Google+

TARİHİ ODUNPAZARI EVLERİ, LÜLETAŞI VE ÇİBÖREĞİ İLE MEŞHUR ESKİŞEHİR

487707 Oca 2015Gezi Notu
Cüneyt DurhanCüneyt DurhanSilver Yazar07 Oca 201548770 Yorum

Bu hafta sonu gezi rotam; İç Anadolu’nun en güzel şehirlerinden olan, tarihi Odunpazarı evleri, sanatı ile şehri ayrı bir güzelliğe bürümüş, lületaşı ve çiböreği ile meşhur Eskişehir. Osmanlı’da ilk verginin alındığı (Pazar Baçı), Osman Bey döneminde Osmanlı’da ilk hutbenin okunduğu, tarihimizde 1940 yılında ilk köy enstitüsünün açıldığı ve 1961 yılında ilk yerli otomobilimiz Devrim’in üretildiği yer olan Eskişehir birçok ilke imza atmış bir şehrimiz.

Ülkemizin Unesco Dünya Geçici Kültür Miras Listesi’ndeki Tarihi Odunpazarı evleri, Eskişehir’in önemli turizm merkezlerinden biridir. Cumartesi gecesi İstanbul’dan yola çıkarak, 5 saat süren bir yolculuk sonrası güzel Eskişehir’e vardım. Sabah gün doğmak üzereyken kendimi bir an önce Adalar diye tabir edilen Porsuk Çayı’nın etrafına atmak istiyordum. Terminal büfesinden 2,5 TL karşılığında Eskart alarak tramvay ile yaklaşık 6-7 dakika süren bir yolculukla belediye durağına ulaştım. Buradan 2 Eylül Caddesi’nden geçerek adalar bölgesine ulaştım.

Eskişehir

 Paket turlarda kaçırılmaması gereken en güncel ve ekonomik kampanyalar şöyle: Bansko Kayak Turu – 1 Gece Bedava, Bansko Kayak Turu – Ücretsiz Kayak Eğitimi, Lapland Turu - Son dakika 200 Euro indirim, %25 indirimli Prag Turu, Sicilya & Malta Turu – Son dakika %5 indirim, Belgrad Turu - %25 indirim , Prag Turu 14 Şubat Özel – Son Dakika %5 İndirim

2 Eylül Caddesi tramvay raylarının, heykellerin olduğu trafiğe kapalı güzel bir cadde. Buradan sabah çayımı yudumlamak için Porsuk Çayı’nın etrafında bulunan kafelerin birine oturdum. Bu arada Porsuk çayı etrafında kafelerden biri çok dikkatimi çekti. “Travel’s Cafe” gezginlerin kafesini ziyaret etmek mümkün olmasa da inşallah bir gün tekrar uğramayı çok isterim. Eskişehir buz dondum ya sabah sabah : ) şehrin ayazı fenaymış. Arkadaşım Betül ile buluşana kadar tarihi Odunpazarı evleri dolaşmak için tekrar geldiğim 2 Eylül Caddesi’nden geri dönerek Reşadiye cami’nin arka kısmında kalan tarihi yapıların bulunduğu yerleri dolaşmaya başladım.

Soğuk havaya rağmen Eskişehir’in ilk yerleşim yeri olan tarihi Odunpazarı evleri arasında dolaşmak gerçekten keyifli. Buradaki evler mimari açıdan Safranbolu, Cumalıkızık gibi mimari yapılara benzemekte. Osmanlı’nın izlerinde dolaşmak, yapılarını görmek her zaman beni mutlu etmiştir. Pazar sabahının erken saatleri olması rağmen sokaklar hareketlenmeye başlamıştı.  Tekrar restore edilerek turizme kazandırılan bu şirin evlerin arasında en çok dikkat çekilen yapıların içinde Kurşunlu Külliyesi’ni dolaştım. Külliye Cami, kütüphane ve misafir odaları ile ilgi çekmektedir. Özellikle külliye bahçesindeki harika çiçekler dikkatimi çekti. Buradan tekrar meydana inerken dikkatimi çeken Osmanlı Evi’ni ziyaret ettim. Tarih kokan evde birçok eski zamana ait obje ile karşılaştım bunlarla vakit geçirmek keyifliydi. Tarih kokan eserlere karşı her zaman ilgim vardır. Saat 11.00’e gelirken sabah kahvaltısı için artık karnım zil çalmaya başlarken imdadıma Betül yetişti.

Eskişehir-1

Sabah Odunpazarı meydanında tanıştığım Erdoğan abi ve eşinin konağına kahvaltıya geçtik. Konak tarih kokuyor. Küçük şirin bahçesi, her katında farklı döşenmiş odaları ilgi çekici bir yer. Gelelim kahvaltısına : ) ki ben sabah kahvaltına çok önem veren biri olarak, ne yiyeceğimi şaşırdım. Bir sini içinde ortalama 20 çeşit civarında farklı kahvaltı türleri ve bir demlik çay veriyorlar : ) Sunum ve ilgi alakaları süper, ayrıca farklı ev yapımı reçelleri de leziz. Yolunuz Eskişehir’e düşünce mutlaka Konak Balaban’a uğrayın. 2 Kişilik kahvaltı 30 TL ödedik fakat keyfi gerçekten harikaydı. Kahvaltı’dan sonra şehri tepeden seyretmek için şelale’ye çıktık. Öyle gerçek şelale falan değil : ) sadece sonradan yapılmış suni şelale. Bu parkın içindeki büyük değirmen ve Don Kişot’un heykelleri ise ilgi çekici.

Kısa bir yürüyüşten sonra şehrin dışında Sazova Parkı’ndaki ilginç eserleri görmeye gittik. Ne denilebilir ki tek kelime ile hayran kaldım. Büyük bir park içinde bilim deney merkezi, sualtı dünyası, sabancı uzay evi, havacılık müzesi, masal şatosu ve korsan gemi ile harika zaman geçirilecek güzel bir yer. Özellikle masal şatosu etrafında harika fotoğraflar çıkarmak mümkün. Bu arada masal şatosunu yaparken birçok tarihi ve ünlü yapılarımızdan esinlenmişler. Bunlar İstanbul’daki Kız kulesi ve Galata kulesi, Topkapı sarayındaki Adalet kulesi, Mardin’deki Ulu kule, Amasya’daki burgulu kule, Diyarbakır’daki çan kulesi ve Antalya’daki yivli kule’dir. Park ise harika düzenleme ile gerçekten keyifle dolaşabilirsiniz : ) tabii benim sözlerim bu kış ayı içinde geçerli değil çünkü resmen donduk : ) Sazova Parkı’nda keyifli bir yürüyüşten sonra şehir merkezini dolaştık. Hayat gündüz adalar ve İsmet İnönü Caddesi’nde, gece ise barlar sokağında canlı : ) Betül hadi bakalım tatlı yiyelim deyince Haller bölgesindeki eski hal binasının restore edilmesi ile çok güzel bir görünüme kavuşan tarihi binaya geldik. Mazlumlar 1927 muhallebicisi, zaten tarihi görünce eskiden devam eden bir gelenek olduğunu anlayacaksınız.

Eskişehir-2

Birçok farklı tatlı çeşidini bulabilirsiniz, tatlısı ise tek kelime ile enfesti. Artık yolculuk saati yaklaştı güzel bir günü tamamlamanın mutluluğu ile ayrılacağım güzel şehir Eskişehir’den. Ama tabiî ki çibörek yemeden olmaz : )

Terminalin hemen karşısında harika bir mekân olan Kırım Çibörek’çisini tavsiye ederim, kesinlikle uğramalısınız. Kış olduğu için göremedik fakat bahçesinde ayrıca at çiftliği olduğunu duydum. Bu arada çibörekleri nefisti, 2 porsiyon çibörek (bir porsiyonda 5 tane var) ve 2 meşrubat için 24 TL ödedik. Soğuk havaya rağmen güzel bir günü birlik Eskişehir gezisi yaşamanın keyfindeyim. Güzel bir güne kapalı olduğu için ziyaret edemediğim Balmumu heykel müzesi ve soğuk havalarda çalışmayan gondol turu yapamadığım için Eskişehir’e bir daha gitmem için sebep doğdu : )

Diğer gezi yazılarım için www.gezgininayakizleri.com’u ziyaret edebilirsiniz.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar