Google+

VİVA BARCELONA!

1242119 Ağu 2016Gezi Notu
terazihanterazihanGezgin19 Ağu 2016124210 Yorum

Barselona denince akla hemen onun adı gelir: Messi, Messi, Messi! :)

İlk defa bir rehberli tura katıldık. Tura katılmanın ve grupça hareket etmenin avantaj/dezavantajını da burada etraflıca yaşadık. Bu tür kültürel gezilerde büyük yardımcınız olacak rehber seçimi elbette ki tüm geziyi derinden etkilecek yegane değişken. Bizim büyük şansımız, bu ilk rehberli gezimizde hayli tecrübeli bir ismin yer almasıydı. İspanya'da büyümüş, oranın sadece dilini değil kültürünü, tarihini ve yaşam biçimini özümsemiş, yaşamış bir rehberdi Hayati Bey. Bunu da ufak ufak ama sürekli bize hatırlatmayı bildi :) Ayrıca konaklama ve türlü aktivitelerin/hediyelik eşyaların nerede, nasıl ve ne şekilde uygulanacağını/bulunacağını/alınacağını da yine rehber sayesinde kolaylıkla bulabildik. Bu da bize maddi anlamda bir rahatlık sağladı.

Barselona

 Paket turlarda kaçırılmaması gereken en güncel ve ekonomik kampanyalar şöyle: Bansko Kayak Turu – 1 Gece Bedava, Bansko Kayak Turu – Ücretsiz Kayak Eğitimi, Lapland Turu - Son dakika 200 Euro indirim, %25 indirimli Prag Turu, Sicilya & Malta Turu – Son dakika %5 indirim, Belgrad Turu - %25 indirim , Prag Turu 14 Şubat Özel – Son Dakika %5 İndirim

Barselona-1
Rehberimiz (en sağda şapkalı) Hayati Bey, biz öğrencilerine derin İspanya bilgisi aşılarken :)

Grupça gezmenin dezavantajlarını sayarsak, en başta "dakik olamama" geliyor. Grubun en yavaş üyesi kadar hızlı gidebiliyorsunuz ki bu zaman zaman can sıkıcı olabiliyor. Diyelim ki rehber serbest zaman dedi, öğle arası bir saatlik yemek molası verdi. Herkesin bir saat sonunda yine aynı yerde olması bekleniyor ancak bu durum kalabalık gruplar için pek de mümkün olmayabiliyor. Ayrıca herkesin zevki ayrı, kimisi müzeye gidelim derken kimisi "haydi stada" diyebiliyor ki bu da grubun bölünmesine yol açabiliyor. Vesaire, vesaire...

Barselona şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri ABaC Restaurant Hotel Barcelona GL Monumento, Apartaments Unió, Hotel Murmuri Barcelona. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Equity Point Centric, Alberg Pere Tarrés gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Urbany Hostel Barcelona, Pensión Segre, Residencia Sants tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Barselona aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

İstanbul-Barselona arası uçuş yaklaşık 3 saat sürüyor ve hayli güzel manzaralar eşliğinde uçuyorsunuz. Hırvatistan'ın kıyıları üzerinden İtalya'ya, oradan Roma'ya el sallayıp Korsika adasının üzerinden İspanya kıyılarına uzanıyorsunuz. Havanın da güzel olmasından (ve elbette pencere kenarında oturmaktan) dolayı bu güzel "Google Maps" manzarasının tadını bol bol çıkardık.

Barselona-2
Bornova mı? Barselona'dan Bornova'ya 14 numara mı gidiyormuş? :) 

İspanya aslında 17 özerk bölgeden oluşuyormuş. Mesela kuzeyde en bilineni Bask bölgesi gibi. Güneyde ise Barselona'nın da içinde bulunduğu bölge Katalonya var mesela. Benim gibi motor yarışı düşkünlerinin ismini hemen hatırlayacağı "Katalonya Rallisi"nin koşulduğu yer burası :) Barselona Havalimanı, içinde kaybolmaya müsait genişçe bir yapı. 30 dk ücretsiz Wi-fi hizmeti var. En azından sosyal medyaya "biz geldik" demek için hazır. Otobüsümüz ve şoförümüz ile burada tanışıp hemen yola koyuluyoruz. İlk durak: La Rambla Caddesi!

Barselona-3
Barselona'nın ünlü "La Rambla" Caddesi. Bu caddenin sonu marinaya bağlanıyor.

