Google+

Arama formu

BİR SIRT ÇANTASI, BİR DE UÇAK BİLETİ

“Durmadan geziyorsun” diyorlar…
Evet durmadan geziyorum. 25 yaşındayım ve 7 yaşından itibaren neredeyse her sene bir ülke görme fırsatım oldu. Gezme tutkum ailemle başladı. Erasmus deneyimimden sonra ailemden ayrı gezmeye başladım. 
Gezmek kadar güzel bir şey olamaz, bir bağımlılık…
“Genlerinizde mi var kardeşim” diye soruyorlar, sen ayrı, ailen ayrı…
Evet, annemden geçti. Hem doktorluk yapıyor hem de gezi yazarı…
Dünyada neredeyse ayak basılmadık toprak bırakmadılar. Sevdiği işin yanında geziyor. Menü şahane..
O menünün aynısına şu an ben de sahibim, sevdiğim bir işim var ve gezmeye devam ediyorum.
20 yaşından itibaren tek başıma gezmeye başladım. Kalma yerleri ve uçak biletlerini kendim ayarlıyor, sonrasında bir sırt çantası ver elini yurt dışı. Sayısız ülke gezdim, ama bir ülkeye kendimce giriş rekoru kırdım.
Son yapmış olduğum seyahatle beraber sayısı 4’e çıkmıştı.
 
“Ne vardı kardeşim bu ülkede?” diye sordular,
Bıkmadan anlattım, ilk heyecanım hala içimde.
Dili, kültürü, yemekleri...

BİR SIRT ÇANTASI, BİR DE UÇAK BİLETİ

Bizlere “hayatta öyle eğlenilmez, böyle eğlenilir” diyen kişileri içeren bir ülke..
Valencia’sı, Malaga’sı, Barcelona’sı,Madrid’i, Granada’sı,Sevilla’sı, Cordoba’sı. Hepsi de apayrı kültürler…
Ama ortak yönleri; eğlenmeyi çok iyi biliyorlar.
Hangi şehir ile başlasam, macera ile dolmuş artık taşmak üzere olan bir bardaki su misali, İspanya serüvenime. Hepsi ayrı güzel, hepsinde ayrı bir tat...
Valencia ile başlamak istiyorum. Bu şehir ile tanışıklığım, birlikte Erasmus yaptığım zamanda herşeyimizi paylaştığımız dost diyebileceğim birisi sayesinde oldu. Kendisi Valencia’da yaşadığından, Erasmus sonrası da devam eden dostluğumuz sayesinde Valencia’ya giriş çıkışım çok oldu. Her noktasını, nerede ne yeniliceğini artık bir Valencialı kadar iyi biliyor diyebilirim.
Antalya, Bodrumvari yerler artık tat vermediğinden, aynı tadı bu sefer farklı ülkelerde aramaya başladım ve uygun olan yerin Malaga olduğuna karar verdim. Malaga şehri, Türkiye’nin Antalyası diyebilirim. Caddebostan gibi bir sahil koridorunu içeren bu şehir oldukça eğlencelidir. Gitmediyseniz, iş hayatına kısa bir ara için ideal bir yerdir. Diğer alternatif olarak Granada, Sevilla’yı önerebilirim.
Gelelim bir başka şehre...
Bazı insanlar sanat, mimari yapılar sever, onlarla doyar. Bu cümlede gizli özne Barcelona’dır : )
Gaudi’nin nam saldığı bir şehir. Her tarafta Gaudi eserleri. Muhteşem bir sonraki yüzyılın sanat eserlerini yaratmış bir deha çıkaran bir şehirdir, Barcelona.. Gezmekten keyif alacağınız, müzeleriyle muhteşem bir destinasyon.
Başkentleri, Madrid. Kalabalık bir şehir. Diğer şehirlerle karşılaştırma yaparsam, bu şehrin dinamik yapısı içinde kaybolursunuz. Kalabalık bir şehir olduğundan, çok fazla tat vermese de gezilmesi gereken yerler arasındadır.
Bir de bana kendi dillerini aşıladılar.
Çok oldu bu İspanyollar... Ülkelerini geziyorum derken her gidişimde onlar gibi oluyorum kültürlerine çok kolay adapte oluyorum. 5 senedir gittiğim İspanyolca kursu cabası...
Gelecek zamanda tatil planım yine İspanya galiba...
Yakın zamanda bu ülkede ayak basılmadık yer bırakmıyacağım, kararlıyım..
Ayhan Sicimoğlu’nun dediği gibi "Hastasıyım"...
Hastasıyım İspanya’nın...
Adios y hasta luego (hoşçakalın ve yeniden görüşmek üzere)

BİR SIRT ÇANTASI, BİR DE UÇAK BİLETİ-1


Yazar Hakkında

Can Toktaş

Bir sırt çantası bir uçak bileti