Google+

Arama formu

Carnival Victory gemisi ile Cozumel Adası’na öğle saatlerinde yanaştık. Zamanımızın etrafı tanımak için kısıtlı olmasından dolayı, 2 gün evvelinden gemide programımı yapmıştım. Hem Maya tapınaklarını görmek ve medeniyetlerini şöyle azıcık ucundan tanımak hem de buralarda bir deniz sefası yapmak için Tulum turunun bize uygun olduğuna karar vermiş ve bu turu kişi başı 100$ vererek geminin tur ofisinden rezerve ettirmiştim. Bu turu kendi başıma daha ucuza yapabilirdim. Ancak Cozumel’den 45 dakikalık bir deniz yolculuğu sonrası ana karaya ulaşmak, oradan da 1,5 saatlik bir kara yolculuğu sonucu Tulum’a varıp gerekli bilgilerle gezmek, denize girmek ve akşam 21.30’da kalkacak olan gemimize zamanında yetişmek riskini taşımak ve bütün gün bunun stresi ile gezmeyi istemedim. Kendimi geminin tur rehberine teslim ettim. Ne de olsa geminin turunda herhangi bir aksilik olsa bile gemi sizi beklemek zorunda, ama kendi başınıza olunca böyle bir lüksünüz yok. İyi ki de böyle yaptık, rahat ve keyifli bir gün geçirdik. Ama yine de söylüyorum, eğer vaktiniz varsa Coba veya Chichen Itza (Çeçenitza) harabelerini de görmenizi tavsiye ederim. Coba’da ayrıca piramidin üstüne kadar çıkabiliyorsunuz ve etrafındaki yağmur ormanlarına tepeden bakabiliyorsunuz!
 
Gemimizin hemen yanında bizi bekleyen Fenerbahçe renklerine boyanmış hızlı feribota, yarım saat içerisinde bindik ve ana karaya doğru yola koyulduk.

Yucatan

Ana karadaki ilk durağımız Playa del Carmen oldu. Plajları ve yazlık mekânları ile meşhur olan bu tatil beldesi, bizim tatil beldelerimize benziyor. Etrafa şöyle bir göz gezdirdikten sonra bizi bekleyen tur otobüsümüze bindik. Rehberimiz tatlı bir Meksikalı bayandı; işini biliyor, durmadan konuşuyor ve Meksikalıların da bizler gibi sevecen ve turist dostu olduğunu anlatıyordu. Çevre ile ilgili bilgiler verirken bir taraftan da 1,5 saatlik yolculuğumuzun yarı yoluna gelmiştik ki turistik bir mağazada mola verdik. Burasının; Meksika’da çıkan ve güneşi görünce altın rengini alan, Mayalardan beri gündelik hayatta ve törenlerde kullanılan ve şimdi de süs eşyaları ve biblo yapımında kullanılan gerçek siyah Obsidian volkanik cam taşının üretim ve toptancı mağazası olduğunu anlattı. Bu taş güneş ışığını görünce altın rengini aldığından, hatta buraları fetheden İspanyollar tarafından içerisinde altın olduğu zannedilip çok kıymetli olarak değerlendirilmiştir.

Yucatan-1

Yucatan-2

Yucatan-3

Mayaların astronomi ve matematik gibi bilim dallarında ne denli ileri ve öncü olduklarını biliriz. İşte burada Maya takvimi ve Galileo Galilei’den 500 yıl önce uzay sisteminin merkezinin dünya değil de güneş olduğunu bildikleri konusunda aydınlatıcı görsel panolar ve rehberimiz vasıtasıyla bilgiler aldık. İşte bunların hepsinin belirtildiği ve kazındığı Maya takvim panolarını ellerimize aldık, inceledik. Tabii ki hediyelik eşya almadan olmaz, ben her yerde yaptığım gibi yine bir magnet aldım. Obsidian taşına elim çok gitti ama almak için biraz pahalı buldum. Bu mağaza da İspanyollar gibi her halde taşın içinde altın olduğuna inanıyor!

Yucatan şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri A. P. Green House Bed and Breakfast, Best Western Teal Lake Inn, Country Hearth Inn & Suites - Mexico. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Days Inn Mexico, Budget Inn Mexico gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz A.P. Green House Bed and Breakfast tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Yucatan aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Yucatan-4

Yucatan-5

Evet, otobüsümüze bindik ve yarım saat sonra işte karşımızda; Tulum Arkeolojik Koruma Alanı… Otobüsün park ettiği yerden harabelere 10 dakikalık kısa bir yürüyüş ile varıyoruz. Şehrin dış duvarlarında bulunan tünel misali geçitten geçip yemyeşil bir alana ve harabelerin içine düşüyorum. Manzara muhteşem ve rehberimiz Pamela, bize bu medeniyetin neler yaptığını ve nerelerde tapınıp, yaşadıklarını anlatıyor. Size de kendisinin anlattıklarını burada yazmamı ister misiniz, yoksa “Google amcaya ben sorarım, sen gördüklerini anlat” mı diyorsunuz? Peki, çok uzun tutmadan kısaca anlatayım… Güneş ışınları ilk önce bu bölgeyi aydınlattığı için, bu şehre aynı zamanda Zama da denmiş. Orta Amerika, Pasifik ve Orta Meksika’dan gelen malların dağıtımı ve satışı açısından avantajlı bir bölgede bulunduğundan, zamanının önemli bir ticaret limanı olmuş. Halk burada politika, büyülü dini törenler ve sanat ile ayrıca sabah ve akşam yıldızı olarak adlandırdıkları Venüs yıldızı başta olmak üzere çeşitli astronomik gözlemlerle uğraşırmış. Şehri çevreleyen duvarlar; bu tip faaliyetlerin içeride kontrol altında tutulmasını, içeridekilerin güvenliğinin sağlanmasını ve içeride yaşayan zengin halk ile duvarların dışında yaşayan sıradan insanlar arasında sınır oluşmasını sağlamış. Sıradan insanlar ise avcılık, balıkçılık ve çiftçilikle uğraşırlarmış. Ayrıca ormanların da kıymetini bilirler, yaşam ve geçim için yiyecek ve odun veren bu cevheri korur ve düzenli olarak yenilerlermiş.

Yucatan-6

Şimdi gelelim gözlemlerime… Tulum çok iyi korunmuş ve bilhassa her taraf yemyeşil çim olduğu için, burayı gezmek keyif veriyor. Rehberimiz Pamela’nın 1 saatlik anlatımı esnasında, en iyi korunan yerin tapınak binası olduğunu gördük. Bütün yaşanmış binaların etrafı, ip bir çit ile çevrilmiş ve harabelerin üzerine çıkmak yasaklanmıştı. Tabii bazı işgüzar turistlerin bu harabelerden evlerine numune götürme çabası, yetkililerce fark edilince herkes için böyle bir önlem alınmış. Doğru tabii ki… Bizim ne değerlerimiz gitmiş de farkında değiliz. Mesela ilk aklıma gelen; Marmaris’teki Kleopatra Adası’nın meşhur kumu ne kadar da azaldı.

Yucatan-7

Yucatan-8

Yucatan-9

Yucatan-10

Tulum’un doğu tarafı deniz ve sahilinden, çok güzel bir okyanus manzarası var. Denize girmek için sabırsızlanıyorum. Batı tarafında, şehir uzayıp gidiyor ve ana yol ile Tulum kasabasına varıyor. Güney ve kuzey tarafları orman ile çevrili ve açılan patika yollardan yürüyorsunuz. Tabii ki yürürken insanların verdiği yiyeceklere gelen, bölgesel değişik hayvanlar da gördüm.

Yucatan-11

Yucatan-12

Yucatan-13

Denize; yarların altındaki küçük bir kumsaldan giriliyor ama buraya ahşap merdivenlerle ulaşılıyor, inip çıkmayı göze alanlar pişman olmazlar. Deniz, hem sıcakta yürüdüğümüz bunca yolun yorgunluğunu aldı hem de Karayip Denizi’nde bir defa daha yüzmenin keyfini yaşattı. Akşam güneşinde çok da güzel oldu… Gelenlere kesinlikle mayolarını yanlarında getirmelerini tavsiye ederim.

Yucatan-14

Yucatan-15

Yucatan-16

Akşam saat 17.00 olunca bekçi düdüğünü öttürmeye başladı. Haydi bakalım çıkın artık, dükkânı kapatıyoruz diye… E bu aynı zamanda bizim de otobüsümüze dönme vaktimizin yaklaştığının işareti… Meksika’da tarihi alanlar akşam saat 17.00’de ziyarete kapatılıyor, haberiniz olsun. Üzerimizde mayolarımız otobüsümüzün yakınına kadar gidiyoruz, çünkü soyunma kabinleri ve duşlar tabiatıyla harabelerin dışında yapılmış. Bir güzel giyindikten sonra 10 dakikalık yürüyüş ile otobüsümüzün bulunduğu otoparka geliyoruz. Her turistik yerde olduğu gibi burada da hediyelik eşya satan dükkânlar ve restoranlar emrinize amade… Gelirken yolda uğradığımız Obsidian imalat mağazasında satılan taş ve benzeri hediyelikleri, Meksika’nın yerel kıyafetleri ve çok güzel t-shirt ve el örgüsü elbiselerini buradan alabilirsiniz. Hem de yolda uğradığımız mağaza fiyatlarından daha ucuza… Tabii hemen aklımıza rehber bu işten ne kadar kazandı sorusu geliyor ama boş verin, keyfimize bakalım diyoruz. Sanki bizimkiler Türkiye’de bunu yapmıyorlar mı? Otobüse binerken gelen ikramlar ve soğutulmuş havlular pek bir hora geçiyor. Hava da kararmaya başladı ve dönüş yolumuzda yorgunluktan turumuzun tüm katılanları uyudu, böylece Pamela’nın çenesinden de kurtuluyoruz! İşte gemi turlarının rahatlığı da burada… Otobüsünüz hazır bekliyor ve geminize kadar sizi zamanında teslim ediyor. Evet, sevgili dostlarım yine feribotla adaya dönüş yolculuğunu yapıyoruz ve gemiye girerken bizi kışkırtan Duty Free Shop’tan bir defa daha geçiyoruz. Size limandan çektiğim gemimizin gece manzarası ile veda ediyorum. Hoşça kalın... Arrivederci!

Yucatan-17

H. Oğuz Esen

 


Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim. Cruise ile tüm dünyayı dolaşıp, tüm limanları hatırlayarak yaşlanmayı seçtim.  Cruise tutkum 1980 li yıllarda İstanbul Barselona seferi ile başladı. Son 5 yıldır tüm hızı ile devam etmekte olup her...