Bolu - Türkiye

İstanbul’un hemen yakınında yer alan bir şehir. Bolu ve Bolu’nun güzel ilçeleri. Kalabalığın, işin, gücün hayhuyundan uzaklaşmak isteyenlerin rotalarını çevirmeleri gereken yer burası. Taraklı ve Göynük, dinlendirmek için sizleri bekliyor.

Taraklı Osmanlı’dan kalma evleriyle ünlü tarih kokan ve ‘Cittaslow’ yani sakin kent olarak adlandırılan güzel, küçük bir kasaba.

Burada bulunan 100 - 300 yıllık ahşap evlerin çoğu restore edilmiş, bazıları butik otele dönüştürülmüş. Bunu yaparken bir çoğu aslına uygun düzenlenmiş. Sadece dış mimarisiyle değil, iç dekorasyonuda buna eşlik etmiş.

Bu konakların birinde kalacak olursanız içeride sizi, sakız gibi işlemeli örtüler, sedirler, kanaviçeler, desenli yastık ve yatak örtüleri bekliyor olacak. Hatta duvarlarda bile çerçeve içinde işleme süsleri mevcut.

Arnavut kaldırımlı daracık sokaklarda dolaşabilirsiniz burada. Sokakların iki yanında uzanan adeta tarihin cisimleşmiş hali olan konakları izleyebilirsiniz. Sanki insan gibiler kimi yıkılmış, kimi iyileşiyor, kimi küçük, kimi büyük. Burasının insanı etkilediği kesin.

Taraklı’nın bir diğer önemli yeri ünlü usta Mimar Sinan’ın elinden çıkmış olan Kurşunlu Camii. Caminin adı ise kubbesinin kurşunla kaplı olmasından geliyor. Caminin yanında bulunan bir de hamam var. Burada güzel bir nokta bulunuyor. İlk yapıldığı yıllarda hamamın buharı, merkezi sistem aracılığıyla caminin yerden ısıtılmasında kullanılıyormuş.

Osmanlı gittiği yerlere çınar ağacı ekmek gibi bir adete sahip bir devlet. Burada da bir tane tam 7 asırlık çınar ağacı mevcut. Bazen derler ya ‘dili olsa da konuşsa’ işte bu çınar ağacı tam öyle bir durumda.

Taraklı UNESCO tarafından dünya mirasları listesine alınmak için uğraşıyor. Buradaki bu güzel doku ve etnik yapısıyla da bunu hakediyor. Göynük’e gitmeden önce Taraklı’nın el işleri, şimşir tarakları, salçası ve eriştesi gibi buraya ait olan şeylerinden almayı unutmayın.

Göynük, Taraklı’ya 20 km. uzaklıkta şirin, Anadolu da Türk yaşayışının, yerleşme kültürünün önemli örneklerinden. Tamamına yakını restore edilmiş; 100-150 yaşlarındaki ilk Osmanlı yapıları olan evler; sade ama güzel.

Kasabanın içinden geçen derelerin ve daracık sokakların kenarlarına dizilmiş yada yamaçlarına kurulmuş tarihi Göynük evleri, konakları ve tarihi eserleri ile geçmişi günümüze getiren bir kasaba.

Buranın görülmesi gereken yerlerinden biri Akşemsettin Hz. Türbesi. Camlarından, ceviz işçiliğine kadar Osmanlı’nın bütün izlerini burada görmek mümkün.

İkinci gidilmesi gereken yer; 1923 de Cumhuriyet döneminin ilk kaymakamı Hurşit Bey tarafından, altıgen taş temel üzerine yaptırılmış ve Göynük’ün simgesi haline gelmiş Zafer Kulesi. Kule Göynük’e hakim bir tepe üzerinde heybetle ve Kurtuluş Savaşı başarılarını anımsatırcasına gururla gökyüzüne uzanıyor.

Taraklı’da olduğu gibi Göynük’te de küçücük dükkanlarda yerli halkın yağtığı el işleri ve yöresel ürünler satılıyor. Mevlana Fasulyesi ve Kestane Fasulyesi ise buranın meşhur yemeklerinden.   Bolu, bu kadarla biten bir şehir değil. Buranın doğal güzellikleri ve Osmanlı geçmişinin bıraktığı izleri görmek için fazlaca zaman ayırmanız gerekiyor. Kafası karışanların ve yorulanların gelmesi gereken yer tam da burası.