Google+

TARİHİ YAPILARI, HAREKETLİ GECE HAYATI VE RENKLİ KÖPRÜLERİYLE BUDAPEŞTE

203425 Ara 2014Gezi Notu
serap selçukserap selçukGold Yazar25 Ara 201420340 Yorum

Çocukken postacı olmak isterdim.
Muradıma, Macaristan'da erdim, ellisinde.
Çantamda bahar.
Çantamda Tuna'nın pırıltısıyla,
Kuş cıvıltısıyla,
taze çimen kokusuyla dolu mektuplar.
Moskova'ya Budapeşte'den,
çocukların çocuklara mektupları.
Çantamda cennet...
 
Nazım
 
Ne güzel söylemiş Nazım ''Havalandık Pırağ'dan, indik Budapeşte'ye. Kuş olmak güzel şey hatta bulut olmak ama memnunum ben insan olmaktan.''. Tıpkı bizde Nazım gibi indik Budapeşte'ye, bir yaz sabahı. Şehrin en güzel yerinde, Peşte bölgesinde bir apart daireye yerleştik. Evimizin konforunda, sıcak ve samimi bir ortamda dört gün konaklamak için her şey mevcuttu. Yol yorgunluğunu atar atmaz, evimizin altında, mevcut lokantada birbirinden lezzetli yemeklerle açlığımızı bastırdık. Lokantayı ''Ortadoğulular'' işletmekteydi. Yemeklerin lezzetli olması bizim için avantajdı. Geriye kalan yarım günlük zamanda, şehri ön keşfe çıktık. Bir sonraki gün yapacağımız gezi rotasını belirlemek için.

Budapeşte

Budapeşte; Buda, Peşte ve Obuda şehirlerinin isimlerinin bir araya gelmesiyle oluşan ve Tuna Nehri boyunca, tüm güzelliğiyle uzanan bir harikalar diyarı. Şehirdeki tarihi yapıları, hareketli gece hayatı ve geceleri renklenen köprüleriyle Orta Avrupa’da görebileceğimiz ender şehirlerden biri. Sokaklarda boş boş salınırken düzenli ve dingin havası etkileyiciydi. İnsanların olmasına rağmen etrafa huzur yayılmaktaydı. Düzenli ve temiz sokak aralıklarında mevcut kafeler de ara sıra verilen molalarla birinci günü tamamlamıştık. Yol yorgunluğunu atmak, yeni bir güne dinç kalkmak için gecenin hareketliliğinden yavaş yavaş sıyrılarak evimize geldik.
 
Sabah güne güzel bir şekilde aymanın ardından, kahvaltı sonrası ikinci gezi rotamız Margarita Adası’na doğru yola çıktık. Evimiz Tuna'ya yakındı. Tuna boyunca yürüdük. Şehir birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığı gibi istilalar, rejim değişiklilikleri, savaşlarla da senelerce mücadele etmiş. Buna rağmen dimdik ayakta, vakur durmaktaydı.
 
Adını Kral IV. Bela'nın burada rahibe olarak yaşayan kızından alan ada, 1900 yılında Marget Köprüsü'nden bir yolla karaya bağlanmış. Margaret Adası'na köprüden ulaşabileceğimiz ve güneşli bir öğleden sonra büyük meşe ağaçları altında serinleyip, dinlenebileceğimiz şehrin en büyük parklarından bir tanesi diyebilirim. Roma Dönemi'nde de ''Yaşam yeri'' olan adada, Fransisken ve Dominik Kiliseleri'nin kalıntıları, manastır, St. Michael kilisesi, küçük hayvanat bahçesi de gezilecek yerler arasındaydı. Tuna Nehri üzerinde bulunan ve bot turlarının da uğrak noktası olan bu adada bisiklet ya da  araba kiralayıp gezebilir, spor yapabilir ya da muhteşem manzaralı kafelerinde oturup kahvemizi yudumlayabilirdik. Çok seçenek içinden araba kiralamayı tercih ettik, daha eğlenceliydi. Budapeşte’nin yeşil kalbi olan bu adanın etrafında yaklaşık iki saatlik turdan sonra öğleden sonra Buda kısmına geçtik. Ulaşım açısından zengin seçenekler sunulurken, biz her zamanki gibi yürümeyi, şehri içimize sindirmeyi tercih ettik.

 Paket turlarda kaçırılmaması gereken en güncel ve ekonomik kampanyalar şöyle: Bansko Kayak Turu – 1 Gece Bedava, Bansko Kayak Turu – Ücretsiz Kayak Eğitimi, Lapland Turu - Son dakika 200 Euro indirim, %25 indirimli Prag Turu, Sicilya & Malta Turu – Son dakika %5 indirim, Belgrad Turu - %25 indirim , Prag Turu 14 Şubat Özel – Son Dakika %5 İndirim

Budapeşte-1

Tuna boyunca bizi bekleyen kilise ve tarihi bir kaç mekânda kısa soluklu molanın ardından, asıl gideceğimiz yere Kale'ye ulaştık. Yukarı çıkmak için tercihimiz teleferik. Yukarı doğru yavaş yavaş çıkarken, Peşte ve Tuna aşağıda gelin gibi süzülmekteydi.
 
