Google+

YAŞIYORSANIZ, AMSTERDAM’DASINIZ

272425 Mar 2014Gezi Notu
batukelesbatukelesGezgin25 Mar 201427241 Yorum

Hollanda, her türden zevke sahip insanın isteklerine karşılık verecek türden bir ülke. Eğlence hayatı, yemyeşil arazilerde doğa yürüyüşleri, daracık kanallarda keyifli gezintiler ve daha birçok şey için Hollanda doğru karar. Hollanda denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak Amsterdam gelir, gelmeli de… Kiminin aklına harika gece hayatı, yasal olan tütünleri gelir; kimi de daha masumane çok çeşitli müzelerine hayranlık duyar. Bazıları futbol düşkünüdür Amsterdam Arena için gider, bazıları da Venedik’teki kanallar beni kesmedi Amsterdam’da kanal turu yapacağım der. Belki de bulunduğun şehirdeki araç yoğunluğundan bıktın, özgürlüğünü bisikletin pedallarında bulmak istiyorsun… Amsterdam’a gitmek için elbet kendi zevkinize uygun bir sebep bulacaksınız buna emin olun.

Amsterdam

Çok çeşitli müzeler dedik de ne demek oluyor bu, gelin detaylarına inelim. Sizler için olabildiğince ön plana çıkanları kaleme alacağım. Bilmiyorum kaçınız Anne Frank kitabını okudu ama eğer okuduysanız Amsterdam’daki Anne Frank Müzesi sizi çok etkileyebilir. Okumadıysanız da oraya gittiğinizde tarihte yaşanmış bir hayata dair yeni bir şeyler öğrenmenin verdiği hazzı doruklarda yaşayacağınıza eminim. Kısaca Anne Frank ile ilgili bilgi vereyim. Anne Frank ve aile Yahudi’dir, o dönemlerde Yahudilere uygulanan politikadan ötürü bu ailenin sürekli gizlenmesi gerekmektedir. Anne Frank ise evin küçük kızıdır, gizlendiği o küçük odada bir günlük tutmaya başlar. Bize o günlerde yaşananları, son derece gözümüzde canlanacak şekilde anlatmayı başarır. Bu günlük sonradan çok okunmaya başlar ve bugünlerde o zamanları en iyi anlatan kaynaklardan biri haline gelir. Amsterdam’daki Anne Frank Müzesi’nde de bu günlüğün orijinalinden bir parça bulabilirsiniz. Gelelim diğer müzelere… Özellikle Londra’da sizleri büyüleyen Madame Tussauds Müzesi Amsterdam’da da yer alıyor. Dünyaca ünlü isimlerin balmumundan yapılan heykellerinin sergilendiği bu müzeye de gidebilirsiniz. Yok, ben sanata çok düşkünüm diyenlerdenseniz Hollanda’nın yetiştirdiği en ünlü sanatçılardan biri olan Van Gogh’un müzesine de gidebilirsiniz. Bu müzede Van Gogh’un birçok eserine tanıklık etmiş olacaksınız. Ben ne anlarım sanattan, edebiyattan diyorsanız eğer Amsterdam’da o kadar çeşitli müzeler var ki eminim en az biri ilginizi çekecektir. Mesela bira sevenlerden misiniz? Peki, bira nasıl yapılır hiç görmüş müydünüz? Heineken, size harika bir deneyim sunuyor. Biranın yapılışını, şirketin tarihini öğrenip ve en sonunda da harika biranın tadına varıp turunuzu tamamlayabilirsiniz. Amsterdam’da müzeler bununla sonlanmıyor. Bunlar size yetersiz geldiyse mutlaka gitmeden tüm müzelerin detaylı bilgilerine bakmalısınız.

Amsterdam-1

Müzelerle biraz şehir turuna başladık aslında. Gelin kanal turumuzla devam edelim… Hep bir söylentidir gider Hollanda’nın yıllar sonra sular altında kalacağı… Aslında oraya gitmeden önce bu çok büyük bir ütopya gibi gelir kulağımıza. Oraya gittiğimizde görürüz ki aslında ülke resmen sular üzerine inşa edilmiş gibidir; Amsterdam da bundan nemalanmış bir şehir. Başkentin yarısı su desek abartmış olmayız. Caddelerin aralarından kanallar geçiyor, bu kanallar sizi denize kadar ulaştırıyor. Yapacağınız kanal turu ile önce denizde bir gezintiye çıkıyorsunuz, daha sonra şehrin merkezindeki daracık kanallardan geçerek aslında şehri bir de bu gözle geziyorsunuz. Bu kanal turlarında İngilizce rehberler de bulunmakta, gezdiğiniz yerler ile ilgili ufak bilgiler paylaşıyor.

Amsterdam şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Spacious 130m2 3 bedroom-2 bathroom Jordaan Apartment, Luxury Canal House, Westerpark Suite. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Canal Belt apartments - Rembrandt Square area, Tulip Apartment A gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Oud-West apartments - Vondelpark area, The BreakOut Room, The Top Floor tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Amsterdam aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Amsterdam’da şehir turu sadece kanalla gezmekle olmaz. Tamam, şehrin yarısı su dedik ama diğer yarısını da gezmek için bisiklet mükemmel bir çözüm… 7’den 70’e herkesin kullandığı bisiklet sizin de gözdeniz olacaktır. Amsterdam şehir merkezi çok geniş bir bölgeyi kapsamadığı için istediğiniz yere bisikletle ulaşmanız mümkün.

Amsterdam-2

Artık gece hayatı ve eğlencesini okumak için sabırsızlananları daha fazla bekletmeyelim. Daha önce ne duydunuz, ne biliyorsunuz bilmiyorum ama size garanti veririm ki duyduğunuzdan daha fazlasını bulacaksınız. Red Light... Sadece Amsterdam’ın değil, her şeyin merkezi. Gündüz mağaza vitrini diye gezdiğiniz caddelerde gece olduğunda o vitrinlerde kadınları dans ederken bulacaksınız. Burası sadece cinsel içerikli bir meydan gibi bir algı oluşmasın. El ele yürüyen karı kocalar da gördüm. Onlar da vitrindeki kadınların dansını izliyordu. Burası artık Amsterdam’ın sembolü haline gelmiş, turizmin ta kendisi olmuş. Işıl ışıl, upuzun bir cadde… O büyük caddenin ara, ufak sokaklarında da hayat devam ediyor. “Coffee shop”lardan yükselen tütün kokusu şehre hâkim olmaya çalışıyor, oluyor da… İçmeden bile başınızı döndürebilir. Mantarlı kek... Elbet duymuşsunuzdur. Gidince göreceksiniz. Sanki havuçlu kekmiş gibi tezgâhta duruyor öylece. Aman dikkat! Başınızı döndürebilir.

Amsterdam-3

Amsterdam çok farklı, daha önce böylesini görmemişsinizdir. Amsterdam çok ayrı, daha önce böylesini yaşamamışsınızdır. Amsterdam çok başka, daha önce gerçekten yaşadığınızı sorgulatabilir. Özledim oraları… Amsterdam’a giderseniz benden de bir selam iletin.

Yazı ve Fotoğraflar: Batuhan Keleş
www.batukeles.com

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(1)

Yorumlar

cemsecmen kullanıcısının resmi

cemsecmen

GÖNDERİ ZAMANI 28 Mar 2014
:)