Google+

Ezgi Demiralp: “Bir yere gitmeden önce epey araştırırım, çünkü o şehirle ilgili hiçbir şeyi kaçırmak istemem”

437323 Kas 2015Söyleşiler

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
İsmim Ezgi Demiralp. İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunuyum. Gezmeyi, yazmayı, fotoğraf çekmeyi, kısaca hayatı dolu dolu yaşamayı seven biriyim. Gezme, keşfetme isteğim önce İstanbul ile başladı, ardından Türkiye ve ardından Avrupa ile devam etti. Türkiye’nin büyük çoğunluğunu gezmekle birlikte Avrupa’da 17 ülkede 52 şehirde bulunma imkânı buldum. Yeni insanlar, yeni kültürler ve yeni maceralar… Tabi ki bunda en büyük etken İspanya’da Erasmus yapmam oldu. “Hayat çok kısa, erteleme, anı yaşa” felsefesi ile gezmeye devam ediyorum.

Ezgi Demiralp: “Bir yere gitmeden önce epey araştırırım, çünkü o şehirle ilgili hiçbir şeyi kaçırmak istemem”

Kendinizi bir “gezgin” olarak nasıl tanımlarsınız?
Gezmek gerçekten virüs gibi. Bir bulaştı mı kurtulmanız zor oluyor. Kendiniz gezmeyi bırakın başkaları da yola çıksın, gezsin istiyorsunuz. Her seyahat sever gibi ben de sürekli fırsatları kovalıyorum. Bir yere gitmeden önce epey araştırırım, çünkü o şehirle ilgili hiçbir şeyi kaçırmak istemem. Bu yüzden biraz fazla planlı olabilirim, otobüs saatine kadar her şeyim hazır bir şekilde giderim. Şehirde kaybolmak ve akışına bırakmak için ise ayrı zaman ayırırım : ) Gezerken olmazsa olmazlarım free walking tour’lar, couchsurfing.

Ezgi Demiralp: “Bir yere gitmeden önce epey araştırırım, çünkü o şehirle ilgili hiçbir şeyi kaçırmak istemem”-1

Şimdiye kadar gezdiğiniz ülkelerden sizin en çok etkileyen hangisi oldu?
Zor bir soru : ) Norveç. Daha önce bu kadar güzel bir ülke görmedim. O nasıl bir huzurdur, nasıl bir mutluluktur. Gerçekten masal diyarı gibi. Özellikle bir de Bergen-Oslo arası tren yolculuğu yapıyorsanız, fiyortları geziyorsanız veya kuzey ışıklarını izliyorsanız.

Ezgi Demiralp: “Bir yere gitmeden önce epey araştırırım, çünkü o şehirle ilgili hiçbir şeyi kaçırmak istemem”-2

Blogunuz http://durmakesfet.blogspot.com.tr nasıl ortaya çıktı, hikâyesi ve içeriği nedir?
7 yaşımdan bu yana günlük tutuyorum. İleriye dönüp baktığımda daha çok şeyi hatırlamak istiyorum çünkü. Sonrasında ise blog fikri aklıma geldi. Madem ben gitmeden çok okuyorum ve bazı şeyler eksik kalıyor, en iyisi bu eksik şeyleri ben oraya gidip öğreneyim, blogumda paylaşayım ve diğer insanlar daha kolay gezsin diyerekten devam ettim. İyi ki de etmişim, geri dönüşler aldıkça çok mutlu oluyorum.

Ezgi Demiralp: “Bir yere gitmeden önce epey araştırırım, çünkü o şehirle ilgili hiçbir şeyi kaçırmak istemem”-3

Fotoğraflamayı en çok sevdiğiniz şehir hangisi?
Tek bir yer söylemek gerçekten çok zor. Ancak sanırım Prag. Gündüzü, gecesi ayrı bir güzel. Ortaçağ, binalar, ışıklandırmalar. Hayran olmamak, makinayı bırakmak mümkün değil.

Sıradaki seyahatiniz nereye olacak?
Sıradaki seyahatimi tekrardan Endülüs Bölgesi’ne ve bir türlü gitmemin kısmet olmadığı Fas’a düşünüyorum aksilik olmazsa. Çöl turları, safariler, kamplar, yıldızlar… Daha sonrasında ise Bernina treni, sonrası Tayland, sonrası…

Ezgi Demiralp: “Bir yere gitmeden önce epey araştırırım, çünkü o şehirle ilgili hiçbir şeyi kaçırmak istemem”-4

Valencia’yı sizin gözünüzden dinleyebilir miyiz?
Valencia… Bir şehirden çok daha fazlası! Erasmus’ta Valencia’ya gitmemle başladı buraya olan sevdam. Gezilecek çok bir yeri yok ancak yaşanılacak çok yeri var. Şöyle düşünün her yer birbirine çok yakın. Okul-ev-iş-plaj arası 5’er dakika. 7’den 70’e herkes bisiklet sürüyor. Dersten, işten çıkıp denize gidip yüzüyorsunuz.Denizin dibinde dahi otursanız kahve/bira 1-1,5 Euro. Sokağa çıktığınızda ise herkes birbirine “hola” (merhaba) diyor, tanısın tanımasın. İnsanlar o kadar sıcakkanlı ki… Sokakta iki dakika direnseniz hemen noldu yardıma ihtiyacın mı var diyorlar.  Hayatları siesta ve fiesta arasında geçen bir toplum düşünün. Öğlen 2-3 saat her yer kapalı, herkes dinlenmede. Gece sabaha kadar herkes dışarılarda. Parti yapmak, eğlenmek için sürekli bir nedenleri var. Neredeyse hiçbir şey umurlarında değil. Sokağa çıktığınız an koşmaya başlayabiliyorsunuz, şehrin ortasından upuzun bir park geçiyor ve akşam herkes iş çıkışı buraya gelip koşusunu, yogasını vs. yapıyor. Şehirde stres yok, huzur var. Daha nolsun. Taşınalım mı hep beraber? : )

Seyahatleriniz sırasında sizin gibi gezginlerle tanışıyor musunuz? Hiç enteresan anınız var mı?
Her şehirde illa ki bir şekilde birileriyle tanışıyorsunuz. Mıknatıs gibi çekiyor mu insanlar bilmiyorum. Sonra zaten kimsin, nesin, nerden geldin, nereye gidiyorsun, napıyorsun. Çoğu zaman hiç tanımadığınız bir insanla bir bakıyorsunuz ki plan yapıyorsunuz. Tek çıkmak bu noktada çok önemli veya arkadaş grubu ile gitseniz bile içe bağlı kalmamak. O kadar farklı hikâyeleri olan insanlar var ki… Bir keresinde Viyana’da dilenen bir kız görmüştüm. Sırt çantasıyla oturuyor, seyahat etmeyi seviyorum, param bitti yazıyordu. Garip gelmişti, madem gezgin niye bu kadar dert ediyor bir şekilde gider diye düşünmüştüm. Meğer her şeyini çaldırmış, bu yüzden buna biraz da mecburdu. Dünya turuna Amerika’dan başlayıp, Asya ve sonrasında Avrupa ile devam eden 22 yaşındaki bir gezgin… Nasıl bir özgür ruh, her şeye rağmen mutlu.

Ezgi Demiralp: “Bir yere gitmeden önce epey araştırırım, çünkü o şehirle ilgili hiçbir şeyi kaçırmak istemem”-5

Ezgi Demiralp: “Bir yere gitmeden önce epey araştırırım, çünkü o şehirle ilgili hiçbir şeyi kaçırmak istemem”-6

Avrupa’da favori 3 şehriniz hangileri?
Floransa, Sevilla, Gent. Nasıl güzel şehirler nasıl… Defalarca gitsem sıkılmayacağım, her birinin ayrı ayrı kendilerine özgü dokuları olan 3 muhteşem şehir.

Türkiye’deki insanlar gezmek, seyahat etmek konusunda biraz eksik kalmış durumda, ne yazık ki ekonomik şartların da etkili olduğu bu durumun gelişmesi için önerileriniz var mı?
Ben bu duruma çok inanmıyorum açıkçası. Gitmek istedikten sonra bir şekilde gidiliyor. Uçak biletleri o kadar pahalı değil. Sadece takip etmek gerekiyor. 100 liraya uçak bileti aldığım zamanlar oluyor, hatta bir keresinde bedavaya uçak bileti aldım. Yeter ki takip edin, isteyin. Gerisinde ise megabus – 1 pound’a otobüs biletleri-, ryanair – 5, 10 Euro’ya uçak bileteri- gibi ekonomik firmalar veya couchsurfing –ücretsiz kalacak yer, yeni insanlar -, airbnb – oda,daire kiralama- ve blablacar – haberli otostop- gibi oluşumlar varken gezmek hiç de zor değil. Gezin daha çok gezin! Sınavlarım çok fazla, ay param yok, ay işe başlamam lazım, evlilik vakti, aa çocuğumuz oldu, yılda 15 gün tatille nasıl yetineceğim derken zaman akıp gidiyor. Bu yüzden fırsatları kovalayın ve gezin. Gezdiğim yerler arasında sormak istediğiniz olursa da çekinmeden sorabilirsiniz. Yeter ki gezmek isteyin! Hayat çok kısa, erteleme anı yaşa.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar