi anlamda çok soğuk ve battaniye kiralama hizmetleri var. Evet, en sonunda zirvede doğu terastayız. Abdullah Abi çoktan gelmiş, "nerdesin oğlum sen" diyor gülerek. İdmanlıyız abi, bize bir şey olmaz diyorum. Nerdeyse 150 kişi kadar varız ve hepimiz merakla bekliyoruz bu muhteşem doğa olayını. Hava gerçekten çok soğuk, acıktım bir yandan. Abdullah Abi poşetini açtı, içinden Nemrut Şarabı çıktı bir şişe. Bunun da bir sırası var, o güneş o sımsıcak alev topu gibi yüzünü azıcık utanmış vaziyette gösterdiğinde bardaklarımızı kaldıracağız havaya, güneşe, Nemrut'a ve bu sabaha içeceğiz dedi. Filozof gibi, tam benim kafa Abdullah Abi. Beklemeye başladık, saatler geçti, topluluktan sesler yükseliyor "hadi doğ be, nerede kaldı bu güneş, bu ne soğuk hava" derken… BİRDEN O İKİ DAĞ ARASINDA HAVA KIZILA VURDU, BULUTLAR İKİYE AYRILDI, SADECE TURUNCU KOR HALDE UTANMIŞ GİBİ DURAN GÜNEŞ BİZİ SÜZDÜ, BAKTI BAKTI... O MUHTEŞEM DOĞA OLAYI GERÇEKLEŞTİ, GÜNEŞ NAZLI BİR İMPARATORİÇE MİSALİ SALINA SALINA YAVAŞ YAVAŞ DOĞMAYA, YÜKSELMEYE BAŞLADI, MUHTEŞEM, MUHTEŞEM…

Gözlerime inanamıyorum, nasıl özlemişim bunu ve yıllar öncesini unutmuşum, bu kadar mı güzeldi yine, yoksa aradan geçen yıllar boyunca ben yaşlanıp daha mı duygusala bağladım? Ne olursa olsun, işte karşımdaydı ve ben fotoğraflamaya başladım.

Adıyaman-7

Adıyaman-8

Nefis bir görüntüydü. Herkes çığlıklar atıyordu, derken Abdullah Abi hadi bakalım dedi, sağlığına ve plastik bardaklarda şarabımızı yudumlamaya başladık. İşte o anda hayatın aslında ne kadar basit güzellikler ile dolu olduğunu anlıyorsunuz.

Şaraplar bitti, 1 şişe devirdik şaka maka ve aşağıya inmeye başladık. İlk işimiz güzel bir kahvaltı yapmak ve sonrasında geziye devam etmek. Zerre kadar uykum yok, ilginç, sadece 3 saatlik bir uyku ile ayaktayım ama hiç olmadığım kadar enerjik ve zindeyim. Güzel bir kahvaltı sonrası saat 07.00, İrfan'ı aradım , dönmemiz gerekir mi, grup var mı, çünkü ona göre Abdullah Abi ile yola çıkacağız. İrfan gün senindir kardeşim, arabada benzin var, istediğin gibi gez deyince biz daha da keyiflendik ve düştük yollara… Nemrud Dağı'ndan inişte sabahın ilk ışıkları ve güneşin doğuşuyla hava ısınmaya başladı, benim havam işte bu havalar. Güzel bir kahvaltı yaptık ve sonrasında rotamıza düştük.

Arsameia

Kommagene Uygarlığı'nın yazlık başkenti. M.Ö. 3. yüzyılda Kommagenelilerin atası Arsames tarafından kurulmuş. Ormanlık ve yeşillikler içinde bir patikadan ilerlemeye başladık, hava gerçekten güzel ve patikadan aşağıya nefis bir manzara var. Güneydeki tören yolu üzerinde ilerliyoruz yürüyerek. Yaklaşık 30 dakikadan beri yürümekteyiz ve birden tam patikanın kenarında, uçurumun köşesinde Mithras'ın kabartma heykelini görüyorum.

Adıyaman-9

Nefis bir kabartma, uzun uzun baktım, dokundum. Yola devam ediyoruz ve 5 dakika ilerde tepenin başında gizli kalmış bir patika yolundaki yerde yer alan taş merdivenleri görürseniz bulursunuz; o beklediğim rölyef karşıma çıkıyor, Kral Antiochos tebessüm ederek Herakles ile tokalaşıyor, 3.34 metre yükseklik ve Anadolu'nun bilinen en büyük Grekçe kitabesi ile.

Adıyaman-10

Adıyaman-11

Adıyaman-12

Adıyaman-13

Bu kitabe gerçekten çok büyük ve rölyefin bulunduğu yerin alt kısmında 158 metre uzunluğunda, 200 basamak kadar aşağıya inen bir mağara bulunmakta, dini törenler için yapılmış. Aşağıya inen araştırmacılar oksijen yetersizliğinden dolayı daha fazla ilerleyememişler ama basamaklar devam etmekteymiş, buyurun mağara girişi ve basamakların fotoğrafları yukarda. Kitabede ise kral, kendinden sonra gelecek krallara devleti nasıl yöneteceklerine ilişkin tavsiyelerini içeren bir vasiyet yazmış.

Ve tepeden Adıyaman ovaları…

Adıyaman-14

Eski Kahta Kalesi ve Yeni Kale

350 metre yükseklikte kurulmuş olan kale birçok kitabe barındırmakta. Kale içinde su sarnıçları, hamam, cami, zindan, Kahta Çayı'na inen gizli su yolu ve posta güvercinlerinin yetiştirildiği bir yer var. Benim gittiğimde yine bir tadilat vardı ve aşağıdan Şeytan Köprüsü'nden çekebildim fotoğrafları.

Adıyaman-15

Cendere Köprüsü - Septimius Severus Köprüsü

Roma İmparatoru Septimius Severus tarafından 193-211 yılları arasında yapılmış. Kahta Çayı'nın en dar kısmında yapılmış. 120 metre uzunluk, 7 metre genişlik var. İşin ilginç tarafı bu köprü bölge halkı tarafından yaya yolu olarak hala kullanılmakta ve araç trafiğine kapalı.

Adıyaman-16

Adıyaman-17

Karakuş Tümülüsü

Arabaya atlayıp yolumuzun üstündeki diğer muhteşem güzelliğe, Karakuş Tümülüsü'ne gidiyoruz. Kommagene Kraliyet ailesine ait anıt mezar olan bu yer, adını güneydeki sütun üzerinde duran kartal heykelinden alıyor. 9 metre yükseklik olan bu tümülüsün yanında 21 metre yüksekliğinde çakıl taşlarının yığılması ile oluşturulmuş anıt mezar bulunmakta. Çevresinde ise yine anıtsal olarak dört sütun daha bulunmakta.

Adıyaman-18

Adıyaman-19

Yorgunluk çayımızı içtikten sonra yola düşüyoruz, bu arada saat 14.00 ve bayağı bir yorgunluk oluşmaya başladı bende, sabah içtiğim şarap şimdi mayhoş etkisini gösterdi sıcaklıkla beraber. Yazımın başında da yazmıştım, eğer arabanız yoksa ya da tur şirketlerine katılmazsanız bu milli parkı gezmeniz gerçekten çok zor. Yaklaşık 45 dakika sonra Kahta'ya hotele vardık. 2 otobüs Alman turist gelmiş, Japon tur otobüsü gelmiş, etraf ana baba günü. İrfan odalarla yerleşimle ilgilenirken, ben çardağa çıktım, hava nasıl güzel esiyor, şarap iyi mayıştırdı beni, aşağıdan turistlerin koşuşturma sesleri… Gözlerim kapandı…

Saat 18.00 gibi uyandım, nasıl dinlenmişim, aşağıya indim, çayımı koydum. Buranın en güzel tarafı çay ve kahvenin 24 saat bedava olması ve mevsimine göre örneğin bu ay karpuz mevsimi, her zaman tabak tabak bedava karpuz ikram etmesi.

İrfan evine gitmiş, ben karpuz muhabbetinden sonra odama çekildim, fotoğraflara ve websiteme bir göz atmam lazım, sonrasında tekrar yatak. Yarın sabahtan ayrılacağım Kahta'dan, Adıyaman merkezde yer alan Perre Antik kenti ve Adıyaman Arkeoloji Müzesi'ni gezeceğim.

Sabah saat 09.15 çok güzel bir uyku çekmişim, güne muhteşem uyandım. Sabah kahvaltısı sonrası İrfan'ı aradı gözlerim, aradım daha uyanmamış, evdeymiş, selam söyledim. Telefonu kapattım, bir baktım Abdullah Abi, beraber son bir kez daha çay içtik ve vedalaştık. Adıyaman minibüsüne atladım ve Koray son durakta indim. Bu durak şehre 5 km. uzaklıkta, son durak ve karşısında Perre Antik Kenti ve Kaya Mezarları bulunmakta. Perre, Kommagene Uygarlığı'nın 5 büyük kentinden biriymiş ve kervanların, orduların uğrak noktası durumundaymış. Eski Roma kaynaklarına göre bu şehir suyunun güzelliği ile anılırmış. Bizans döneminde de önemini koruyan bu kent, İznik'te toplanan İncil Konsili'ne temsilci göndermiş ve önemli bir dini merkez konumundaymış. Burada yaklaşık 200 tane kaya mezarı var. Burada kazılarda bulunan steller, sunaklar, sikkeler, süs eşyaları Adıyaman Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor ve bundan sonraki durağım orası.

Adıyaman-20

Adıyaman-21

Yaklaşık 2 saat kaldım bu antik kentte ve sonrasında yine Koray minibüslerine atlayıp, şehir merkezinde bulunan Adıyaman Arkeoloji Müzesi'ne gittim.

Adıyaman-22
Adıyaman Arkeoloji Müzesi

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(1)

Yorumlar

Betül Öztürk kullanıcısının resmi

Betül Öztürk

GÖNDERİ ZAMANI 29 May 2016
Merhaba, bu yaz Adıyaman ziyaretim olacak tabi bir ayağı da Kahta. Ben yazınızdan çok etkilendim ve bahsettiğiniz otelde kalmayı çok istiyorum yazıda belirttiğiniz numara hala geçerli mi? İnternet aramalarında bahsettiğiniz oteli bulamadım, bu yüzden endişeliyim en kısa zamanda cevabınızı beklemekteyim.