Google+

Arama formu

M. Çağlar Erözgen: “Çocukluğumdan beri görmek istediğim Dünyanın Sonundaki Fener’in hemen karşımda durduğu o anı unutamam”

Son dönemde bir Patagonya seyahatiniz oldu? Gitmeye nasıl karar verdiniz? 
Öncelikle “son dönemde” yerine benim son seyahatim diyelim. Üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçti çünkü. 

Neden Patagonya sorusuna gelince; Patagonya hep görmek istediğim bir coğrafyaydı, eninde sonunda gidecektim. O dönemde çalışma koşullarım uygundu, birlikte seyahat ettiğim grupla ortak kararımızdı, atladık gittik.

Patagonya seyahatiniz öncesinde nasıl hazırlık yaptınız?
Ben yıllardır yine seyahat ederken tanıştığım bir grup dostla seyahat ediyorum ve bu grubu da seviyorum. Nasıl desem; kafalarımız uyuyor, seyahat alışkanlıklarımız aynı, hemen hepimiz fotoğrafçılığa meraklıyız, gitmeden önce okuyoruz, çalışıyoruz vs.

Destinasyonun Patagonya olduğu kesinleşince, grup adına ben aylar öncesinden çalışmaya başladım. Bir sürü seyahat sitesini, kişisel blogu okudum. Sonra Facebook’ta kurduğumuz kapalı grubumuzda hep birlikte konuştuk, paylaştık, programı netleştirdik. Programdan çıkarmak zorunda kaldığımız yerler de oldu; sözgelimi ben Santiago de Chile’yi de programa eklemek istiyordum ama o zaman seyahat süresi 20 günü geçecekti ki maalesef benim ve gruptaki hemen herkesin, işlerimizden o kadar uzak kalabilmek gibi bir lüksümüz yok. Ardından uzun süre Güney Amerika’daki yerel acentelerle yazıştım, programlar ve fiyatlar aldım. Seçtiğimiz destinasyondaki otel fiyatlarına baktım. Gelen programları inceledim, bayağı dersime çalıştım yani. Sonra Nar Gezi’den dostumuz Aykut Semerci, aynı programı yerel acentelerden daha hesaplı sununca bir baktık İstanbul Buenos Aires uçağındayız...

M. Çağlar Erözgen: “Çocukluğumdan beri görmek istediğim Dünyanın Sonundaki Fener’in hemen karşımda durduğu o anı unutamam”

Patagonya’da nerelerde kaldınız? Şehir  içi ulaşımı nasıl sağladınız?
Önce Buenos Aires’ten Patagonya’nın giriş kapısı El Calafate’ye uçtuk. Oradan doğrudan El Chalten’e geçtik. El Chalten’de geçirdiğimiz 2 günün ardından yeniden El Calafate’ye meşhur Perito Moreno buzulunu görmeye gittik. Ardından Arjantin’den ayrılıp bu kez Şili’ye Puerto Natales’e geçtik. Sonra Torres del Paine ulusal parkında ıssızlığın ortasındaki bir çiftlikte “Estancia” da bir gece kaldık. Bir sonraki durağımız Punto Arenas’tı. Oradan Dünyanın Sonuna Giden Yol’a (Ruta del Fin del Mundo) düşüp önce feribotla Macellan Boğazı’nı geçtik, sonra yeniden Arjantin’e giriş yapıp Patagonya’daki son durağımız en güneydeki şehir Ushuaia’ya vardık. Bu saydıklarımın hepsi küçük şehirler olduklarından şehir içi ulaşım rahatlıkla yürüyerek yapılabiliyordu zaten. Şehirler arasında özel midibüslerle seyahat ettik. El Calafate’den Puerto Natales’e giderken ise sınırı geçeceğimizden tarifeli otobüs ile gittik.

Ne kadar süre kaldınız?
Seyahatin Patagonya kısmı toplam 12 gündü.

M. Çağlar Erözgen: “Çocukluğumdan beri görmek istediğim Dünyanın Sonundaki Fener’in hemen karşımda durduğu o anı unutamam”-1

Patagonya’da  katıldığınız etkinlikler nelerdir?
El Chalten’de Fitz Roy Dağı’nın eteklerinde 20 kilometrelik bir trekking yaptık. Güney Amerika Buzulları’ndan Viedma’nın “üzerinde” yürüdük. El Calafate’de Patagonya’nın ünlü buzulu Perito Moreno’yu gördük. Şili’de Torres del Paine Ulusal Parkında kısa trekkingler yaptık. Bir gecemizi geçirdiğimiz çiftlikte ata bindik, Patagonya usulü kuzu çevirme yedik. Punto Arenas’da penguenlerin fotoğraflarını çektik. Ushuaia’da Beagle Kanalı’nda deniz aslanlarını, fokları ve albatrosları seyrettik, Dünyanın Sonundaki Fener’i gördük. Ateş Toprakları Ulusal Parkı'nda trekking yaptık...

Patagonya’da  yeme-içme  alışkanlıkları nasıl? Bize önereceğiniz yeni lezzetler var mı?
Patagonya, özellikle de Arjantin kısmı bilindiği üzere dünyanın en önemli koyun yetiştirilen bölgelerinden. Dolayısıyla önde gelen yemek “meşhur” Arjantin biftekleri... Bizim çiğ böreğin benzeri; içerisinde genellikle kıyma, biber, domates, soğan, paprika vs. olan empanadalar ile başlayan yemekler “Et mi istemiştiniz, alın size et” boyutundaki lezzetli bifteklerle devam etti. Hatta bir ara bu kadar çok et yiyince gut olmaktan bile korktum. En çok bilinen Arjantin biftekleri Bife de Chorizo ve Bife de Lomo dışında önerebileceğim özel bir şey yok açıkçası. Belki El Calafate şehrine de ismini veren ve yöreye özgü bir tür böğürtlen olan El Calafate’li dondurmayı önerebilirim.

(Küçük bir not: Yemek yediğimiz restoranlar çoğu zaman önceden planlanmış ve “fazlasıyla” turistik  yerler değildi. Şili’de yaşayan Türk rehberimiz Cem’in “Ya şurada bir yer biliyorum hiç fena değil, ne dersiniz?” benzeri önerileriyle o anda karar verip gittiğimiz yerlerdi. Bizim esnaf lokantaları benzeri yerlerde de yemek yedik oldukça lüks sayılabilecek restoranlarda da… Bu restoranların tümüne ait linkleri blogumdaki Patagonya yazıları içinde paylaştım)

M. Çağlar Erözgen: “Çocukluğumdan beri görmek istediğim Dünyanın Sonundaki Fener’in hemen karşımda durduğu o anı unutamam”-2

Patagonya’da karşılaştığınız herhangi bir tehlike oldu mu?
Hayır. Kesinlikle güvenli şehirlerdi.

Bu seyahatinizde "asla unutmam" dediğin anılarınız var mı?
Klasik bir yanıt gibi gelebilir ama bu seyahatin tamamını unutabileceğimi sanmıyorum. Tamam, artık bu seyahatte daha da güzel bir gün geçiremem dediğim akşamların ardından her seferinde daha da heyecan verici günler yaşadım. Perito Moreno Buzulu’nun tam karşısında durduğum, karşımdaki devasa buz kütlesinin sanki üzerime geldiğini hissettiğim anı veya çocukluğumdan beri görmek istediğim “Dünyanın Sonundaki Fener” in hemen karşımda durduğu o anı unutamam sanırım. Daha pek çok “asla unutulmayacak” an var aslında, dediğim gibi bu seyahatin tamamı çok özeldi benim için.

M. Çağlar Erözgen: “Çocukluğumdan beri görmek istediğim Dünyanın Sonundaki Fener’in hemen karşımda durduğu o anı unutamam”-3

Son olarak Patagonya’ya gidecek olanlara tavsiyeleriniz nelerdir?
Çok özel bir tavsiyem yok açıkçası. Zaten gitmek isteyen yeterince araştırma yapacaktır. Tek söyleyebileceğim “fırsatınız varsa mutlaka gidin” demek olur. Tavsiye niteliğinde değil ama merak edenler www.erozgen.blogspot.com’da veya Gezimanya’daki Patagonya yazılarımda (http://gezimanya.com/yazarlar/m-caglar-erozgen) bölge hakkındaki gözlemlerimi okuyabilirler.