Antananarivo - Madagaskar

Milyonlarca yıl önce Afrika anakarasından ayrıldığı söylenen Madagaskar, dünyanın dördüncü büyük adası ve başkenti Antananarivo.  Kelime anlamı ise“büyük kırmızı ada.” Bu tropikal ada dünyanın biz insanlara hediyesi adeta. Endemik hayvanları ve bitkileriyle mutlaka bir kere gidip ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Burada yaşayan insanlara Malgaş deniyor. Bu nedenle adanın bilinen diğer adı Malgaş Cumhuriyeti.

Burada kast sistemi uygulanıyor ve insanların ortalama yaşam süresi 55 yıl. Günlük yaşamı belirleyen inanç şekline “fady” deniliyor. “Tabu” anlamına geliyor ve farklı gruplara ayrılıyor. Evdeki iki kapıdan sadece birinin kullanılması, diğerini sadece ölen kişiyi evden dışarı çıkartmak için kullanılması, aile büyüklerinin dediği herşeyin koşulsuz kabul edilip uygulanması bunlardan sadece bazıları. Bu fady’lere kesinlikle ters düşmüyorlar ve hayatlarını bunlara göre şekillendiriyorlar. Fotoğraf: commons.wikimedia.org

Fady’ye uygun olacak şekilde gerçekleştirilen bir sünnet etme gelenekleri var, buna da “Sambatra” deniliyor. Sünnet ancak cuma ile başlayan yıllarda yapılıyor. Eğer uzun seneler cuma ile başlamazsa çarşamba ile başlayan yıllarda da yapılabiliyor. Ancak sünnet öyle yarım saatte falan bitmiyor, tam tamına 1 hafta süren törenler ile yapılıyor. Daha öncelerde ise 1 ay sürüyormuş. Bir de bunun yanında ölüleri mezardan çıkartma törenleri var. Fotoğraf: www.fao.org

Madagaskar’ın zenginlik ve damak tadı ölçüleride haliyle farklı, bu topraklar uçsuz bucaksız pirinç tarlalarına sahip. Her öğünlerinde mutlaka pirinç yer alıyor. Pirinç yoksa sofrada onu yemekten saymıyorlar. Pilavı da yağsız, tuzsuz lapa şeklinde pişiriyorlar. Madagaskar’daki inek ve öküzlere “Zebu” deniyor. Zebu’ların nüfusu insan nüfusundan çok bu adada. Zebu bir zenginlik ölçütü olarak kullanılıyor aynı zamanda. Fotoğraf: www.flickr.com

Bu adada yaşayan canlıların %95’i endemik, dünyanın başka bir yerinde görmeniz mümkün değil. 35 türü olan lemurlar da bu adaya özgü olan hayvanlardan. En küçükleri 25 cm’den başlıyor. Çok büyüklerine ise “indiri” adı veriliyor. Siyah lemurlar su içerken, beyaz lemurlar içmiyor. Ancak siyahlar içtikten sonra içiyorlar. En çok bambu filizi yiyorlar. Soyları tükenmesin diye lemurlar koruma altına alınmış. Fotoğraf: www.pulseaafrica.com.za

“Aye aye” dedikleri kedi büyüklüğünde sincaplar da sadece bu adaya özgü. Bir de ışık saçan kaplumbağalar (Geochelone radiata) oldukça sıradışı. Kahverengi kabuklarının üstünde konumlanan geometrik sarı şekilleri olan bu hayvanlar çölde yaşayıp kaktüsle besleniyorlar.

Adanın faunası da çok zengin. Burada yetişen madagaskar menekşesi kan kanseri için oldukça etkili bir bitki. Ada halkı için Boabab ağaçlarının özel bir anlamı var. “çok tohumlu meyve” anlamına gelen bu ağaçların ömrü 2.000 ila 5.000 sene arasında değişiyor. Bu ağaçlara, şişe ağaçları veya tepetaklak ağaçları da deniyor. En önemli özellikleri ise ateşe karşı dayanıklı olmaları. Bu nedenle pirinç ekimi için arazi açmak istendiğinde ormanlar yakıldığı zaman sadece bu ağaçlar ayakta kalıyormuş.

Etiketler