Google+

AMERİKA'DA ŞİFAYI KAPMAK

226219 Oca 2017Özel Yazı

Başlıktan da anlaşılacağı gibi Amerika’da hasta olmak üzerine yaşadığım deneyimleri paylaşacağım sizlerle. Thermopolis’te 3 aydan fazla bir süre kaldım ve günümün yaklaşık 7-8 saati çalışarak geçiyordu. Bünyem beni her zamanki gibi hiç şaşırtmadı ve evden uzaklaşmamın üstünden daha 1 ay geçmeden grip oldum. Otelde housekeeper olarak çalışıyordum ve odaları temizlerken genellikle klimayı açıyorduk ve çıkarken de kapatıyorduk. Günde 20-25 oda temizlemeden ne kadar hava değişimi olduğun siz hesap edin. Sonuç olarak şifayı kaptım ve Amerika’nın suyundan mıdır nedir grip belirtileri bile evrim geçirmiş sanki.

AMERİKA'DA ŞİFAYI KAPMAK

Amerika’ya gelmeden önceki araştırmalarımda hasta olmamak için elimden geleni yapmam gerektiğini ve doktor muayenelerinin inanılmaz pahalı olduğunu biliyordum ama hastalık bu sonuçta engellemek pek de kolay olmuyor haliyle. Yaklaşık 20 gün griple uğraştım. İlk klasik boğaz şişmesiyle başladı, 1 gün sonra geçti tam çok şükür derken ateşler başladı. Ama nasıl ateş, sabah, akşam ne uyuyabiliyor ne de adam akıllı çalışabiliyordum. Yaklaşık 1 hafta boyunca limon yedim, ikide bir sıcak su içtim, doktora gitmemek için direndim. 1 hafta ateşim düşmedi, ateş ölçerim de yoktu ama hissediyordum yüksek olduğunu. 1 hafta geçti, işteki performansım iyice düşmüştü, geceyi evin dışındaki kanepede geçiriyordum sıcak basmalarından dolayı. 

Evinde kaldığım Cassie ve işteki HK müdürümüzün de tavsiyesiyle en sonunda “Gideyim, ne olacaksa olsun, yeter ki geçsin.” diyerek hastaneden randevu aldık. Neyse ki işten de izin almıştım ve o gün Cassie’nin işi vardı, Jenni’den beni hastaneye götürmesi için rica etmiş. Neyse biz gittik, form doldurttular, sağlık ocağının biraz daha büyüğüydü. Girmeden önce boy, kilo, tansiyon ölçümleri, klasik şeylerden sonra doktorun yanına gittik. Doktora da pek benzemiyordu ya neyse ben anlattım derdimi anlatmaya… Elinde ipad sorunlarımı dinliyor o da işte...

AMERİKA'DA ŞİFAYI KAPMAK-1

​İşte uyuyamıyorum geceleri, ateşim yüksek, ölçemiyorum ama hissediyorum, şu ilaçlardan birkaç tane içtim vs. O ara arkadaşlardan biri de yanında Augmentin getirmişti, 2-3 tane ondan içmiştim. Hemen sordu tabi:

          - Nereden getirdin bu ilaçları?
          - Türkiye’den arkadaşım getirmiş.
          - Bu ilaç çok iyi ve de kuvvetlidir.
          - Evet, ama bana bir etkisi olmadı çünkü düzenli kullanamadım, çok az var.

Boğazımda şişlik olup olmadığını kontrol ettikten sonra:

         - Boğazların da şiş değil, şu an ateşin de yok.
         - Boğazlarım sadece ilk gün şişti, sonra ateş oldu hep, şu an yok ama sabahları çıkıyor genelde.
         - O zaman sana ateş düşürücü ve antibiyotik yazalım.

AMERİKA'DA ŞİFAYI KAPMAK-2

Hastaneden çıktık (Fiyatı merak edenler için ilaç harici muayene 100 dolar) ve Family Dollar adındaki markete gittik ilaçları almak için. Ben başladım ilaçları içmeye, öyle öyle bir hafta daha geçti, değişen hiçbir şey yok tabi. Yine işte çok zorlanıyorum, ateş düşmüyor. Böyle bir doktora daha gider miyim muayene olmaya? Tekrar markete gittim 40-50 dolarlık alabildiğimce meyve aldım ve onları yemeye başladım, sıcak su ve limon da devam. 2 gün içerisinde ne ateş kalmıştı ne de halsizlik. Kendi kendimin doktoru oldum. 

Hikaye burada bitsin isterdim ama ne yazık ki, şanssızlık yaşamadığım tek bir an bile olmadı desem yeridir. Amerika’ya 2015 yazında gittim ve 2015 yılının şubat ayında dizimden ciddi bir sakatlık geçirdim. Diz kapağımın çok yakın bir bölgesinde çatlak oldu düştüğüm için; hatta hala ağrısını çekerim. Thermopolis’te ikinci ayımdı sanırım, bu arada kaldığım ev iki katlı ve giriş katı üstte, yani yatağım alt katta. Gece su içmek için yukarı çıktım, karanlık her yer, aşağıya inerken son iki basamağı göremedim, yine sakat dizimin üstüne düştüm. Aynı acıyı yaşamıştım resmen ve uyku sersemliğiyle hemen gittim yattım. Sabah işe gitmek için kalktığımda dizim inanılmaz ağrıyordu ve açıkçası korkmadım desem yalan olur. İşe gittim, 1-2 gün idare etmeye çalıştım, buz koyuyorum sürekli, dizliğimi yanında götürmüştüm zaten, ama olacak gibi değil bir şeyler yapmam gerekiyordu.

AMERİKA'DA ŞİFAYI KAPMAK-3

Bu sefer doktor değil de başka bir alternatif düşündüm. Bir otelde oda temizlemede çalışıyorsanız eğer bu, gün içinde çok sayıda eğileceğiniz anlamına geliyor ve o iki gün bana inanılmaz ıstırap çektirmişti. Baktım böyle olmayacak, iş çıkışı patronumla konuşmaya karar verdim. Cesaret hapı yutmuş gibi:​

​      -  Size bir şey söylemem gerekiyor, büyük bir sorun var.
      -   Nedir, söyle tabi
      - 4-5 ay önce böyle böyle oldu, düştüm, ameliyat olacaktım neredeyse, dizim inanılmaz kötüydü ve ben yine üzerine düştüm. Şimdi de korkuyorum kötü bir şey var diye ve oda temizliğini yapamıyorum, eğildikçe çok canım yanıyor. Bundan sonra laundry (çamaşırhanede) çalışamazsam Türkiye’ye geri dönmem lazım.

AMERİKA'DA ŞİFAYI KAPMAK-4

Bu arada laundry, HK’nın en zahmetsiz yeri çünkü sadece çamaşır katlıyorsun, bazen sabahları odalardaki kirli çamaşırları toplamak için sepetle geziniyorsun hepsi bu. O ara da çamaşırhanede tam hatırlamıyorum 3 ya da 4 kişi çalışıyordu. 90 odalı otele fazla bile bu sayı. Kadın kabul etse bu dediğimi hem oda temizliğinden bir elemanı eksilecek hem de gereksiz yere çamaşırhaneye biri eklenecek. Ben sorduktan sonra 2 saniye düşünmeden cevapladı:

"Elbette, senin sağlığın her şeyden önemli. Yarından itibaren orada çalışıyorsun, merak etme."

Ben tabi teşekkür ede ede bir hal oldum. İlk iş günümdeki sert mizaçlı kadın gitmiş, beni gerçekten anlayan biri oturuyordu karşımda. O yüzden Mary T.’nin yeri hep ayrıdır bende... Çamaşırhaneye geçtikten sonraki 1,5 ayım çocuklar gibi şen geçti, mutluydum, az yoruluyordum ve dizimi çok zorlamıyordum. Yavaş yavaş ağrısı da azalıyordu zaten.

AMERİKA'DA ŞİFAYI KAPMAK-5

Amerika’da hasta olmayın tavsiyesi vermek biraz saçma olur ama olmamak için elinizden geleni yapmalısınız. Belki de benim kaldığım yer kasaba olduğu için pek verim alamadım sağlık sisteminden ama sonuçta dünyanın neresinde olursanız olun kendi başınasınız...

Amerika'da şifayı kaptım kapmasına da en zoru da kendi kendimin doktoru olmaktı. Hayatı parayla pulla değil; deneyimlerle doldurmak gerek... İşte bunun için Bi'dünya gezelim diyoruz... Diğer yazılarımı merak edenler için: bidunyayer

Yorumlar(0)

Yorumlar