Tabii bunun öncesinde rehberimiz bizi İspanya ve özellikle Barselona konusunda uyarıyor. Barselona, İspanya'nın ikinci büyük kenti ve her büyük şehirde olduğu gibi burada da gasp, yan kesicilik gibi olaylar mevcut. Ancak burada durum biraz farklı zira belgesel kanallarına bile haber olmuş bir yan kesicilik mesleği (ya da sporu mu demeliyim) var. Bu konu önemli zira çalınan sadece paranız olmayabilir. Pasaport gibi değerli evrakların çalınması elbette ki seyahatinizi noktalamak ve daha da kötüsü sürüyle yasal işlemden geçmek demek. O yüzden rehberimiz bizi sıkı sıkıya uyardı, ben de size küpe olsun diye yazıyorum: Özellikle bu şehirde çantanıza sahip çıkın.

La Rambla, bir ucunun cruise gemilerinin yanaştığı marinaya bağlı olması sebebiyle hayli kalabalık ve popüler bir cadde. Üzerinde çeşitli mağazaları olan, ortası ağaçlıklı yürüme yoluna sahip uzunca bir cadde (zaten "La Rambla"nın anlamı da buymuş, iki tarafından trafiğin aktığı, ortası ağaçlıklı yol anlamında). Biz marinaya kadar inmedik, onun yerine değerli zamanımızı cadde üzerinde bulunan (marinaya inişte sağda) meyve-sebze pazarında geçirdik.

Barselona-4
Mercat Sant Josep pazarında her tür meyve ve sebze (hatta egzotik meyve, et ürünleri) bulmanız mümkün.

Barselona-5
Bildiğimiz mahalle pazarı ama tek farkla: Burada bağırıp çığıran yok. 

Barselona-6
Pazarda bunun gibi egzotik meyveler tatmanız mümkün. İçi beyaz renkte kivi, dışı kaktüs meyvesine, tadı da şekersiz kavuna benzeyen bu "Pitaya" meyvesi gibi 

Pazarda et ürünleri de var demiştim. Kadın kasaplar size dilediğiniz eti kesip veriyor. Dilerseniz hazır pişmiş olanlarını pazarın arka tarafındaki masalarda yiyebiliyorsunuz. Burada kafeterya tarzı işletmeler mevcut. Turistler tarafından hayli rağbet gördüğü için inanılmaz kalabalık. Bu yüzden çantanıza ekstra dikkat diyeyim tekrar. 

Pazardan çıkıp tekrar otobüsümüze bindiğimizde sonraki durağımız meşhur "La Sagrada Familia" kilisesi oldu. İspanya'da zaten mimari almış başını gitmiş. Hangi binaya baksanız bir zarafet, bir güzellik akıyor. Öyle de olmalı; zira Mimar Sinan'dan sonra gelen çoğu ünlü mimar bu topraklarda yetişmiş. Kiliseye doğru giderken yol üzerinde Güell Park'ın önünden geçtik.

Hiç köşesi olmayan, tamamen yuvarlak hatlara sahip bir ev düşünün, işte bu cadde böyle yapılarla doluydu. Hepsi birbirinden ünlü isimlerce birbirinden ünlü ailelere yapılmış evlerdi bunlar. Ünlü mimarlar dedim, bunlardan biri olan ve modern mimarinin öncüsü sayılan Antoni Gaudi için mesela Barselona'ya şekil vermiş diyebiliriz. Zira onun yapıtlarından sekiz tanesi UNESCO tarafından 'Dünya Mirası Listesi'nde yer almış :) En ünlü eseri de 1800'lü yıllarda devraldığı ve halen yapımı devam edern "La Sagrada Familia" kilisesidir (aslında bazilika olarak geçiyor, nedeni az sonra). 2026 yılında bitmesi planlanan inşaat, kilise ile aynı isimdeki vakfın oluşturduğu yardımlar çerçevesinde devam etmektedir. Halk arasında "bitmeyen kilise" olarak da bilinir.

Barselona-7
1800'lü yıllardan beri inşaatı devam eden bu dev yapı haliyle Hıristiyanlarca mistik hikayelere konu olmuş.

Barselona-8
İnşaatın bitmeme sebebi olarak Gaudi'nin mimari planlarının halen çözülememiş olması da gösteriliyor. 

Az önceki parantez içini biraz daha açalım: Bu yapı için "bazilika" ismi geçiyor, kilise ya da katedral değil. Bu da şundan ötürü, her şehirde o şehri tanımlayan tek bir katedral olurmuş. Barselona'yı temsilen de "Barselona Katedrali" var. Yani ikinci bir katedral olamaz. Peki kilise neden denmemiş, o da biraz teknik bir konu aslında. Kilise ve bazilika arasındaki temel fark mimari durumlarıymış, öyle diyorlar. Hayati Bey bu konuyu biraz anlattı ancak aklımda kalanlar bunlar. 

Sadece kültürel örnekler vermeyelim. Şehrin genel havası hakkında da birkaç anektod aktarmak istiyorum buradan. Anektod dediysem de bunlar şehri gezerken görüp kafama not ettiğim cümleler, yanlış anlaşılmasın.

Barselona-9
Ülkenin ikinci büyük şehri ama ne trafik sorunu var ne de park

Bir kere yapılaşma harika. Binalar kendi içinde bir dörtgen oluşturuyorlar ve bunların ortaları bahçe olarak kullanılıyor. Binaların ön tarafları ise genelde (çoğunlukla hatta) dükkanlara ayrılmış durumda. Caddeler geniş, aynı zamanda otoparklar için bölümler ayrılmış durumda. Kavşaklarda köşeler oval biçimde ilerliyor, yani dönüş esnasında araç için daha uygun bir yol oluşuyor. Bu aynı zamanda geçmişteki şehir planlamacılarının gelecekte olası bir tramvay ve benzeri raylı sistemler için düşünüp ayırdıkları yol alanı. Zekice! İleride tekrar bahsi geçebilir ancak ben yine de buraya yazayım, gezimizin ilk üç günü hiç korna sesi duymadık. Trafik akıp gidiyordu. Ne bir taksinin öfkeli sürüşüne tanık olduk ne de kornasız yaşayamayan ucubelere. İspanya genelinde (sanırım Avrupa'da da öyle) yoğun bir bisiklet ve motorsiklet kullanımı mevcut. Genci yaşlısı, bayanı erkeği demeden herkes motorsiklet kullanıyor. Ve kesinlikle birbirlerine saygılılar. Buna sebep olarak Hayati Bey trafik cezalarını gösterse de ben biraz da "eğitime" bağlıyorum bu konuyu. Zira herşey eğitimle başlar, bu da öyle diye düşünüyorum. Dükkanlarda sıranın önüne geçme, artistik peşinde koşma, çevreyi rahatsız etme gibi örneklerle hiç karşılaşmadım. Herkes kendi halinde, işinde, gücünde. 1923'de kurulmuş ülkemiz için biz neden bunları atlatamadık anlayabilmiş değilim.

Barselona-10
Montjuic Tepesi'nden marinanın görünüşü.

Neyse efendim, geziye dönelim. Tur otobüsümüze doğru bazilikadan bir müddet yürüdük. Bunun sebebi, yoğun turist çeken bu bölgenin çevresinde olası trafik sorunu oluşmasın diye tur otobüslerini iki cadde aşağıdaki bir park alanına yönlendirmeleri, o yüzden. Gayet mantıklı. :) Bende bu İspanyolların bir şeyini beğendim ya, artık her yaptıkları güzel görünüyor gözüme. :))

Otobüs ile yola koyulduk. Bu defa geldiğimiz nokta şehri yüksek bir noktadan etraflıca görebildiğimiz Montjuic Tepesi. Buraya teleferik ile ulaşma şansınız da var. Barselona'nın eski yerleşim bölgesini, marinanın olduğu kısıma kadar rahatlıkla görebiliyorsunuz. Yakınından görmediğimiz 33 katlı ünlü "Torre Agbar" kulesini buradan rahatlıkla görebildik mesela.

Barselona-11
Montjuic Tepesi'nden marinaya doğru bir başka fotoğraf.

Barselona-12
Barselona'nın "eski yerleşim yeri" diyebileceğimiz kısmı; içinde bazilika, Agbar Kulesi gibi yapıların mevcut olduğu yer.

Bu tepeden inişte, Lluís Companys Olimpiyat Stadyumu'nu görme şansını yakaladık. 1927 yılında açılışı yapılmış ve 92'deki olimpiyatlara ev sahipliği yapmış bu devasa stadı benim için fotoğraflayan sevgili eşime ayrıca teşekkürlerimi sunarım. :)

Barselona-13
Lluís Companys Olimpiyat Stadyumu şimdilerde futbol maçlarına ev sahipliği yapıyor.

Barselona-14

Tüm bu yorucu günün ardında sonunda kalacak olduğumuz otelimize geldik. Mimari olarak İspanyolların uçmuş olduklarını söylemiştim, burada da bizi şaşırtmadılar. Japon bir mimar tarafından tasarlanmış, kırmızı renkte eğik bir kuleyi andıran "Hotel Porta Fira" hayli konforlu bir yapıya sahip. Gidenler varsa hatırlayacaklardır, banyo ve tuvalet kapılarının muhteşem bir şekilde kapanarak odayı bölmesi hayli yaratıcıdır. Üstelik içinde Carrefour alışveriş merkezinin olduğu "Gran Via 2" alışveriş merkezine 5 dakikalık yürüme mesafesindeydi. Bu bizim için büyük kurtarıcı olmuşt. Zira dışarıda yarım litrelik suya 1,5 Euro ödeyen biz turistler, bu tarz alışveriş merkezlerinde litresini 0,50 Cent karşılığında alarak büyük bir ekonomik rahatlık sağlamıştık.

