Google+

Arama formu

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Müzisyenim; gitar çalarak, gitar dersi vererek ve belgesel müzikleri yaparak hayatımı idame ettiriyorum. Kendimi bildim bileli de seyahat etmeyi çok severim. Outdoor sporlar, bisiklet, trekking, fotoğraf, eski fotoğraf makineleri ve fotoğraf kimyasıyla ilgilenirim. Aynı zamanda da blog yazarıyım. Fizik bölümü mezunu olmama rağmen, bölümümle ilgili bir alanda çalışmıyorum.   

Gezmek size ne ifade ediyor? Seyahatlerin hayatınızdaki yeri nedir?
Gezmek bana; kaçmayı, uzaklaşmayı, hayatımdaki monoton olan şeyleri özlemeyi, sükûneti, kafayı boşaltmayı, rahatlamayı, yenilenmeyi ifade ediyor. Seyahat etmek benim için çok önemlidir; sırf bu yüzden para kazanıyorum diyebilirim.

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”

Şimdiye kadar kaç ülke gezdiniz?
2013 senesinden beri yurt dışına çıkıyorum. Geçen seneden beri 11 ülke gezdim. Bulgaristan, Romanya, Gürcistan, Yunanistan, Makedonya, Arnavutluk, İtalya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Karadağ ve Kosova…

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-1

Bugüne kadar gittiğiniz yerler arasında sizi en çok neresi etkiledi?
Şehir olarak Roma ve İstanbul, coğrafya olarak da Doğu Karadeniz Bölgesi… Özellikle Hemşin, Çamlıhemşin, Kaçkar Dağları ve o bölgedeki yaylalar…

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-2

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-3

Gezdiğiniz ülkeler arasında tekrar gitmek istediğiniz bir ülke var mı?
Var tabii. Maddi olarak imkânım olsa, yemeklerini beğendiğim ülkeleri ara sıra ziyaret etmek isterim. Prizren'e kaşarlı köfte, güveçte sucuk; Arnavutluk'a pizza; Batum'a da adjara haçapuri ve Gürcü şarapları için gitmek isterim. 

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-4

Bize biraz seyahat etme mantığınızı anlatır mısınız? Genelde tek mi yoksa grupla mı seyahat edersiniz?
Türkiye’de insanlar çok çalışıyorlar ve uzun seyahatlere vakit ayıramıyorlar. Genelde bisikletle ve uzun soluklu seyahatler yaptığım için tanıdığım, sevdiğim, anlaşabildiğim biriyle gezmek mümkün olmadı şu ana kadar. Tanımadığım gruplarla seyahat etmekten de hiç hoşlanmıyorum. Aslında, genel olarak grupla gezmeyi sevmiyorum. Kuzenlerimle kısa süreli yürüyüşler, tırmanışlar, kamplar vs. yaptık ama onlarla da her zaman bir araya gelemiyoruz.

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-5

Rotanızı nasıl belirliyorsunuz?
Rota konusunda içgüdülerime güvenirim. Muhakkak buradan geçmem lazım ya da burada bulunmalıyım dediğim bir yerler hep vardır.

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-6

Seyahat öncesi nasıl bir hazırlık yapıyorsunuz?
Önce aklımdan kabaca bir harita çizerim, daha sonraki birkaç ay boyunca internetten bu haritayı detaylı incelerim. Teknolojinin nimetlerini kullanmayı seviyorum. Google Maps ve Yandex’in haritalarına, üç boyutlu fotoğraflarına; günlerce, haftalarca bakarım. Yoldayken kâğıt harita taşıma huyum yoktur; yola çıkmadan önce haritayı ezberliyorum zaten.

Eğer gideceğim yer bir yabancı ülkeyse o ülkenin dilini, en azından gündelik konuşmalarla ihtiyacım olan konuları, anlayacağım ve kendimi ifade edeceğim şekilde öğrenirim.

