Casablanca - Fas Hakkında İlgi Çekici Bilgiler

Kimileri için Fas’ın bir  şehri, kimileri içinse kalplerde iz bırakan bir aşk hikayesinin adı. Genel olarak adını başrollerini Humprey Bogart ile Ingrid Bergman’ın üstlendiği bir Hollywood filmiyle duyurmuş olsa da; Kazablanka bir Hollywood stüdyosundan çok daha farklı.

Eğer 4 milyon nüfuslu ve anlamı ispanyolcada ‘Beyaz Ev’ anlamına gelen bu şehre ayak bastıysanız ve bir liste istiyorsanız işte size bir kaç ipucu.

Etrafta dolaştığınızda filmdeki Ricks Bar’ın pek çok kopyasıyla karşılaşabilirsiniz, bir kaçı hariç pekte dişe dokunur yerler değiller. Fakat Ricks Bar’dan daha önemlisi ve Kazablanka’nın simgesi haline gelmiş olan Kral 2. Hasan Camii’ne doğru yönelmelisiniz ilk olarak.

Cami’nin ilk olarak göze çarpan özelliği minaresinin alışılagelmişin aksine yuvarlak değil dört köşe ve kule gibi olması. Tabii buna ek olarak dünyanın en büyük 3. camii ve en yüksek minareye sahip olma ünvanını da elinde tutuyor. Okyanus rüzgarı eşliğinde caminin dış mimarisini gördükten sonra yavaş yavaş içeri doğru ilerleyebilirsiniz.

Cami 1980 - 1988 yılları arasında 3.300 kişi çalıştırılarak ve doldurulmuş denizin üzerine inşa edilmiş.Yirmi bin metrekarelik bir alana kurulmuş devasa bir dini merkez. O kadar devasa ki içinde 20.000 bahçesinde ise 80.000 kişi aynı anda ibadet edebiliyor. İki kapısı olan caminin denize bakan kapısına kral kapısı deniyor. Kral kapısı denmesi boşuna değil elbette, sadece kral ve maiyeti bu kapıdan giriyormuş.

Kısa bir faydalı bilgi; Fas’ta camilere Müslüman olmayanlar giremiyor. Yalnızca bu camiye Müslümanlar ücretsiz, farklı dini inanca sahip ziyaretçiler ise küçük bir ücret ödeyerek girebiliyorlar. Genede caminin içindeki sütunlar, çiniler, ahşap tavan oymaları görülmeden gidilmemeli.

Camii bittiyse şimdi Casablanka sokaklarına dönmelisiniz. Burası ülkenin ticaret şehri aslında, ve Berberilerin, Arapların , Portekizlilerin, Fransızların elinden gelip geçtiği için pek çok kültürün izini taşıyor. Üstüne birde Casablanca filmini ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen mimarların denemelerini özgün çalışmalarını burada yaptığını koyarsak şehrin rengini az çok kestirebilirsiniz.

Şehri daha iyi anlamak için, okyanusa paralel uzanan Korniş Caddesi’ne gidip sarı kumsalları, son model arabalı Faslı kadınları ve eski şehir Medina’daki dar, kirli sokakları görmelisiniz. 

Ardından ülkenin en canlı caddesi olan V. Muhammed Caddesi’ni, buradaki villaları, korunaklı evleri ve hemen yanıbaşındaki sefaleti farkedebilirsiniz. Kazablanka gerçektende siyah ve beyazın keskinliği gibi zıtlıkları bünyesinde tutan bir şehir. Okyanusta sörf yapan sporculardan, Fransız kızlarına, fakir yerli halktan, göz kamaştıran zenginliğe kadar hepsini burada izleyebilirsiniz.