Google+

Arama formu

TRABZON : DİLE DOLANAN BİR TÜRKÜDÜR

Hangi şehrin deniz rengi böyle değişir durur? Denizine renklerle haritalar çizip duran, örten ve yeniden çizen, açan, bozan, gürül gürül ve çok içli, çok engebeli, çok dalgalı, çok düz ve buğulu. 
 Trabzon
Gece, Trabzon. Siyah bir halının kenarındayım, hiç tozu yok. Kendini kumlara vuran bir halı. Sanki ufukta bir el durmadan halıyı silkiyor. Durmadan yaklaşıyor ama gitmezsem ayaklarımı ıslatmayacak. 
 Trabzon-1
Bir balıkçı Karadeniz'e takayla açılır da ayağa kalkar ya, uçsuz bir ovada koşarken ayakları karışan bir çocukmuşcasına bakışları arşınlar denizi ve boydan boya ufku. Bir balıkçı nasıl anlarsa göğe bakarak denizi, ben de seni kendime bakarak anlarım. Bir balıkçı takayla açılır da ağ mı atar sadece sanki, balık tutacak öyle mi? Cigara yakacak peşi sıra, hepsi ondan. Ağını atar denize, borcunu atar. Varılamayan yavuklusunun hatırasını atar, bir ufuk dolusu denizde yaşatmak için. Bir kere denk geldi bana, şapkasını atar. Ayakkabı buluyorlar ya ayakkabısını atar. Balık tutacak öyle mi? Cigara yakar peşinden, külünü atar. Deniz tutuşmaz bundan, şaşırır. Sonra deniz bir izmarit kadar taşar, izmaritini atar. Bir balıkçı kıyıya geri mi döndü, herkes ne tuttuğuna bakarken ben yüzlerine bakarım onların. Gözleri kısıktır, deniz de alır insanın gözünü. Deniz dediğin güneş huyludur, gök huyludur ne de olsa.
 Trabzon-2
Bembeyaz minareler bu diyarda, denizden gelecek sevgiliyi beklercesine etrafı gözleyip duran kızlardır, beyaz gelinlikleriyle. Karadeniz’in gerdanını süsleyen incilerdir. Karayla denizin ara yerinde giderken, yokuşlar kimi zaman öyle bir bakar ki sana; yolun ufkunda bir bulutun seni misafir edeceğini sanarsın. Etmez. Sonra birden herşey sise döner, efkâra döner. Efkâr neşeye vurur Karadeniz ikliminde. Ayaküstü, öylesine konuşurken bakmışın gülmeye başlamışsın katıla katıla. Biraz daha gülseniz ağlarsınız. Ölürsünüz gülmekten. Daha da fazlası ağda balık, canlı.
 Trabzon-3
Çayında demlik de ne? Neye ağ attılar ki denizden başka! Ne zaman sahilinde yürümeye başlasan, hiç durmadan bütün Karadeniz'i ayaklarına sarıp Marmara'ya varacaksın. Trabzon dile dolanan bir türküdür, pat diye ama, öyle hatırlamaya çalışarak değil. Ansızındır.

 Trabzon-4

<<<<<<<


Yazar Hakkında

GÜRSEL BEKTAŞ

facebook.com/gurselbektas twitter.com/gursel_bektas vimeo.com/67752485