Google+

Arama formu

ZAMAN KAVRAMININ KAYBOLDUĞU ŞEHİR: LAS VEGAS

Miami'den uçağa biniyoruz, 6 saat yolculuktan sonra Las Vegas'tayız.

Nevada Bölgesi'nde, çölün ortasında kurulmuş bir şehir... Tamamen yapay... Olsun...

Her yeri ışıl ışıl, her yeri kıpır kıpır…

Yorgunluktan ve uykusuzluktan oluyoruz, ama Las Vegas'ta vız gelir tırıs gider.

Ayağımızın tozuyla akıyoruz Vegas gecelerine...

Las Vegas (Nevada)

Otel odamızda jakuzi bile var

Las Vegas (Nevada) şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Chateau Wind, Private bed/bath in Home sleeps up to 6, Close & Convenient to Las Vegas Strip/Airport güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Palms Place - 27th Floor Strip View Studio, 4 Bedroom House in Groveview Lane, Las Vegas, Suites at Tahiti Village Resort and Spa. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz JW Marriott Las Vegas Resort and Spa, My Place Hotel-North Las Vegas, NV, Vegas Oasis gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz luxury townhouse near the strip - very modern, The Yellow Penthouse, Las Vegas Hostel tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Las Vegas (Nevada) aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Önce otelimizden ve odamızdan bahsetmek istiyorum.
Bu nasıl bir otel odası böyle?
Banyoda jakuzi bile var...
Kocam zengin mi ne?
Yok. Değil, sadece Las Vegas'taki tüm otel odaları böyle…
Burada her şey abartılı, her şey XL, normal boyutlarda bir şey yapamıyorlar.
Las Vegas'ın tüm devasa otellerinin ve büyük casinolarının bulunduğu o meşhur The Strip Bulvarı'na yakın TRUMP Oteli'nde kalıyoruz.

Odaya adım atar atmaz “wow effect” maksimumda…
Burası otel odası değil, resmen bir daire...
Yatak aynı Miami'deki gibi çok büyük...
Bedeninizi yatağa bırakır bırakmaz, yastıkların içinde kaybolup uykuya teslim oluyorsunuz.
Sonra oturma odasına geçiyoruz. Bayağı bildiğimiz oturma odası...
Yanında full ekipmanlı bir mutfak var.
Odanın en sonunda; tabii ki The Strip'e bakan, tam boy ve tüm duvar büyüklüğünde pencere kaplama...
Akşam olup şehrin olağanüstü ışıkları yandığında, bu devasa pencerenin önünde bir kadeh şampanya... Ömre bedel keyiflerden...
Banyo... Bu banyo tarif edilmez, sahiden yaşanır.
Herkesin kendi alanı, 2 lavabo... Büyük bir duş, veee jakuzi...
Evet evet banyoda kocaman bir jakuzi var.

Las Vegas: casino, şov ve parti 
 
Las Vegas sadece casino şehri değil, aynı zamanda şov ve parti şehri...
İnsanlar buralara 18 yaşına girmeye, bekârlığa veda partilerine ve hatta filmlerdeki gibi evlenmeye geliyorlar.
Dünyanın en güzel şovları buradaki devasa otellerin gösteri salonlarında sergileniyor; David Copperfield burada şov yapıyor mesela…
Ben casinolar diye ayrı ayrı yerler var sanıyordum. Öyle değilmiş…
Oteller casino zaten… Casinolar otel…
Büyük gösterilere ev sahipliği yapan ve aynı zamanda içinde muhteşem casinolar barındıran oteller, en prestijli ve en lüks oteller…
Zengin otellerin önünde her gün ücretsiz gösteriler oluyor. Bu gösterilerin amacı elbette insanları bu casinonun önünde toplamak, içeri girip para harcamalarını sağlamak.

Uyumayan Şehir Las Vegas: Zamanı unut, çıkışı unut...

Las Vegas'a gelir gelmez enerjisi katlanıyor insanın… Adrenalin düzeyi tavan yapıyor. Yorulmuyor.
Çünkü Las Vegas uyumayan bir şehir ve ona ayak uydurmanı bekliyor.

Şehrin çok farklı bir isleyişi var.
Casinolarda hiçbir yerde saat asılı değil. Yok. Zamanı unut.
Hiçbir yerde çıkışı bulmaya yönlendirecek bir işaret yok. Çıkışı unut.
Casinolarin ışıklandırması da hep sanki akşamüzeri saat 18.00 kıvamında...
Günışığını unut, gece olduğunu unut… Saat hep 18.00...
Her şey insanların casinonun içinde kalmasına yönelik tasarlanmış.
Tuvaletlerin içinde, barda otururken bile önünde ekran var.
Dışarıda dolaşırken oturacak bir yer, bir bank yok.
Dışarıda olmaya değil, her şey içeride vakit geçirmeye itiyor insanı...
Unut... Zamanı unut, çıkışı unut, dışarıyı unut...
Sadece casinoda ol, para harca, oyun oyna...

Etiketler


Yazar Hakkında

Dilara Akyıldız

ODTÜ Sosyoloji mezunuyum. Paris'te master yaptım. Halen Paris'te yaşıyorum. Dünyayı geziyorum. Her konuda yazılarımı yazdığım bir bloğum var. Şu aralar bazı markaların marketin departmanlarının Community Management ile ilgili bölümlerinde çalışıyorum.