Google+

Arama formu

TERTEMİZ DENİZİYLE SAKIZ ADASI

Sabah rahat geçen bir gecenin ardından uykumuzu almış bir şekilde kalkınca, hemen bir bahçe turu yaptım. Etrafta kimsecikler yoktu. Kahvaltı saatinin 9.00 olduğunu bildiğimden etrafta bir hazırlık ve hareketliliğin olmaması beni şaşırtmadı. Mecburen saat 9.00’u bekleyecektik. Ne de olsa şurada 45 dakikacık vardı. Biraz internet, biraz da ağaçlar altındaki keyif sabah sabah iyi geldi. Saat 08.45’Te motosikleti ile bir genç kız geldi ve Kalisperasas diyerek, kahvaltı hazırlığına geçti. Bahçedeki açık çardağın altında 20 dakikada mükellef bir kahvaltı hazırladı. Tabii ki ben meraklı, hem etrafı incelemedeydim hem de göz ucu ile neler koyduğunu takip ediyordum. Taze taze getirdiği paskalya çöreği ve ekmekler nefis görünüyordu.  Ekibimin de bana katılmasıyla açık büfede keyfimize göre kahvaltı yaptık. Hakikaten nilüfer çiçeklerinin ve kırmızı balıkların yüzdüğü küçük bir havuzun kenarında yaptığımız kahvaltı güzeldi ve 2 saat kadar sürdü. Niye acele edecektik ki… Bundan keyif alıyorduk, tatildeydik ve etrafımıza gelen Türk ve Fransız oda komşularımızla da sohbet ediyorduk. Saat 11.00 civarında otel tamamen boşalmıştı. Biz hala otel sahibiyle bir taraftan sohbet bir taraftan da kahvelerimizi yudumluyorduk. E artık kalkma zamanı geldi ve 50 € otel ücretimizi ödeyerek arabamıza atladık. Ver elini bu sefer adanın kuzey tarafı; Vrontados, Langada, Kardamila ve Pantoukios. Yine Chios’u arabayla sahilinden yani kordonundan dolaşarak geçtik ve kasaba çıkışında yel değirmenlerinin yanında durduk.  Manzara, fotoğraf çekmeyi gerektiriyordu. Karşıdaki eski bir fabrika ve küçük bir kilise de dikkat çekiciydi.

Sakız Adası

Sakız Adası-1

Sakız Adası-2

Sakız Adası bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

10 km sonra ilginç bir manastır ve aşağıda plajı önümüze çıktı. Myrsinidi Manastırı’na gelmişiz. Burası 1897 yılında kurulmuş, 2. Dünya Savaşı ve Alman işgali esnasında yerlilerine şefkat ve yardımlarından övgüyle söz edilir. Güzel ve değişik mimarisi olan bu kilisenin hemen önünden inilen plaja, kilisenin mezarlığının önünden geçerek, demir attık. Tabii ki kiliseyi gezmeden olmazdı ama papaz içeriye girmemize izin vermedi. Bu arada kendini acı çekmeye adayan meşhur keşişleri Gregory V’in cübbesi de burada saklanmaktaymış. İşte sizleri kilisenin dış görünüşü, denizdeki yolcuları kiliseye çağıran ışıklı haç ve plaj manzaralarıyla sizleri baş başa bırakıyorum.

Sakız Adası şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Mastixi, Porta Di Marina, Mastiha Villas. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz The Mastic Cottage, Eden garden home @heart of Chios, Chios Getaway gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Chios City Inn, Mastic Point Studios, Faidra tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Sakız Adası aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Sakız Adası-3

Sakız Adası-4

Sakız Adası-5

Sakız Adası-6

Sakız Adası-7

2-3 saatimizi burada tertemiz sularda, karşımızdaki Çeşme’yi seyrederek yüzdük. İnanın denizden epey zamandır bu kadar keyif almamıştım. Sonrasında toparlandık ve daha kuzeye, yok yok bu sıcakta gezmeyi bırakıp, geçtiğimiz Vrontados sahilindeki bir başka plaja konuşlandık. Oradaki kafeden de hafif bir şeyler atıştırdıktan sonra 1 saatlik plaj keyfinden sonra plajda halka açık bulunan duş ve soyunma kabini hizmetlerinden de faydalanarak, giyinip tekrar Chios’a döndük. Araba teslim saatimiz de yaklaşmakta olduğundan aracı kiraladığımız yerin otoparkına bırakarak, hala siestada olan Yunan milletini beklemek için biraz daha etrafı dolaşmaya başladık. Tabii ki ouzo ve ufak tefek bir şeyler almadan olmazdı. Sonrasında saat 17.15’te herkes işbaşı yapıp, 35 € kira paramızı da ödedikten sonra bizi limana kadar bırakmalarını istedik. (Bu arada bütün bu gezi için 10 Euro’luk benzin aldım) 10 dakikalık yolu o sıcakta elimizde eşyalarımızla yürümek istemedik. Memnuniyetle bizi limana bıraktılar ve herkesin dönüş saati olan 18.00’de limanda olma zorunluluğundan dolayı biraz kuyruğa girip gümrükten geçtik.
 
Şimdi tekrar teknemizde ve Süleyman kaptanımıza kavuşmuştuk. Saat tam 18.00’de hareket ettik ve bu saate yetişemeyenler yarınki seferi beklemek zorunda kaldılar. Yine 45 dakikalık deniz yolculuğundan sonra güzel Çeşme’mize kavuştuk. Bizi Free Shop bekliyordu ve yine burada alışveriş ve ödeme kuyruğu vardı. Gümrük mevzuatımıza göre biliyorsunuz 1 şişe yüksek alkollü, 2 şişe de düşük alkollü içki alma hakkımız var. Zaten pasaport ile alındığından fazlasını da vermiyorlar. Giderken alırsanız da Yunanlar içeriye sokmuyorlar. Artık kaptandan rica edeceksiniz, denizde bir livar yapacağız ve içerisine herkes aldığını koyup denize şamandıra ile sallayacağız, dönüşte de yakalanan balıklarla birlikte geri alıp gümrükten bol içki ile geçeceğiz! Nasıl zihni fikir ama! Ouzo’lar 8 ila 12 €, viskiler 12 ila 24 €, likörler ise 14 € civarında. Rakı da litrelik 14€. Bu bilgiler işinize yarayabilir akşamcılar. Hadi bakalım iyisiniz. Bilenler zaten siz biliyorsunuz bu işleri, bırakın diğerleri de öğrensin!

Şimdi özet yapmamız gerekirse; bir daha Sakız Adası’na gider miyiz? Evet, gideriz ama 2 günden uzun değil. Bu sefer Langada Limanı’na yakın bir otel bulup, limanın bizim Çeşme Dalyanköy’e benzeyen balıkçılarında yerel ouzo içip balıkları yiyip hemen otele ulaşmak isterim. Ara yolları dar ve virajlı olduğundan, araba da emanet olduğuna göre arıza çıkarmak istemeyiz değil mi? Adanın kuzeyini gezip, güneydeki Ortaçağ’dan kalma görmediğimiz Mesta Kasabası’nı ve Dünya Miras Listesi’nde bulunan 1000 yıllık Nea Moni Manastırı’nı da gezmek isterim. Yani seneye yine buradayız, ama şimdi Midilli’yi de görelim bakalım.
 
Çeşme gümrüğünden çıktıktan sonra limanın otoparkına koyduğumuz aracımıza eşyalarımızı bırakıp, bir akşamsefası için Çeşme’ye çıkıyoruz. (Otopark ücreti günlük 15 TL) Artık, bu gece rakı-balık sefası mı yaparsınız, yoksa evinize mi gidersiniz, yoksa tatile devam mı artık orasını siz bilirsiniz.
 
Eveeeet, bu gezi de bitti. Hoşçakalın ve allahaısmarladık diyorum benim sevgili dostlarım. Bir dahaki gezimizde buluşmak dileğiyle… Allah bize ve size daha çok para versin, biz de dolaşıp size anlatalım, siz de gezin değil mi? Aminn!
 
H. Oğuz Esen
hoguzesen@gmail.com

*** “SAKIZ ADASI” bir yazı dizisidir. Yazı dizisinin diğer bölümlerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

http://gezimanya.com/GeziNotlari/sakiz-adasina-yolculuk

http://gezimanya.com/GeziNotlari/sakiz-agaclarinin-manzarasi-esliginde-sakiz-adasi-gezisi


Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim. Cruise ile tüm dünyayı dolaşıp, tüm limanları hatırlayarak yaşlanmayı seçtim.  Cruise tutkum 1980 li yıllarda İstanbul Barselona seferi ile başladı. Son 5 yıldır tüm hızı ile devam etmekte olup her...