Kale, tüm Budapeşte’yi, yukarıdan izlememize olanak sağlayan ve şehirdeki harika fotoğraflar çekebileceğimiz en popüler yerlerden biri, manzara da büyüleyiciydi. Tepede aynı zamanda elinde bir defneyaprağı tutan ve özgürlüğü simgeleyen bir kadın heykeli ve bir de kilise bulunuyordu. Kraliyet Sarayı’da yine bu bölgede yer alıyordu. Macarların ulusal sembollerinden biri olan bu Saray, yüzyıllardır büyük savaşlara ve işgallere tanıklık etmiş. Birkaç kez büyük zararlar görmüş ancak yine o dönemlerin mimari tarzıyla yeniden yapılmış. Kraliyet Sarayı; tıpkı Peşte kısmındaki Parlamento Binası gibi, Buda Kısmı’nın sembolü olarak görülebilir. Yaklaşık iki saatlik dolaşımda zengin karelerle kaleden ayrılarak, Balıkçılar Burcu'na doğru ilerledik.
 
Balıkçılar Burcu, bu bölgede görülmesi gereken bir diğer nokta. 1800’lü yılların sonunda Ortaçağ’dan kalma bir balık pazarına yapıldığı için bu adı alan; Tuna’ya ve Peşte’ye tepeden bakan yedi burca ve harika manzaralara tanıklık eden teraslara sahipti. Burada yer alan kafelerde akşamları canlı müzik eşliğinde romantik bir yemek yenilebilir. Kale kısmında gerek mimarisi ve gerek içerisindeki yaşamla başlı başına romantik bir hava taşıyor. Meydanda bulunan Matthias Kilisesi, halk arasında Meryem Ana Kilisesi olarak da adlandırılmakta. Gotik tarzda yapılmış olan kilise şehrin simgelerinden sayılıyormuş. 1541'de Osmanlılar şehri almasıyla camiye çevrilmiş. Hatta şehrin işgalinden sonra Kanuni'nin burada namaz kıldığı söylenmekte. 19. yüzyılın ikinci yarısında Neogotik tarzda yenilenen kilise muhteşem akustiği sayesinde çeşitli konserlere de ev sahipliği yapmakta. İkinci günü de tamamlamak için Peşte tarafında bir kaç sokak ve barda takılıyoruz.

Budapeşte şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Downtown apartment Szondi, New Design Apartment / Egyetem tér, Danube Apartment Váci. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz New Budapest Home, Buda Rose gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Studio Orszagbiro I-Budapest, Classical Apartment in Downtown, Blue Apartments tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Budapeşte aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Budapeşte-2

Üçüncü gün ilk durağımız Parlamento Binası ve Yahudi Anıtı. Parlamento Binası ve Zincirli Köprü arasında sahilde ''Yahudi Anıtı'' yer almaktaydı. 1944 yılında, İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru, Budapeşte'de bulunan 250.000 Yahudi'nin % 40'nın Nazi soykırımı yoluyla öldürülmesi sonucunda onların anısına yapılmış.
 
Parlamento Binası ise Budapeşte'de gece-gündüz farklı bir güzellik sunmaktaydı.
 
Peşte kısmının Parlamento Binası ve Margaret Adası’ndan başka bir diğer önemli noktası ise Andrassy Caddesi. Şehrin en görkemli ve turistik bölgelerinden biri olan bu caddenin bir ucunda büyük bestekârların heykellerinin olduğu Opera Binası, diğer ucunda ise Türklere ve diğer ırklara karşı savaşmış bütün Macar krallarının heykellerine ev sahiplik yapan, Kahramanlar Meydanı (Hösök Tere) bulunuyordu.
 
Buraya gelebilmek için yollar, dükkânlar, kafeler, insanlardan uzaklaşmadan uzun bir süre yürüdük. Paris’teki bulvarları andıran Andrassy Caddesi’nin sonunda yer alan Kahramanlar Meydanı'nda ve arkasındaki parkta  hallice zaman geçirdikten sonra yemek yemek için yine Peşte kısmında yer alan ve gezginlerin öve öve bitiremediği Hungarikum Bisztro’ya uğradık. Güzel bir akşam yemeği yedikten sonra  bir günü daha güzel anılarla tüketmiştik.

Budapeşte-3

Son dördüncü günümüzde, dönüş için hazırlıklarımızı tamamladık. Artık  yolculuğumuz başlayacaktı. Yeni bir şehir, yeni anılara doğru yol almak için vedalaştık, dingin, güzel şehirle...

Budapeşte şehrini rahat ve hızlı gezmenin yolu yerel turlara ve turistik noktalarda önceden yerinizi ayırtmak. Bu şehir için önerdiğimiz deneyimler şöyle; Budapeşte Gündüz ve Gece Turu (8.8 €), Budapeşte: Sevgililer Günü Dinner Cruise (73 €), Airwheel Segway Tours Budapeşte (30 €), Budapeşte: 2 saatlik Şehir Turu Otel ile Pick-up (18 €). Bu şehirdeki tüm turları görmek için tıklayın.
-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar