Google+

Arama formu

Selçuk Bektaş - Koray Özkaplan: “Önce gezgin, sonra motorcu gezgin ve devamında da motorcu sporcu gezgin hale geldik”

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Selçuk Bektaş ve Koray Özkaplan birer sporcu mudur, birer gezgin midir, birer motosikletçi midir?
Koray Özkaplan: Hepsinden birer parça aslında. Önce gezgin, sonra motorcu gezgin ve devamında da motorcu sporcu gezgin hale geldik ve yarışlar sayesinde dünyada normalde kimsenin göremeyeceği yerler görme şansını buluyoruz. Bu bizim aslında hobimiz, yani profesyonel yarışçılar değiliz dolayısıyla işin içinde mecburiyetten çok keyif var. Biraz da mazoşizm : )

Selçuk Bektaş: Her birinden biraz desek doğrudur. Hayatım boyunca her türlü spora ilgi duydum ve deneme şansı bulduğum hepsini yaptım. Cross Country Yarışları’na katılmamın da iki büyük sebebi var, ilk önce kendim için yeni bir sportif meydan okuma, sonra da yarışla ilgili gittiğim yeni coğrafyaları keşfetme hissi. Özellikle Dakar yarışında dünyanın öteki ucundaki uçsuz bucaksız arazilere geçtiğim her kilometreye sanki ilk defa ben ayak basıyormuşum hissi, bazen görüş alanımızda hiçbir yarışçı olmadan saatlerce yalnız gitmek, biraz da gezginlik ruhunu da taşıyor. Tabii bunu motosikletle yaptığınız zaman da çevrenizden deneyimledikleriniz kat ve kat artıyor.   

Selçuk Bektaş - Koray Özkaplan: “Önce gezgin, sonra motorcu gezgin ve devamında da motorcu sporcu gezgin hale geldik”

Dakar Rallisi’nde bu seneki etapta ne farklar olacak?
K.Ö: Bu sene ilk defa Buenos Aires’te bitiyor olacak ve 4970 metre yükseklikte bazı geçişler olacak. Ayrıca 2 maraton etabı var. Yani burada tüm yarışçılar servislerini kendileri yapmak zorunda. Bir diğer farklılık ise bazı günlerin bazı bölümlerinde motosikletler ve diğer araçlar farklı rota takip ediyor olacak.

S.B: Yarışılan coğrafyanın büyüklüğü nedeniyle, her ne kadar bazı kamp noktaları geçtiğimiz senelerle aynı gibi gözükse de parkurların tamamı farklı. Zaten doğa şartları nedeniyle bölgeler bile yer yer değişiklikler gösterebilmekte. O nedenle tamamı farklı diyebiliriz. Bir de bu sene motorlar için iki maraton etabı olacak, iki etap sonrası yani akşamları motorumuza servis yapamıyor olacağız.

Selçuk Bektaş - Koray Özkaplan: “Önce gezgin, sonra motorcu gezgin ve devamında da motorcu sporcu gezgin hale geldik”-1

Bu yarışmaya nasıl hazırlandınız?
K.Ö: Büyük bir yarışa hazırlanmanın en iyi yolu daha ufak çaplı hazırlık yarışlarında yer almak. Bende bunu yaptım. Bu sene Birleşik Arap Emirlikleri'nde koşulan Abu Dhabi Desert Challenge ve Fas'ta koşulan Merzouga Rally de yarıştım ve tecrübemi arttırdım. Bunla beraber hali hazırda 2 senedir atletik kapasiteyi arttırmak için sürekli motor harici spor da yaptım. Bu tempoyu kaldırabilmek için beslenmeye de dikkat etmek gerekiyor. İşin en güzel yanı bunlar sizi sağlıklı bir insan yapıyor.

S.B: Dakar’a hazırlık bir kaç evreden oluşuyor. Kendimizi fiziksel olarak hazırlamak bakımından Dakar benzeri Cross Country yarışlarına girdik. Ben Abu Dhabi Desert Challenge’a katıldım, +450 cc’de 1. oldum, sonra da Transanatolia’ya katıldım, orada da +450’de 3. oldum. Bunun dışında bol bol motor ve kondisyon antrenmanı yaptım. Motorlarımızın hazırlığı da uzun ve zorlu bir süreç, çünkü standart KTM 450 EXC motosikletlerimiz Spormoto’nun tecrübeli teknisyen ekibi Sabri Yakup ve Sezgin Özarslanoğlu tarafından Dakar için hazırlandı. Tabii ki Dakar’ı maddi olarak da sırtlayabilmemiz bakımında sponsor arayışı süreci de oldu. Bizi hiç bir zaman yalnız bırakmayan ana sponsorlarımız Castrol ve KTM’ye,  ve destekleri olmadan bu işi gerçekleştirmekte zorlanacağımız cosponsorlarımız Spormoto, Gefco, Gönpa, Transmarin, Leatt, Home Studio, Ritz Carlton, Transanatolia ve Hepsiburada’ya da ayrıca teşekkür etmek istiyorum.

Selçuk Bektaş - Koray Özkaplan: “Önce gezgin, sonra motorcu gezgin ve devamında da motorcu sporcu gezgin hale geldik”-2

Yarışmadan derece bekliyor musunuz? Rakipleriniz kimler?
K.Ö: Dakar ilk kez katılan amatör yarışçıların hemen derece yapabileceği bir yarış değil. Bu sene 165 motosiklet var. İlk Dakar’ınızda mütevazı olmak zorundasınız. Hedef bitirmek. Bu anlamda kendi yarışımızı yarışacağımız için en büyük rakiplerimiz kendimiziz. Kendi sınırlarımız keşfedeceğiz.

S.B: Benim için birinci amaç Buenos Aires’teki finiş podyumunda Türk bayrağını taşımak. Dakar öyle bir yarış ki fabrika takımı dışındaki tüm pilotların amacı finişe ulaşmaktır. Şöyle düşünün dünyanın en zorlu dağı K2 dağcılar için bir efsanedir, oraya ne kadar hızlı çıktığınız değil, zirveye ulaşmanız önemlidir. Dakar’ı da böyle değerlendirmek gerek. Finişe ulaştığınız zaman otomatikman derece de geliyor, çünkü yarışın bitirme oranı % 40 civarında. Bu yarışta ne büyük rakip doğa ve kendimiz, çünkü mental açıdan da sizi yıpratan, çok zorlu bir yarış.

Selçuk Bektaş - Koray Özkaplan: “Önce gezgin, sonra motorcu gezgin ve devamında da motorcu sporcu gezgin hale geldik”-3

Yarış riskli mi? Başınıza gelebilecek kazalar sizi korkutuyor mu?
K.Ö: Bazı riskler elbette ki var. Ancak kazandığınız tecrübelerle yaptığınız antrenmanlarla ve mental disiplin ile bu riski minimize etmek mümkün. Kapasiteniz dâhilinde gittiğiniz sürece çok da talihsiz bir durum olmadığı sürece korkmanızı gerektirecek bir durum yok. Ama yine de Dakar dünyadaki en zorlu yarış ne zaman ne olacağı belli olmuyor.

S.B: Çok zorlu şartlarda 9.000 km’nin üzerinde iki hafta yarışılacak, tabii ki riskli. Ama buraya gelmeden benzer birçok yarışta bulundum, az çok nelerle karşılaşabileceğimi tahmin edebiliyorum. O nedenle korku duymuyorum, ama tabii ki mekanik arıza veya kaza nedeniyle yarış dışı kalma ihtimali tedirgin ediyor.

Selçuk Bektaş - Koray Özkaplan: “Önce gezgin, sonra motorcu gezgin ve devamında da motorcu sporcu gezgin hale geldik”-4

Dakar yarışı tabii ki rahmetli Kemal Merkit’i hatırlatıyor tüm gezgin, sportmen ve motosiklet severlere. Kemal Merkit ile iyi tanışıyordunuz. Sizde de buruk bir duygu yaratıyor mu?
K.Ö: Her zaman! Her gittiğimiz yarışta onunla anısı olan birçok kişiye rastlıyoruz ve aslında onun ralli dünyasındaki yerini çok daha iyi anlıyoruz. 

S.B: Kemal, beni bu sporla tanıştıran ve yarışlara da birlikte gitmek üzere motive eden adamdı. Onsuz buna devam ediyor olmak hem de çok buruk bir duygu yaratıyor. Her attığımız adımda kendisini anıyoruz. Çok iyi bir sporcu, çok iyi bir insan ve harika bir arkadaştı; eksikliğini hissetmemek imkânsız.

Selçuk Bektaş - Koray Özkaplan: “Önce gezgin, sonra motorcu gezgin ve devamında da motorcu sporcu gezgin hale geldik”-5

Türkiye’de sporcular bu tarz aktiviteler ve yarışmalar için sponsor bulmakta zorlanıyor mu?
K.Ö: Hem de çok. Sanırım işin en zor kısmı bu. Çok uğraşmanız gerekiyor ve maalesef son 2 senedir ülke gündemi de buna çok elvermiyor. Ancak denemeye devam etmek zorundasınız. Biz çok şanslıyız, tamamı olmasa da bütçemizin büyük bir kısmına destek bulabildik.

S.B: Çok zorlanıyor. Ben senelerdir bu işin içinde olmama ve medya yansıması olarak sponsorlara çok iyi geri dönüş sağlamama rağmen tüm bütçemizi çıkartmakta zorlanmaktayım. Yukarıda da bahsettiğim gibi, ekibimiz çok şanslı sayılır, sponsor bulmak sürecin en zorlu kısımlarında biri.

Selçuk Bektaş - Koray Özkaplan: “Önce gezgin, sonra motorcu gezgin ve devamında da motorcu sporcu gezgin hale geldik”-6

Yarışlar dışında motosikletiniz ile geziyor musunuz?
K.Ö: Eskiden çok daha fazla geziyordum. Ancak işin içine Dakar ve yarışlar girdiğinden beri genelde motorla geçirdiğim tüm vakit antrenman ya da ulaşım için oluyor.

S.B: Yarış dışında motosikletle yalnızca antrenman yapmaya zaman bulabiliyorum. Senelerdir gezinti amaçlı motora hiç binemedim. Her sene binlerce kilometreyi off-road’da, ya antrenman ya da yarış amaçlı yapmaktayım. İnanın hayalimde Türkiye’nin tamamını motosikletle gezmek var, ama fırsat bulamıyorum.

Selçuk Bektaş - Koray Özkaplan: “Önce gezgin, sonra motorcu gezgin ve devamında da motorcu sporcu gezgin hale geldik”-7

Gezmeyi en çok sevdiğiniz rotalar nelerdir?
K.Ö: Hindistan, Afrika ve Güney Amerika en favorilerim.

S.B: Şu anda bu soruyu motora binmeyi en çok sevdiğim off-road rotaları olarak değiştireyim. Antrenman yaptığımız İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakasındaki Karadeniz sahili ormanları ve Transanatolia rotalarında çok keyif alıyorum.

Dakar Rallisi’ne katılmak için ne gerekiyor? Herhangi bir motosikletçi ya da ralli pilotu kendi başına katılabiliyor mu?
K.Ö: Öncelikle tecrübe gerekiyor ve bunu Dakar’a kanıtlamanız gerekiyor. Sıkı bir eleme sistemi var. Uluslararası yarışlarda da yer almış olmanız gerekli özellikle de Dünya Cross Country Rally Şampiyonası yarışları. İşin lojistik kısmı da çok zor olduğu için tek başına katılmak çok da akıl kârı değil. Hem hazırlık hem de yarış boyunca bol desteğe ihtiyaç oluyor.

S.B: Kendi başınıza katılabilirsiniz, bir takım olmak zorunda değilsiniz, ama Dakar sportif komitesi yapılan başvuruları bazı faktörleri göz önüne alarak değerlendiriyor. İyi bir motosiklet yarışı geçmişiniz olması lazım. Ulusal şampiyonalar dışında uluslararası FIM Cross Country yarış takvimindeki yarışlardan en az birine katılmış olmanız gerek. Bunlar dışında sportif faaliyetleriniz olması gerektiği gibi medyada yer bulan bir kişi olmanıza dikkat ediliyor. Bu komiteye kendinizle ilgili çok kapsamlı bir tanıtım dosyası yollamanız lazım. Bunun sonucunda bir de katılım yapılan ülkeden daha önce katılmış olan yarışçılara da referans olarak sorabiliyorlar.

Çapulcu Gün Gün kullanıcısının resmi
Çapulcu Gün Gün
Per, 01/01/2015 - 20:09
önce moturcu sonra sporcu:)