Barselona-15
Hotel Porta Fira, Barselona için rahatlıkla tavsiye edebileceğimiz etkileyici bir otel.

Otelimizde biraz dinlenip, yakındaki alışveriş merkezinden sularımızı da aldıktan sonra akşam yemeğimizi yiyip hazırlandık. Zira akşam serbest zamandı ve Barselona gecelerine akmak için muhteşem bir fırsattı. Önünden geçtiğimiz o koca saray aklımızda kalmıştı ve gidip görmek için can atıyorduk. Üstelik o sarayın önündeki uzun etkinlik alanında akşamki konser için hazırlıklar vardı. Gitmek için bir sebep daha.

Barselona-16
Festival alanı dopdoluydu. Arka planda bütün ihtişamıyla görünen yapı "Katalan Ulusal Sanat Müzesi"

Tam da aynı gün, yani 26 Haziran 2015 günü Amerika'nın eşcinsel evliliğe onay vermesi ile dünya genelinde kutlanan bu haber bizim Barselona'daki ilk gecemize denk gelen "Pride Barcelona" etkinliğinin ilk günü ile de çakışıyordu. Ne tesadüf :) Ancak onların coşkularına ortak olmamak elde değildi. Metro ile indiğimiz merkez İspanya Meydanı'ndan ulusal müzeye doğru uzanan trafiğe kapatılmış bu etkinlik alanı festival için gelmiş binlerce kişiyi kucaklıyordu. Sadece etkinlik alanı girişinde bulunan güvenlik görevlileri su ve benzeri içecekler ile içeri girmeyi yasaklıyordu, onun dışında ne bir biber gazı, ne bir tazyikli su, ne de itişip kakışan insan yığını vardı. Ailesi ile gelenler, bizim gibi turistler ya da sadece orada olanlar, herkes yine kendi halinde eğleniyordu. Aynı gün İstanbul'da yaşanan ve polis müdahalesi ile son bulan benzer etkinliğin yurt dışında nasıl karşılandığını bir düşünün. Barbar olan biz miyi,  onlar mı? :(

Barselona-17
Ulusal Müze'ye (orijinal adı "Museu Nacional d'Art de Catalunya") yaklaşırken heybeti de artıyordu.

Festival alanında konser tüm hızıyla devam ederken biz (annem ve eşim) tepede bütün ihtişamıyla görünen Ulusal Müze'ye doğru yürümeye devam ettik. Orada bir başka dünya vardı desem yalan olmaz sanırım. Müzenin hemen önünden aşağıya doğru akan suyun son bulduğu devasa havuz, bahçede akseden büyülü müziğin ritminde dans ediyordu. Sanki kraliyet ailesinin evindeki büyük bir davete katılmış gibiydik. Türkçeye "Büyülü Havuz" olarak çevirebileceğimiz "La Font Magica" havuzundaki su dansını büyülenmişçesine izleyip müzeye biraz daha yaklaşmaya karar verdik. Müze açık olmadığından içerisini gezemedik ancak gördüğümüz kadarıyla hayli büyük bir yapıdaydı. Bahçesi olsun, binanın mimarisi olsun bizi gerçekten o döneme götürdü. Ancak saatin gece yarısına yaklaşıyor olmasından mütevellit (biri Sindirella'mı dedi?) son metroyu kaçırmamak adına o gittiğimiz yerlerden geri döndük.:)

Metro istasyonundan bilet almak, makinalar sayesinde oldukça kolay ancak nereye gideceğinizi bilmeniz gerekiyor. Makinada İngilizce menü var ancak hangi hattın nereye gittiği konusunda bir bilgiye rastlamadık. Otellerin genelinde dağıtılan şehir rehberini almamış olmamızın sıkıntısını biraz yaşadık. Neyse ki Hayati Bey'in gündüzden verdiği yol tarifi ve eşimin sezgileri ile otele gidiş dönüşümüz sorunsuz noktalandı. Bu arada bahsetmeden geçmeyeyim, gündüz bu metrolarda grubumuzdan bir bayanın yankesicilere para kaptırdığını öğrendik ve çok üzüldük. Aman dikkat!

Barselona şehrini rahat ve hızlı gezmenin yolu yerel turlara ve turistik noktalarda önceden yerinizi ayırtmak. Bu şehir için önerdiğimiz deneyimler şöyle; Barselona Gurme Yiyecek Turu 3 Michelin Yıldızlı Sommelier ile (85 €), Sagrada Familia Barcelona Elektrikli Bisiklet Turu (69 €), Barcelona: 1.5 saatlik Segway Tour (45 €), Barcelona: Sagrada Familia'ya Özel Tur (165.6 €). Bu şehirdeki tüm turları görmek için tıklayın.
-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar