Google+

UFACIK TEFECİK İÇİ DOLU RİGACIK

25620 Eki 2017Gezi Notu
Salih YazlalıSalih YazlalıBronz Yazar20 Eki 20172560 Yorum

Eylül ayında yapraklar sararmaya başlamışsa yola vurmam gerekirdi kendimi, zamanı gelmişti ve haritayı uzun uzun incelediğimde Riga’ya gitmeye karar verdim, daha önce Gdansk seyahatimde gördüğüm Baltık Denizi’ni tekrar görmek ve gezi yorumlarında okuduğum Old Town’u görmek için istikametim Baltık’ın küçük ülkesinin küçük başkenti Riga oldu.

Riga’ya sabah uçuşu ile yaklaşık 2 saat 40 dakikalık bir uçuş ile vardığımda İstanbul’daki eylül sıcağının aksine 16 derecelik soğuk ama fazla üşütmeyen yer yer bulutlu yer yer güneşli bir hava karşıladı beni, valizden montumu çıkartıp Riga’nın temiz havasını içime çektim ve burada geçireceğim 3 güne merhaba dedim.

Riga Havaalanı’ndan şehir merkezine ulaşımda en rahat ettiğim gezi noktalarından biri oldu, havaalanından çıkar çıkmaz 22 No.lu otobüslerle 2 euro karşılığında şehir merkezine 30 dakika gibi bir zamanda rahatça ulaşıyorsunuz, eğer otelinizi de benim gibi şehir merkezinde seçmişseniz hiç zorlanmadan hotele ulaşabilir ve uçaktan indikten sadece 30 dakika sonra hotelde olabilirsiniz.

Riga

Otele valizimi bırakıp Riga’nın ünlü Old Town bölgesinde gezmeye başlıyorum. Riga’da gezilecek yerler o kadar birbirine yakın ki her hangi bir ulaşım aracı kullanmadan tüm Old Town’u gezebilirsiniz, Riga tarihî bir şehir ve tarihî şehre uygun olarak hemen bütün Avrupa şehirlerinde olduğu gibi katedralleri ile ünlü, tüm Avrupa şehirlerinde katedral görmeye bıkmadıysanız buradaki katedralleri de gezebilirsiniz.

Riga şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Apartment on Riepnieku Street, Villa Marina, Matīsa Apartamenti. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Fisher's Mansard Apartment, Vagnera gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Cozy Loft Apartment, Martas Mansards, Capital Riga Apartment - Raiņa Boulevard tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Riga aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Benim ilk ziyaret ettiğim Riga Katedrali oldu, 1211 yılında açılan katedral hala tüm ihtişamı ile konuklarını ağırlıyor. Katedralin koridorlarında tarihî bir gezinti yapıyorsunuz ve tarihî kalıntıları görebiliyorsunuz, Katedrali gezmek için 2 euro ödeme yapmanız gerekiyor.

Riga Katedrali’ne çok yakın inşa edilmiş St Peters Church ise 1209 yılında inşa edilmiş bir kilise, bu kilisede de şatafat almış başını gidiyor, kiliseyi gezmek için 3 euro, terasından Riga’yı seyretmek için 9 euro ödemeniz gerekiyor. Riga’ya buradan bakmak gerçekten çok keyifli, özellikle yukarıdan Duagava Nehri’ni ve Riga’nın güzelliklerini izleyin.

Kent meydanında bulunan Melngalvju brālības ya da Türkçe ismiyle “siyah kafalıların evi” olarak adlandırılan tarihî bina da Riga’nın en çok turist çeken yapılarından biri, 14. yüzyılda yapılan bina evi kiralayan tüccarların saçlarının rengi siyah olduğu için bu isim ile anılır olmuş.

Riga Old Town size bir Orta Çağ şehri sunuyor, Orta Çağ’dan kalma evlere ev sahipliği yapan kentte turistlerin uğrak yerlerinden biri de Tree Brothers evleri, üçü de farklı yüzyılda inşa edilen evleri görmeden Riga’dan dönmeyin.

Riga-1

Riga’da her hediyelik eşya mağazasında siyah kedili figür göreceksiniz, siyah kedili ev Riga’da çok ünlü ve evin önünde fotoğraf çekmek isteyen bir çok turist göreceksiniz, çatısında siyah kedi ile ünlü olan Cat House hikâyesi de oldukça ilginç, eski zamanda bir tüccar, tüccar loncasından atılınca bu evi tam loncanın karşına yaptırmış ve çatıya da kara kedi heykeli koydurmuş, ancak kara kedi loncaya değil tam ters istikamete bakıyormuş, gel zaman git zaman lonca ile tüccar barışınca kara kedi de loncaya döndürülmüş.

Riga beni tarihî binaları ya da katedrallerinden çok yeşili ile etkiledi, hemen her tarafta bakımlı bol ağaçlı güzel parkları soğuk iklime rağmen size gülümsüyor, Pilsetas Kanalı gibi şehrin ortasından geçen kanallar ve tabii ki şehri ikiye bölen Daugava Nehri şehre ayrı bir güzellik ve büyü katıyor.

Riga-2

Şehirdeki birçok kafede oturup dinlenebilirsiniz, kahve keyfi için oldukça güzel bir şehir Riga, ben daha çok Costa Cafe’yi tercih ettim ve oldukça memnun kaldım. Yemek içinde birçok seçenek var, Lido şehrin en ünlü restoranlarından fiyatları makul bir yer ve oldukça fazla seçenek bulmak mümkün, yemek içinde Lido’yu tercih ettim.

Riga-3

Riga yeşiller içinde bir şehir, parkları, bahçeleri ve doğal güzellikleri ile sizi cezbediyor ancak uzun yıllar Sovyet rejimi altında kalan Riga’da komünist rejimin izlerini hala görebiliyorsunuz, özellikle o dönemden kalan heykellerde ve yerel halk pazarlarında bunu oldukça fazla hissettim, Tren garının hemen yanında bulunan halk pazarı oldukça büyük, hem sebze meyve hem giyecek hem de antika ürünler bulmak mümkün, özellikle Sovyet döneminden kalma madalyonlar, çeşitli belgeler ilginizi çekebilir.

Meyve sebze fiyatlarının ülkemiz ile aynı seviyelerde olduğunu söyleyebilirim ancak et oldukça ucuz, en pahalı etin fiyatı 5 euro civarında.

Letonya’ya kadar gelmişken Sovyet döneminde eski Sovyet başkanlarının tatil beledi olarak kullandıkları Jurmala’yı görmeden dönmek istemedim. Riga’dan Jurmala’ya tren ile gidebilirsiniz, 1,40 euro bedelle yaklaşık yarım saat sonra Jurmala’ya ulaşabiliyorsunuz, ben eylül ayının ortasında ziyaret etmeme ve havanın soğuk olmasına rağmen oldukça kalabalık bir Jurmala karşıladı beni, hatta hotellerin doluluk oranının yüzde 90’lara ulaştığını öğrendim. Hemen bütün tatil beldeleri gibi Jurmala’da da birçok hediyelik dükkânları göreceksiniz, bütün Baltık ülkelerinde olduğu gibi amber (kehribar) taşı ile yapılan hediyelikler oldukça fazla üretiliyor ve oldukça rağbet görüyor.  Jurmala bana daha önce ziyaret ettiğim Sopot ve Gdansk’ı hatırlattı, aynı denizin aynı iklimi ve ormanlarla kaplı bir tatil beldesi. Letonya’da yaz ayları 25 derece ortalaması ile geçiyor ancak deniz sıcaklığı en fazla 8 dereceye kadar ısınabiliyormuş bu sebeple yaz tatili için gidilse bile denize girilmesi oldukça zor olacaktır. 33 kilometrelik sahili ve altın kumları ile Jurmala’ya elveda deyip tekrar Riga’ya geçiyorum.

Riga-4

Riga’da gece hayatı oldukça renkli hatta geceleri gündüzden çok daha fazla kişi sokaklarda ve barlar oldukça kalabalık, birçok Letonyalı kişi ile tanışıp sohbetler edebilirsiniz, ziyaret ettiğim ülkelerde ki en sıcakkanlı ve hemen dostluk kuran insanların burada olduğunu söyleyebilirim. Bar ve kafelerin hemen hepsinde ücretsiz WI-FI bağlantısı var, mobil internet Türk firmalarının Letonya’da anlaşması olmadığı için oldukça pahalı, bu sebeple WI-FI bulmaya özen gösterin.

3 günlük seyahatimi noktalarken hissettiğim yorgunluk ve bu seyahatin yorgunluğa değmiş olmasıydı. Yaklaşık 3 saatlik uçuşla tekrar İstanbul’a indiğimde sadece ülke değil iklim de değiştirmiş ve sıcak bir sonbahar akşamı beni karşılamıştı.

Riga’dan alınması gerekenler: Magnet, anahtarlık ve keseniz uygunsa amber taşından takılar.

Riga’da tadılması gerekenler: Baltık denizi balıkları.

Riga’dan size kalması gerekenler: Yeşil parklar ve gülümseme…

Riga şehrini rahat ve hızlı gezmenin yolu yerel turlara ve turistik noktalarda önceden yerinizi ayırtmak. Bu şehir için önerdiğimiz deneyimler şöyle; Riga: Yerel Tur Rehberi ile Özel Tur (30 €), Riga Yarış Köpek Sledding Macera (145 €), Sigulda Şehir - Cēsis ve Letonya İsviçre daytrip (61.18 €), Sigulda Day Tour - Şato Harabeleri, Gūtmaņala Grotto, & More (55 €). Bu şehirdeki tüm turları görmek için tıklayın.
-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar