Auckland - Yeni Zelanda

Yeni Zelanda’nın Auckland’ındaysınız eğer gitmeniz gereken ilk yer Auckland Limanı ve Köprüsü olmalı. Ayrıca Mission Point bölgesine gelip çok güzel kareler yakalayabilirsiniz.

Yeni Zelanda’nın toplam nüfusu 4 milyon, nüfusun 1,5 milyonu Auckland’da yaşıyor. Hizmet sektöründe çalışanlar (şoför, garson, tramvay sürücüsü) hep yaşlı bay ve bayanlar, genelde 60-80 yaş arası. Genç nüfus daha çok bankalar ve idari kademelerde çalışıyor.

Auckland’ta bulunan Sir Robert Parkı’da mutlaka uğranması gereken yerler listesinde yer alıyor. içinde çok güzel bir savaş müzesi var. Bu müze mutlaka görülmeli. Maurilerin yaşamları canlandırılmış burada. Yaptıkları sal ve kanoları ve yaşam şekillerini görebilirsiniz. Katıldıkları her savaşın anısına ayrı ayrı bölümler yapılmış. Burada birde Gelibolu köşesi bulunuyor. Bu köşede bir Türk askerinin resmi, matarası, kimliği, Kızılay çantası, kemeri, çakısı gibi pek çok şahsi eşyası sergileniyor.

Daha sonra rotanızı Waitomo bölgesine çevirmelisiniz. Burada hem bir Mauri Köyü'nü ziyaret edebilir hem de Ruakuri Mağarası’nı gezebilirsiniz.  Burada meşhur haka danslarını da seyredebilirsiniz. Bu arada Mauri selamlaşması da hayli ilginç. Karşı karşıya gelen iki kişi önce alınlarını sonra burunlarını birbirine sürterek selamlaşıyorlar.

Ardından Ruakuri Mağarası’na gelebilirsiniz. Mauri dilinde “rua” mağara, “kuri” köpek anlamına geliyor. Bu bölgede bulunan ve “kuri” adı verilen köpekleri de yiyerek neslini tüketmişler.  Efsaneye göre bundan 400-500 yıl önce genç bir Mauri avlanmak için bu bölgede dolaşırken bu mağarayı keşfetmiş. Mağaraya gireceği sırada da vahşi köpeklerle karşılaşmış. Bu nedenle buraya köpek mağarası anlamına gelen Ruakuri deniliyor. 

Sırada gayzerler bulunuyor. Whakarewarewa, bir çok gölün yer aldığı termal bir alan. Tam bir doğa harikası. Yerkabuğunun 13 km altındaki magma tabakası, zayıf bulduğu yerkabuğu bölgelerinden dışarı çıkıyor. Fokur fokur kaynayan çamurlar, 30 metreye kadar fışkıran tazyikli sular ve buhar; işte bu manzara mutlaka seyredilmeli. Doğal olarak buradaki kayalar da çok sıcak. Üzerlerine dokunurken dikkatli olmalısınız. Yer yer kayaların rengi beyaz, kırmızı, gri, sarı tonlarda. Bu renk farklılığı suyun içindeki minerallerin farklılığından kaynaklanıyor.

Bu bölgede yaşayan yerel halk bu suyu ısınma ve yemek pişirmede kullanıyor. Bir kısmı da termal havuzlara gidiyor. Yalnız burayı görmek için bile bunca yola katlanmaya değer.