Gideceğim yerlerde ne yenir, nerelere gidilmelidir, neler yapılır gibi konuları önceden internetten araştırırım. Gideceğim ülkeler hakkında genel bir bilgi sahibi olmaya çalışırım. Tarihleri, kimlerle savaştıkları, diğer ülkelerle ilişkileri, ekonomileri vs. konuları fırsat buldukça okurum.
 
Müzisyen olduğum için, seyahat edeceğim yerlerde yapılan müzikler ve o yörelerin folklorik ezgileri de ilgimi çekiyor. İnternetten, güzergâhım üzerindeki ülkelerin müziklerini bulur, dinlerim. Daha önce bu ülkelere gitmiş arkadaşlarım varsa, onlarla da konuşurum.

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-7

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-8

En son nereye gittiniz? 
En son önceki hafta bisikletle Ankara’dan Konya’ya gittim ama sanırım bunu kastetmediniz. En son Balkanlar, İtalya, Adriyatik ve Dalmaçya kıyılarını içeren, 43 günlük bir bisiklet seyahati yaptım.

Sırada neresi var?
Planlamadım; kafama neresi eserse…   

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-9

Gezi deneyimlerinizi paylaştığınız blog ya da websiteniz var mı?
Evet, var. www.bisikletgezilerim.com adresinde, yaptığım seyahatleri ve deneyimlerimi okuyabilirsiniz.

Seyahatleriniz sırasında sizin gibi gezginlerle tanışıyor musunuz? Hiç enteresan anınız var mı?
Tabii ki… Seyahatlerim esnasında; bisikletli olsun, sırt çantalı olsun, otostopçu olsun çok gezgine rastladım. Genelde karşılaştığım gezginlerle ayaküstü konuşuruz, birbirimize soracağımız sorular varsa sorarız ve yolumuza devam ederiz. Yıllar önce Kavrun Yaylası’nda tanıştığım Çekoslovak bir çiftle Kaçkar Dağları’nda kamp yapmıştık. Kaçkarlar’ı aşıp, Yusufeli tarafından Erzurum’a geçecektik. Neyse Kaçkarlar’ı aştık, Dübe Olgunlar istikametinde devam ediyoruz; hava çok sıcaktı ve iyice de yorulmuştuk. Steyşın bir Renault yanımıza yaklaştı ve içindeki adam, ücret karşılığında bizi Yusufeli’ne kadar götürebileceğini söyledi. Ben de gayri ihtiyarı ücreti sormuş bulundum. Adam o zaman için bana astronomik bir rakam söyleyince ben de “olmaz” deyip, adamı göndermiştim. Adamın arkasından da refleks olarak, iki elimle malûm işareti yapınca, hayretler içinde kalan Jan (Çekoslovak arkadaş)’ın gözleri fal taşı gibi açıldı ve ısrarla benden o hareketi nasıl yaptığımı ona öğretmemi istedi. Yorgunluk bir taraftan, sıcak bir taraftan; Jan’a el hareketi çekmeyi öğretmeye çalıştığım o komik anı hiç unutmuyorum.

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-10

Ülkelerin yeme-içme alışkanlıkları çok farklı olabiliyor. Siz gezilerinizde bu durumu nasıl belirliyorsunuz, yemek yemek için nasıl yerler tercih ediyorsunuz?
Öncelikle şunu belirteyim; yemek yemeyi çok seven ve kötü yapılmış yemeğe de hızlı tepki veren birisiyim. Bisikletle yaptığım seyahatlerde iyi beslenmem, kaybettiğim enerjiyi geri kazanmam ve kas kaybına engel olmam için protein, biraz da karbonhidrat almam şart. Gittiğim yerlerde iyi yemek bulamazsam; marketten konserve balık, ekmek, kruvasan vs. şeyler alır, karnımı doyururum. İyi yemeği, artık bir şekilde anlıyorum; en azından mekândan gelen kokular ve ortamın genel havası bir fikir veriyor bana. Zengin birisi olmadığımdan, pahalı restoranları da her zaman tercih edemiyorum. Türkiye’ye göre daha ucuz ülkelerin pahalı restoranlarında yemek yedim elbette ama pahalı ülkelerde tercihimi marketlerden yana kullanmak zorunda kaldım çoğu sefer. Nadiren de olsa otellerde kalıyorum. Otelde kaldığım zamanlarda kahvaltı yapmaya, bol yumurta ve et ürünü yemeye özen gösteriyorum.

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-11

Kalacak yer olarak tercihiniz genelde nedir? Otel, hostel, kamp vs. 
Pahalı ülkelerde çadır, göreceli olarak ucuz ülkelerde ise otelleri tercih ediyorum. Hayatımda sadece bir kere hostelde kaldım; o da Venedik’teydi. Çok pahalı bir şehir olduğu için, bir gece hostelde kalmıştım.

Bugüne kadar gittikleriniz arasında sizi hayal kırıklığına uğratan bir yer oldu mu?
Tam olarak oldu diyemem… Batum’a ilk gittiğimde biraz hayal kırıklığı yaşamıştım. Bu şehre bisikletle değil de direkt olarak uçakla ya da otobüsle gitseydim daha olumlu düşünebilirdim. Bisikletle uzun geziler yaparken, farkında olmadan bazı kavramlardan uzaklaşıyorum. Batum’a ilk girdiğimde yeni yapılanmaya başlamış, vahşi bir kapitalizmle karşılaştım ve bu beni çok rahatsız etti. Doğanın, tabiatın, kuş seslerinin bir anda bitip; kumarhanelerle, lüks otomobillerle, çarpık yapılaşma, neon ışıkları, şaşaalı otellerle karşılaşmak korkuttu beni açıkçası. Buraya daha sonra gittiğimde aynı şeyleri hissetmedim, üstelik çok da beğendim.

20 yıldır uzun yollarda bisikletle seyahat ediyorsunuz; bisikletle seyahat konusundaki deneyimlerinizi anlatır mısınız, zorlukları ve avantajları nelerdir? 
Bence hiçbir zorluğu yok bisikletle seyahat etmenin. Eylem olarak bisiklete binmek, çok uzun mesafeler kat etmek, çadırda kalmak kulağa zor bir aktiviteymiş gibi geliyor ama emin olun Ankara’daki yaşantım bana çok daha zor geliyor bütün bunları yapmaktan. Belki de küçük yaşlardan beri bisiklete bindiğim için bir yorgunluk, zorluk vs. hissetmiyorum. Bisikleti tehlikeli olarak da görmüyorum. Almanız gereken tüm önlemleri aldığınıza emin olursanız; kaza yapma ihtimaliniz ya yoktur ya da yok denecek kadar azdır.

Avantajlarına gelince… Öncelikle, insanın kendi enerjisiyle seyahat edebilmesi çok özel ve güzel bir durum... Çevreye zarar vermeden, ses çıkarmadan, hayvanları ürkütmeden, tabiatın bütün güzelliklerini görerek, geçtiğiniz yerlerle bütünleşerek yol almanın keyfini tarif etmek kelimelerle mümkün değil. Mutluluğun yanı sıra, işin sağlık boyutu var tabii. Uzun süre bisiklete binmek, kas gelişimi ve kardiyovasküler dayanıklılık sağlıyor öncelikle. Bisikletle şehirlerarası, hatta ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı ve olaylar karşısında daha toleranslı olduğumu da fark ettim.
 
Bisikletle seyahat ederken; yolun fiziki yapısı, iklim, coğrafya, bitki örtüsü, bulunduğunuz yörenin insanları, o insanların normal hayattaki ve trafikteki davranışları, öğrenilen yeni diller, duyduğunuz farklı aksanlar vs. gibi beyni uyaran çok fazla etmen olur. Bu yüzden, beyin sağlığı için de çok faydalı bir aktivite halinde olursunuz. Refleksleriniz kuvvetlenir, daha dikkatli ve daha tedbirli yaşamayı öğrenirsiniz.
 
Motorlu taşıtlarla giderken, göremediğiniz her şeyi bisikletle seyahat ederken görmek mümkün. Otomobille gittiğinizde; kazara ezdiğiniz bir hayvanı fark etmezsiniz ama bisikletle gidiyorsanız eğer, yolda gördüğünüz yılanı, kaplumbağayı ya da bukalemunu, ezilmesin diye yolun dışına taşırsınız.

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-12

Farklı bir ülkeye yerleşmeyi düşündünüz mü? Düşündüyseniz neresi ve neden?
Türkiye; coğrafya, iklim, yemek ve çeşitlilik açısından çok güzel bir ülke olmasına rağmen nedense hoşgörü yönünden oldukça yoksun. İnsanlar tahammülsüz, son derece kabalar ve her an kavga etmeye meyilliler. Bu yüzden de ara sıra daha sakin, daha rahat bir ülkede yaşama fikri aklıma gelmiyor değil. Yurt dışına gittiğimde de ailemi ve arkadaşlarımı çok özlüyorum sonra da “herhalde ayrılamam memleketimden” diyorum ve dönüyorum Ankara’ya. Özel bir durum olmazsa gideceğimi zannetmiyorum buralardan.

Can Onur: “Bisikletle şehirlerarası ve ülkelerarası mesafeler yapmaya başladıktan sonra daha sabırlı olduğumu fark ettim”-13

Eğer imkânınız olsa 1 sene izin ve limitsiz para verseler, haydi gez deseler, neler yapar nerelere giderdiniz?
Orta ve Güney Amerika’yı görmeyi çok istiyorum. Küba, Panama Kanalı, Peru, Bolivya, Arjantin, And Dağları… Buralarda bisikletle gezmek istiyorum.

Türkiye’deki insanlar gezmek, seyahat etmek konusunda biraz eksik kalmış durumda, ne yazık ki ekonomik şartların da etkili olduğu bu durumun gelişmesi için önerileriniz var mı?
Seyahat etmenin ekonomik bir boyutu var elbette ama bahsettiğiniz eksikliğin ekonomiden ziyade merakla, okumakla ve kültürle daha çok alakalı olduğunu düşünüyorum. Bu konuda bir önerim olamaz, çünkü insanlar yaptıkları tatillerden, seyahatlerden çok mutlu görünüyorlar. Sosyal medya; diz, duck-face ve ayak fotoğraflarıyla dolu.

Gezmeye yeni başlayanlara tavsiyeleriniz nelerdir? Nereden başlamalı, nelere dikkat etmeliler?
Bu soruyu, benim gibi gezmek isteyenler için cevaplandırabilirim ancak. Yani kendi enerjileriyle, fiziksel efor harcayarak gezmek isteyenler için birkaç tavsiyede bulunabilirim. Öncelikle, kişinin kendini iyi tanıması ve sınırlarını bilmesi gerekir. Fiziksel efor harcanarak yapılan aktivitelerde, genelde bir ispat çabası oluyor ve olay seyahat etmekten çıkıp eziyete dönüşüyor. Şu kadar kilometre yol yaptım yerine; şunları gördüm, bunları yedim, bu kadar arkadaşım oldu, şu kadar fotoğraf çektim, bu kadar müze gezdim demek çok daha önemli bence. Seyahat etmek isteyenler bol bol fotoğraf çeksinler, not tutsunlar, video ve ses kayıtları alsınlar… Nat-Geo’nun fotoğrafçılıkla ilgili eğitim cd’leri, kitapları var ya da başka kaynaklar da olabilir. Seyahate çıkmadan önce fotoğrafla ilgili araştırma yapsınlar. Doğru kadraj, doğru ışık, güzel kompozisyon; bunlar, seyahatin olmazsa olmazları… Yanlarında çok yük taşımasınlar; ihtiyaç fazlası yük taşımanın hiçbir anlamı yok. Tetanos aşıları yoksa muhakkak yaptırsınlar.

Mavibalina MaviBalina kullanıcısının resmi
Mavibalina Mavi...
Sa, 09/16/2014 - 10:26
bende başlıcamda nereden başlıcamı bilemiyorum