Caracas - Venezuela Hakkında İlgi Çekici Bilgiler

Venezuela’nın başkenti ve en kalabalık şehirlerinden biri, Caracas. Caracas’da dikkatinizi çekecek ilk şeylerden biri renkli sokaklar ve duvar resimleri olacaktır. Bunun yanında sıkışık bunaltıcı trafik de kendini hemen belli edecek şeylerden biri.İki dağ arasında yer alan Caracas denizden yaklaşık 900 metre yükseklikte yer alıyor.

1

Etrafı dağlarla çevrili olan kent bol yeşilli alanlara sahip. Burada dikkatinizi her evin hatta binaların üst katlarındaki dairelerin bile demir parmaklıklarla korunmaya alınması çekecektir.

Bir binanın 20. katında dahi gördüğünüz bu demir parmaklıkların tek anlamı var buradaki suç oranının çok yüksek olması. Caracas’ı gezip görmelisiniz fakat bunu gece yapmamalısınız. Her daim tetikte olmakta fayda var.

Caracas’ta yerleşim yerleri din ve ırk ayrımına göre değil ekonomik duruma göre yedi bölgeye ayrılmış durumda. 1. bölge en yoksulların yaşadığı bölge yani Barrio (gecekondu mahallesi), 7. Bölge ise zenginliğin alanı.

Kolombiya’dan gelen uyuşturucu Venezuela’daki limanlardan Avrupa’ya dağılıyor. Kentte bireysel silahlanma oldukça yüksek. Uyuşturucu ve seks işçiliğide bununla yarışır durumda adeta. Kentte soygun büyük bir problem oluşturuyor. Bu sebepten eğer büyük bir turist grubuysanız size belli bölgelerde polisler eşlik ediyor. Bir loknatada yemek yenilse dahi polis grubu kapıda beklemeye devam ediyor.

Caracas’ta Bolivar Meydanı’na gidip buradaki yapıları incelemelisiniz ve ardından gene bu meydana çok yakın konumda bulunan Cafe de Venezuella’ya uğrayıp kakao almalısınız. Ayrıca buradaki kahve devlet denetiminde olduğundan özel yerlere göre oldukça ucuz.

Kentin ilk yerleşim yeri olan El Hatillo oldukça renkli ve hareketli bir bölge olmasının yanında alışveriş yapmak içinde en doğru adreslerden biri. Turistik bir gezi için diğer bölgelere göre daha güvenliği olması da buraya bir artı puan kazandırıyor.

Bunların yanında kentin tarihi öğrenmek ve önemli yerlerini gezmek için rotanızı Simon Bolivar’ın anıt mezarına çevirmelisiniz. Simon Bolivar sadece Venezuela için değil pek çok Güney Amerika ülkesi için bir ulusal kahraman. Neredeyse tüm Güney Amerika’ya bağımsızlığını kazandıran Simon Bolivar, bu özelliğinden dolayı “Kurtarıcı” anlamına gelen “EL LİBERADOR” lakabı ile biliniyor.

2

Anıtın yanında Bolivar’ın doğduğu, ailesinin yaşadığı yer ve şapel bulunuyor. Bolivar ailesinin yaşadığı şapel günümüzde müze haline getirilmiş. Müzenin içerisinde Bolivar ve ailesinin kişisel eşyaları, giysileri ve o dönemde kullanılan paralar sergileniyor.

Şapelin tam karşısında heybetli bir yapı olan Milli Kütüphane yer alıyor. Burası sadece dışı ile değil içi ile de oldukça akılda kalıcı bir yer. Ayrıca burada çok önemli bir şey bulunuyor, Chavez’in halka okumasını tavsiye ettiği kitapların bir listesi. Bu liste duvardan yere doğru uzanan bir rulo üzerine yazılmış. Önerilen kitapların sayısı ise 273.

Kütüphaneden sonra Tarih Müzesi ve ardından ana katedrali ziyaret edebilirsiniz. 1600’lü yıllardan kalma katedral oldukça görkemli ve gösterişli. Bu katedralin tepesindeki haç yere düşmüş ama kırılmamış. Haç tekrar yerine takılmış. Ancak haç o mesafeden düşüp kırılmadığı için günümüzde hala kutsal sayılıyor.

3

Buradan sonra Bağımsızlık Meydanı’na gidebilirsiniz. Burada bağımsızlığı simgeleyen uzun siyah – kırmızı renklerde Bağımsızlık Anıtı yer alıyor. Meydanın civarında bir yere oturup yerel Venezuela tabağı alıp keyifli ve lezzetli bir yemek yiyebilirsiniz. Ayrıca mısırdan yapılan ve oldukça ünlü olan Areyas hamburgerini de denemelisiniz.

Venezuela hem fakirliğin hem zenginliğin harmanlandığı bir ülke. Bir yanda kuruşlara düşecek kadar ucuz benzini diğer yanda uyuşturucu ticareti. Burası gerçekten insanı şaşırtan bir ülke. Fakat henüz bitmiş değil burada görüp göreceğiniz. Sıradaki adresiniz Catia la Mar olmalı.

4

Bu güzel bölgeyi anlatmaya başlamadan önce Catia La Mar ve Maiquetia’nın tarihinde yaşadığı en büyük felaketlerden biri olan 1999 Vargas Trajedisi’nden de bahsetmek gerekli.

1999'ların sonlarına 14 Aralık’ta Venezuela’nın kuzey sahilleri çok etkili bir yağış etkisinde kalmış. Yağışlar 16’sı gecesine kadar hiç kesilmemiş. Ayın 15’inde ise yoğun yağışların etkisi ile Latin Amerika sahillerinde toprak kaymasına yol açmış. Aynı zamanda yağışların etkisiyle yolları su başmış. Su seviyesi 50 cm ile 2 metre arasında değişiyormuş. Ardından da tabii sel felaketi. Bu felakette Vargas bölgesinde yaklaşık 10.000 kişi hayatını kaybetmiş.

Bu dönemde Venezuela’nın yardımına Kübalı doktorlar ve ilk yardım ekipleri yetişmiş. 1999’da Küba tarafından Venezuela’ya başlayan sağlık hizmeti desteği, Venezuela’da çok olumlu etkiler de yaratmış. Son 10 senedir 31.000'den fazla Kübalı doktor ve sağlık uzmanı Venezuela'da görev yapmış ve 1998'de 1.000 canlı doğumda 214 olan çocuk ölümleri, günümüzde 13'e indirilmiş.

Catia la Mar bu felaketten sonra tekrar yapılandırılmış. Günümüzde burası diğer bölgelere kıyasla çok neşeli ve oldukça hareketli. Etraf ve sokaklar rengarenk yapılar ile bezenmiş halde.

İki katlı şirin evler, kendinden emin güzel Venezuela kızları. Bir de bunların yanında buraya festival döneminde geldiyseniz her yerde kurdeleler, kostümlü insanlar olacağından bölge bir masal alemi gibi görünecektir.

Burada melez güzelleri daha küçük yaşlarda güzellik ve zarafet okullarına gönderiliyor ve dünya güzeli olabilmek için özel bir süreçten geçiyorlar. 16 yaşına basan kız çocuklarına (zengin-fakir fark etmeden) estetik ameliyat ailesi tarafından hediye ediliyormuş. Hatta güzelliği ile gelecek vaad eden kızlara özel şirketler estetik bursu bile veriyormuş.

Venezuela gerçekten alışılmışın dışında ve samimi bir yer. Eğer biraz farklılık istiyorsanız burası sizin için oldukça uygun olabilir.