Tuna'ya Çıkan Yol: Budapeşte

Macaristan’ın başkenti Budapeşte'deyiz.Uzun bir yolculuğun ardından öğlen saatlerinde varmış olduğumuz otelde duş alıp hazırlandıktan sonra akşama doğru hemen şehrin merkezine doğru yola çıkıyoruz. Hava kararmadan önce meşhur Gellért Tepesi’nden Budapeşte’nin şahane manzarasını kaçırmak istemiyoruz ve rotamızı oraya çeviriyoruz.

Budapeşte yani bir diğer deyişle Bucharest, Tuna Nehri ile Buda ve Peşte olmak üzere ikiye ayrılmış. İki bölgeyi birbirine bağlayan köprülerden en önemlisi ve bilinen hikayesiyle en kusursuzu Széchenyi Zincir Köprüsü.

Buda tarafı Peşte’den daha zengin ve donanımlı bir bölge. İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakası gibi bir benzetme yapabiliriz. Bu durumda Széchenyi Zincir Köprüsü de Boğaziçi Köprüsü oluyor :)Gellért Tepesi’nde gezinirken biraz ileride elinde defne yaprağı tutan bir kadın heykeli var, özgürlük anıtı olan bu heykel adından da anlaşılacağı üzere özgürlüğü simgeliyor.

Heykelin olduğu bölgeden de yine Budapeşte manzarası mevcut fakat diğeri gibi alelade bir güzellikte değil, daha çok şehrin genel görünümünü ve binalarını içeriyor. Buradaki gezimizi tamamladıktan sonra şehrin merkezine iniyoruz. Budapeşte geceleri daha aktif, yaşayan halk geceleri dışarı çıkmayı tercih ediyor,özellikle Tuna Nehri kıyısında bulunan mekanları tercih ediyorlar. Biz de bunu fark edip hemen oraya akıyoruz :)

İlk işimiz Széchenyi Zincir Köprüsü’nü yakından görmek oluyor,köprünün büyüsüne kapılıp giderken yakınlardan bir müzik sesi duyuyoruz ve oraya yöneliyoruz. DJ eşliğinde bir müzik şöleni var bir nevi canlı müzik gibi, insanlar kumsal olan bu yerde içeceklerini almış birlikte dans ediyorlar, biz de durur muyuz hemen aralarına sızıyoruz ve dans etmeye başlıyoruz. Vakit ilerlerken grubun üyelerinden biri saksafon çalıyor ve hünerlerini gösteriyor. Eğlence anlayışı bu şehirde gayet iyi, bir anda kendinizi eğlencenin içinde bulabiliyorsunuz.

Budapeşte’nin sokaklarına doğru ilerliyoruz, sokaklar geniş ve kalabalık insanı rahatsız etmeyecek şekilde bu şehirde. Her ülkede olduğu gibi burda da gece çoğu yer kapalı oluyor, o yüzden yapacağınız işleri gündüz halletmekte fayda var yoksa gece öylece çaresiz kalabiliyorsunuz :)

Şehrin manzarasına katkıda bulunan dönme dolabı bulduktan sonra kısa bir pazarlık yapıp dönme dolaba biniyoruz. Macaristan’ın para birimiMacar Forinti. Haliyle yanımızda Euro olduğu için ve çevirecek yer bulamadığımızdan biraz anlaşmazlık oluyor ama sonunda hallediyoruz.

Dönme dolap şahane bir Budapeşte’nin manzarası sunuyor bize, şehri farklı yönden bir kez daha görmüş oluyoruz yalnız yükseklik korkusu olan arkadaşlar için biraz korkutucu olabilir, bu sebeple binemeyen arkadaşlar için kırmayıp aşağıda fotoğraf çekiliyoruz :)

Şehirde dikkatimi çeken bir nokta da asma kilitler oldu,aşıklar için tasarlanmış olan Love Lock Tree’ye siz de bir asma kilit alıp sevdiğinizle takabilirsiniz ama eğer benim gibiyseniz başka bir sefere deyip yolunuza bakabilirsiniz :)

Gezimizi tamamlayıp taksiyle otele dönüyoruz. Zincirli Köprü’den geçerken hiçbir detayı kaçırmadan inceliyorum,ayrıca köprüden yürüyerek geçmek de mümkün bilginize.

Ertesi sabah erkenden hediyelik eşya bakmak için otelin etrafını turluyoruz fakat dükkanlar saat 9-10'dan önce açılmıyor, çalışma saatleri açısından yurt dışı Türkiye’ye göre oldukça rahat, işe geç başlayıp erken bitiriyorlar. Bu nedenle oldukça rahat bir yaşam sürüyorlar. Birkaç kişiye yer tarifi için soru yöneltiyoruz fakat ingilizce bilen pek yok,macarca konuşuluyor. Macarca oldukça karmaşık bir dil, o yüzden anlamaya çalışsanız bile pek bir şey yakalayamıyorsunuz.

En son otelden 3 €’a bir magnet aldım. Yaptığım koleksiyona bir yeri daha eklemiş oldum.

Budapest hatırası

Etiketler

Demet Karaismailoğlu

Yazar Hakkında

Demet Karaismailoğlu

Ve benim en beğendiğim yer henüz gezmemiş olduğumdur.