Google+

Sinan Yeşiltaş: "Para değil, kapı biriktirin!"

119528 Eyl 2016Söyleşiler

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?  
Ben Sinan Yeşiltaş. İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Dijital reklam sektörüyle ve seyahatle hep iç içe oldum. Bu iki alanın hep hayatımın içerisinde olması isteği; hem kariyer hem de hayat yolumu çizdi. Dijital pazarlama sektöründe kariyerime devam ederken elimden geldiğince seyahat etmeye ve edindiğim tecrübeleri paylaşma gayreti içerisindeyim.  

Seyahate olan merakınız nasıl gelişti?  
İlk yurtdışı seyahatimi lise yıllarımda gerçekleştirdim. Bir uluslararası dil öğrenme projesiyle kısa bir süre Hollanda’nın Frizya şehrinde kaldım. Bu yolculuk seyahate olan merakımın ilk adımıydı diyebilirim. Ardından üniversite yıllarımda Macaristan’ın Budapeşte şehrinde Exchange deneyimi yaşama fırsatı yakaladım. Bu süreç aslında beni seyahate bağlayan en önemli nokta oldu. Macaristan’ın konumu beni Avrupa’daki diğer ülkeleri görme iştahımı kabarttı.  

Sinan Yeşiltaş:

Paramı deneyimlere harcamak beni eşyalara harcamaktan daha fazla mutlu ediyor. Adapte olduğumuz eşya kısa süre içinde sıradanlaşır, edindiğimiz deneyim ise kimliğimize artı değer katan bir anı olarak kalır. Beraber seyahate çıktığım bir insana aynı değerde eşyalara sahip olduğum bir insandan kendimi daha yakın hissediyorum. Hatta beraber seyahat etmeseniz dahi, aynı yerleri gördüğünüz ve deneyimlediğiniz biriyle kendinizi daha yakın hissetmişsinizdir. Deneyimler bağlar kurar. Ben de bu bağları seyahat deneyimlerimle kuruyorum.  “Gezmek için para lazım, doğru. Ama tek taş pırlanta yüzüğünüz için de para lazımdı. O parayı buldunuz. Onun parasıyla bütün Avrupa’yı gezerdiniz. Parmağınız değil ama anılarınız pırıl pırıl parlardı” der Murat Özbilgi.

www.gezirehberleri.com'u açma fikri nasıl doğru? Sitenin hikayesinden biraz bahseder misiniz? 
Yurtdışında yaşarken de dijital pazarlama sektöründe freelance olarak çalışmaya devam ediyordum. Bu süre zarfında seyahatlerime devam ederken, bunu severek çalıştığım sektörle birleştirmeye ve kitlelere hitap etmeye karar verdim. Her seyahatimden sonra eve döndüğümde çektiğim fotoğrafları ve yaşadığım deneyimleri daha fazla kitleye ulaştırma uğraşındaydım. Bunu da en iyi kendi sektörümle birleştirerek yapacağımı düşünerek bir gezi rehberi platformu oluşturmaya karar verdim. Budapeşte’de yaşarken tanıştığım, en yakın arkadaşlarımdan Enis’e bu fikrimden bahsettiğimde o da katkıda bulunabileceğini söyleyerek bana destek oldu. Böylece bu yola çıkmış olduk. Sitedeki çoğu alanda emeği ve fikri var. Film sektörüne çok hakim olduğu için bizi video mecralarına yönlendiriyor hep. Yakında Youtube’da da aktif olacağız.  Şu anda www.gezirehberleri.com olarak 6 kişiyiz. Seyahat bloglarını sürekli takip ederek ve inceleyerek farklı olma çabasındayız. 

Sitedeki yazılarınızı yazarken nelere dikkat ediyorsunuz?  
Öncelikle seyahatseverlerin en çok arattığı, bilgiye ihtiyaç olduğu konulara yöneliyoruz. Bir şehri yazmaya karar verdiğimizde o şehirle ilgili tüm bilgileri eksiksiz yazma uğraşındayız. Bunun için tüm yazarlarımızın erişebildiği bir içerik planlamamız var. Yazarlar olarak hangi bilgi eksikse oraya yöneliyoruz. Böylece sitemizi ziyaret eden seyahatseverler, yolculuğu öncesinde gideceği şehirle ilgili tüm bilgilere ulaşmış oluyor. Hepimiz seyahat etmeyi seven yazarlarız. Bu yüzden gezdiğimiz yerleri yazarken zevk alıyoruz ve bunu ziyaretçilerimize hissettirmek istiyoruz. Amacımız samimi bir dil ile en verimli bilgileri ve deneyimleri paylaşmak. Dikkat ettiğimiz bir diğer nokta ise; gezdiğimiz şehirlerin yerlilerinden tavsiyeler almak ve bunu paylaşmak.  

Sinan Yeşiltaş:

Seyahat bloglarına SEO konusunda ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz? 
Seyahat bloglarının birçoğunda kullanılan yazım dili aynı. Eğer gerçekten daha fazla kitleye hitap etmek isteniyorsa yazar kendi dilinden ödün vermemeli, başka kaynaklardan yararlanırken aynı cümle yapılarını kullanmamalı. İçeriklerde kullanılması gereken “özgün” metnin yanı sıra görseller, videolar ve diğer multimedya araçları çok önemli. Daha önce bir mecrada yayınlanmamış fotoğraf ve videolarla içeriği zenginleştirmek, hem kitlenizin hem de arama motorlarının çok daha fazla ilgisini çekecektir. İçeriğinizi kitle odaklı, zengin ve tamamen özgün pazarlarsanız etkisini daha iyi görebilirsiniz. Hedef kitlenizi iyi tanıyın. Kitleniz bilgiyi nerede arıyorsa oraya yönelin. Bu sizin yol haritanızı çıkaracak en önemli unsur olmalıdır. İçeriğinizi etkileşime sokun. Sosyal mecraların yanı sıra farklı bloglarla projeler üreterek içeriğinizi promote edin. Eğer trafiklerinizde problem yaşıyorsanız, sitenizde var olan teknik bir problem ziyaretçilerinizin Google ve diğer arama motorlarından erişimini engelliyor olabilir. Bu gibi durumlarda bir SEO danışmanından destek alınmasını tavsiye ediyorum. 

Seyahatlerinizi yalnız mı yapıyorsunuz; başka kişilerle mi? 
Genellikle yalnız yapıyorum, bazı durumlarda arkadaşlarımla. Yalnız çıktığımda kendimi daha fazla keşfetmek ve yeni insanlarla tanışmak zorunda hissediyorum. Böylece seyahatim daha verimli hale geliyor. Seyahat ettiğiniz bir şehri orada yaşayan bir insandan daha iyi bilemezsiniz. Bu yüzden onlarla tanışıp yaşam tarzları hakkında bilgi ve ipuçları alıyorum. Bunu yapmak bazen sevdiklerimle seyahat ederken mümkün olmuyor.  

Seyahat rotalarınızı nasıl belirliyorsunuz? 
Çoğu gezgin arkadaşımız rotasız seyahat etmekten hoşlanıyor ancak benim için durum aynı değil. Ben gideceğim yerleri genellikle araştırıp oralarda mutlaka bulunma arzusuyla seyahat ediyorum. Bu da rotama sadık kalmamı gerektiriyor. Seyahat ettiğim şehrin komşu şehirlerinde de elimden geldiğince zaman geçirmeye çalışıyorum. Bu bazen rotamdan çıkmama neden olsa da küçük şehirlerde kültürün daha yoğun yaşandığı bir gerçek ve bu gerçek mutlaka yaşanmalı.  “25 ülke gezdim”, “30 ülkeye ayak bastım” diyebilmek için seyahat etmiyorum. Kendimi iyi hissettiğim bir ülkeyi çok kez ziyaret ettim. Aynı ülkeye defalarca seyahat etmek yerine başka yerler de görebilirdim. Seyahat etmemin nedenlerinden biri de bu, iyi hissetmek...

Sinan Yeşiltaş:

Bugüne kadar gittiğiniz yerler arasında sizi en çok neresi etkiledi? Neden?  
Bu soruya duygusal cevap vereceğim: Budapeşte. Uzun bir süre yaşadığım bu şehirde çok güzel anılarım var. Bunda orada yaşamını sürdüren arkadaşlarımın da etkisi çok fazla. Tüm alanlarda zengin bir şehir. Her gittiğimde keşfedecek bir yer bulabiliyorum ve anılarımı tazeliyorum.  

Sinan Yeşiltaş:

Etkilendiğim diğer şehirler ise Krakow ve Porto oldu. Tarihin en üzücü olaylarının yaşandığı Krakow’daki atmosfer çok farklı. Bu atmosferin içerisinde genç nüfusun eğlenceli yaşantısı özenilmeyecek gibi değil.  

Porto ise okyanusla tanıştığım ilk şehir. Rotamda bulunan Porto’yu pek araştırma vakti bulamamıştım. Bu yüzden beklentim de düşüktü. Fakat her sokak, mekan, sahil, festival beni şaşırtacak bir güzelliğe sahipti. Okyanus plajlarında sörf yapan insanların hayattan zevk alışı izleyenleri mest ediyor. 

Seyahat ettiğiniz yerlerin tarihi mirasları mı, doğal güzellikleri mi yoksa kültürel atmosferi mi sizi etkiliyor?  
Hepsi ancak en fazla hangisi öne çıkıyor diye soracak olursanız  hiç düşünmeden doğal güzellikler derim. Doğal güzellikler insanın ruhundaki cevheri ortaya çıkarır. Bu cevher ortaya çıktığında kendimi monotonluktan uzaklaşmış hissediyorum. 
Tabi ki tarihi miraslar ve kültürel atmosfer de etkileyici. Adımınızı bastığınız beton parçasında 500 yıl önce nelerin yaşandığını bilmek bazen üzülmenizi, bazen sinirlenmenizi bazen de yüzünüzde ufak bir gülümseme oluşmasına neden olabiliyor.  

Sinan Yeşiltaş:

Gittiğiniz yerlerdeki yerel halkla iletişime geçer misiniz? Bunun sizin için nasıl bir önemi var?  Yerel halkla iletişime geçmek seyahatimin en önemli noktalarından. Kilometrelerce uzaklığın hissini bir alışveriş merkezinde değil; yerel halktan öğrendiğiniz bir rooftop’ta veya merdiven altı barda yakalarsınız. Yaşam tarzı olarak hiçbir ortak noktaya sahip olmadığınız yerel biriyle gireceğiniz diyalog sırasında her cümleden kendinizi geliştirecek bir ipucuna sahip olabilirsiniz. Çok kısa süre bile olsa birlikte geçireceğiniz zaman sizin artık o ülkede bir kapınızın olmasını sağlar. Para değil, kapı biriktirin! Diğer yazar arkadaşlarımız da aynı fikirde. Zaten önceliğimiz farklı içerikler sunmak olduğu için bunu yapabilmenin en iyi yolu yerel halktan fikir yardımı almak. 

Görmek istediğiniz ülkelerden de bahsedelim isterseniz. Yakın zamanda gerçekleştirmek istediğiniz bir seyahat planı var mı? 
Güney Afrika’da en az bir yılımı geçirmek gibi bir hayalim var.  Fırsatım olduğunda gideceğim ilk yer Fas olacak. Sri Lanka ve ve İzlanda ise gitmek için sabırsızlandığım diğer ülkeler. Türkiye’de ise Mardin henüz göremediğim ve gitmek istediğim yerlerden.  

Yaşıtınız gezginler için hangi seyahat rotalarını önerirsiniz? 
Tarihi dokusu ve eğlenceli yaşamı ile Orta Avrupa, muhteşem doğal güzellikleri ile Norveç, deniz tutkunlarına ise okyanus tecrübesi için kesinlikle Portekiz’i öneririm. 
   Sinan Yeşiltaş:

Çoğu seyahatim sırasında herkese olduğu gibi bana da hayat kurtarıcı bilgiler sunan Gezimanya’ya bu söyleşi için hem kendi adıma hem de diğer Gezi Rehberleri yazarları adına teşekkür ederim.  

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar