Google+

Arama formu

YENİ YERLERİN KEŞFİ: MADRİD GEZİ GÜNLÜĞÜ

Yeni yerleri keşfetmek için yollardaydım, bir sürü malzemeyi cebimde biriktirdim ve size geldim.

Eğer siz de hazırsanız gezi yazıları günlüğüne kaldığımız yerden başlayabiliriz. Bu seferdeki rotamız Madrid-Zaragoza-Barcelona’ydı. Elimden geldiğince günlük düzene uyarak anlatmaya çalışacağım lakin ben bu sefer hangi gün nereye gittik neler yaptık biraz karıştırdım. İşte başlıyoruz… 

İlk rotamız Madrid

Sabahın erken saatlerinde Sabiha Gökçen’de yerlerimizi aldık. Check-in işlemleri sonrasında uçağa bindik yaklaşık 4 saat süren uçuş sonrası Madrid Barajas Havaalanı’na varmıştık.  Madrid’de üç tane havaalanı bulunuyor. Havaalanlarının hemen önünden Madrid’in kalbine giden Aerobus’a binip ulaşılabiliyor.

Madrid’i ilk başta yürüyerek keşfetmenizi öneririm. Çünkü metrolar sıkışık, kalabalık ve sıcak ayrıca Madrid hırsızlılarıyla meşhur ve bu olayların çoğunluğu da metrolarda gerçekleşiyor dikkatli olmakta fayda var.

Madrid şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Apartamentos El Rastro, Opera Garden Penthouse, Puerta Del Sol. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Pensión Mollo, Hotel Concordy, Maydrit gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Room007 Chueca Hostel, La Posada de Huertas, Madrid Motion Hostels tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Madrid aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Madrid

Bu noktada Puerta del Sol Meydanı’ndan başlamak iyi bir seçim olabilir. Bu meydanda yer alan Madrid’in resmi sembolü El Oso y el Madroño (Ayı ve Çilek Ağacı) heykelini göreceksiniz. Burası aynı zamanda 0 noktası olarak geçiyor. Meydanın isim kelime anlamı: “Doğuya yönelik kapı, yükselen güneş”. Burası ilk yapıldığında yani 15. yüzyılda, burada şehir surlarında bir kapı bulunuyormuş. Meydan da ismini bu kapıdan almış.

Madrid-1

Buradan rotanızı, birkaç dakikalık yürüyüş mesafesindeki şehrin ana meydanı Plaza Mayor’a çevirebilirsiniz.  

Madrid-2

Biz öyle yaptık. Şehrin önemli turistik meydanlarından biri olduğundan burada çeşitli kafe, restoran veya hediyelik eşya dükkânıyla karışılacaksınız ve  burada 3 Euro’ya kalamar-ekmek yiyebilirsiniz. Biz İspanya gezimizde deniz ürünlerinde doyduk. Bolca deniz ürünü tüketmenin en büyük dezavantajı kolesterolü attırıcı etkisi. İspanya halkının haftasonları Toledo’nun yokuş parkurunda  koşmalarından dolayı bu parkurun adı da Kolestrol Yolu olarak anılıyormuş. Toledo gezisi başlı başına ayrı bir yazı konusu biz Madrid şehir merkezine kaldığımız yerden devam edelim.

Madrid-3

Plaza Mayor’dan sonra hemen yanında yer alan, şehrin en eski çarşılarından olan Mercado de San Miguel’e uğramadan geçmeyin.

Madrid-4

Buradaki dükkânlarda meyve, deniz ürünü, şarküteri, tapas, şarap bulabileceğiniz gibi; dükkânlardan aldığınız ürünleri hemen çarşının ortasında yer alan barlarda oturup yiyebilirsiniz.

Madrid-5

Yılbaşına az kalması dolayısıyla bu çarşı rengârenkti ve büyüleyiciydi.

Madrid-6

Plaza Mayor yakınlarındaki opera istasyonunun hemen arkasında şehrin opera salonu bulunuyor. Burası ilk yapıldığında Plaza de Oriente Meydanı’nda saray çamaşırhanesinin bulunduğu yere inşa edilmiş. Daha sonralarda savaş sırasında, barut deposu olarak kullanılmış.

Madrid-7

Opera binasının en büyük özelliklerinden biri de içinde özel bir havalandırma sistemi bulunması, 21 derece sıcaklıktaki bir ortamda beyinlerinin en verimli şekilde çalıştığı inancıyla burası 21 dereceye sabit ayarlanmış.

Opera binasını gördükten sonra Plaza de Oriente Meydanı’na doğru yürüyünce kraliyet sarayını göreceksiniz. Aslında günümüzde İspanya kralı burada yaşamıyor.

Bu sarayın bir diğer ismi Alcazar, yani “hisar”. Bu yapı Mudejar tarzıyla inşa edilmiş. Mudejar tarzını kısaca anlatacak olursam; İspanya tarihinde, Romalıların uzun süre bu toprakları yönettiğini biliyorsunuz. Daha sonra Hristiyanlık bu topraklarda yayılıyor. Yaklaşık 400 yıl da Araplar bu topraklara kültürlerini ekiyor yani kısacası bu topraklar çok kültürlü bir mozaikten oluşuyor.  El sanatı olarak hem İslam, hem Yahudi ve hem de Hristiyan özellikleri taşıyan mimari stile Mudejar tarzı deniliyor ve bu yapılardan biri de Alcazar.

Madrid-8

Bu kadar yürüyüşün ardından, Madrid’in en işlek meydanlarından Plaza de Espana’ya giderek Cervantes’e ulaşıyoruz. Buradaki anıtta üstte Cervantes, oturmuş olarak betimlenmiş. Altında ise onun hayal kahramanları Don Kişot ve yardımcısının heykelleri görülüyor. Hemen ön taraflarında küçük bir havuz, arka tarafta ise yine bir havuz var. Burada fotoğraflarımızı çekiyoruz. Mevsim yaz olduğunda İspanyollar burada güneşlenip kitaplarını okuyormuş. Aylardan Aralık olunca biz bunların hiçbirini yapamadık zaten park da turistler dışında da bomboştu.

Madrid-9

Son olarak saat 18.00’den sonra ücretsiz girişi olan Prado Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Madrid’e gelip bu müzeyi pas geçmek, Paris’e gidip Louvre Müzesi’ni görmezden gelmekle aynıdır. Bu müze başlı başına yazılmak için ayrı bir konudur. Bu yüzden bir sonraki yazımda detaylarıyla anlatacağım.

Prado Müzesi’nde görüşmek üzere…