Avignon - Fransa

Kültürü, sanatı ve renkli sokakları sevenlerden misiniz? Öyleyseniz rotanızı Fransa’nın Provence bölgesinde bulunan Avignon’a çevirmelisiniz.  Avrupa’nın en önemli kültür şehirlerinden biri olarak niteleyebileceğimiz Avignon’da yapılacak o kadar çok şey ve gezilecek o kadar çok yer var ki…

Avignon bir kültür, sanat ve tarih kenti. Surlarla çevrili eski kent merkezinin içi adeta bir açık hava kültür sarayı. Gece geç saatlere kadar sokak sanatçıları etrafı renklendirirken sizler zevkli ve mütevazı bir restorant veya kafede yemeğinizi atıştırıp, şarabınızı yudumlayabilirsiniz. Burada ne yenmeli derseniz Avignon'un en ünlü yiyecekleri arasında deniz ürünlerinden ve sebzelerden oluşan menüler bizleri karşılamaktadır. Örneğin karides, midye, ıstakoz gibi deniz ürünleri mutlaka tadılması gerekenler arasında başroldedir. Bir fasulye yemeği olan cassoulet, sosisli ördek ve kaz ciğeri de kesinlikle tadılmalıdır.

Kenti gezmeye başlamadan önce güzelce kahvaltı etmelisiniz ne de olsa gurmelerin ülkesindesiniz. Sizler taze kruvasanlarınızı ağır ağır çiğneyip sıcak kahvelerinizden yudumlarınızı çekerken sokak gösterileri dur durak bilmeden gözlerinizi okşamaya devam edecektir. Bu arada belirtmeden geçmemek gerek şehirde haliyle lezzetli ve çeşit çeşit Fransız peynirleri de oldukça ünlü. Yani kahvaltılarınızda da bu peynirlerden yiyebilir ve hatta dönerken yanınızda da getirebilirsiniz. 

Eğer konaklama için farklı bir şeyler denemek istiyorsanız, burada gerçekten bu farklılığı bulabilirsiniz. Şehrin bir kaç kilometre dışında yer alan belli başlı şatolar turizme açılmış durumda. Bu şatolarda kalıp, geçmişin atmosferini soluyabilirsiniz. Birkaç günlüğüne de olsa eski zamanı yansıtan odalarda konaklamanın keyfini sonuna kadar çıkarabilirsiniz. 

Şatoların devasa bahçeleri, korulukları, asırları devirmiş ağaçları ve sizlere verdiği huzur her yerde bulamayacağınız türden. Yani farklı bir deneyim için mutlaka şatoları deneyimlemelisiniz. 

Avignon’un halk arasındaki ikinci adı ‘Papalar Kenti.’ Sebebi ise 1309 ve 1423 yılları arasında Katolikliğin merkezindeki en önemli kentin Avignon olmasından kaynaklanıyor.

14. yüzyılda Roma ve Avignon katolik hristiyanlığın iki önemli güç odağı olarak devamlı bir rekabet içinde olduğundan ve bir çok kardinalin kendini Papa ilan etmesi sonucu katolik dünyası 40 sene süren bir krize girer. Sonunda 1377 yılında Constance Konseyi tarafından sonuca bağlanan bu süreçte Papalığın dünyadaki merkezi Roma değil, Avignon’daki Papalar Sarayı olur. Bu büyük tarihi mirası ile Avignon UNESCO’nun Dünya Kültür Mirasları Listesi’nde yer alıyor.

Papalar Sarayı’nın yanında Avignon Köprüsü ve etrafta bulunan geçmişin izleriyle dolu pek çok yapıyı da ziyaret etmelisiniz.

Avignon sizlere çok şey katacak ve tabiri caizse tadı damağınızda kalacak bir kent.