Çok Zor Koşullar Altında Yaşayan 10 Canlı

Bazı canlıların zor koşullarda yaşadığı, hayatta kalmanın her an bir mücadele gerektiğini kabul etmeliyiz. Ama öyleleri var ki pek çok organizmayı bunların ortamlarına koysanız başarısız olacakları kesin. İşte bunlar arasından seçilen 10 canlı ve son derece extreme koşulları! Kaynak: http://www.toptenz.net/10-organisms-can-survive-extreme-conditions.php 1.Su ayısı(Waterbear) Bu görmüş olduğunuz minnacık canlı aslında yüryüzünün en stresli koşullarına karşı gelen bir kahraman. En sıcak ortamlarda, çok sert soğuklarda, yüksek basınçlı ortamlarda ya da yüksek radyasyonlu alanlarda yaşayabiliyor. Hatta bir avuç suayısını alıp uzaya atsanız, onları tekrar canlı halde bulabilirsiniz. Waterbear oldukça ilginç bir yaratık çok zor koşullar altında dehidrasyona giriyor ve onlarca yıl sessizce hayatta kalabiliyor. Tekrar uyanıp aktif hale gelmesi içinse ortamda biraz su bulunması yeterli geliyor. Harika değil mi?  

2.Hamamböcekleri Popüler bir söylentiye göre nükleer bir faciada yeryüzünde en son kalacak canlılar hamamböcekleridir. Hamamböcekleri yiyeceksiz, susuz hatta başları dahi olmadan haftalarca hayatta kalabilirler. 300 milyon yıllık ömürleriyle hamamböcekleri dinazorların dahi tozunu attırmışlardır. Discovery Channel’ın Mythbuster’ı yaptıkları deneylerle radyasyon söylentisinin gerçekliğini(büyük kısmını) ispatladılar. Takım 1000 rad radyosyon dozundan sonra böceklerin %50’sinin hayatta kaldığını gördü. 1000 rad radyasyon sağlıklı bir insanı 10 dakikalık maruziyette öldürebilecek olan dozaj demek gerisini siz düşünün. Bunun yanında 10.000 radlık (Hiroşimaya atılan atom bombası düzeylerinde) deneylerde sadece %10’luk bir canlı hayatta kalırken 100.000 rad miktarındaki radyasyonda hiçbir canlı yaşamamaktadır.

Bdelloid Bdelloid aslında listenin en ilginç canlısı! Uyum ve hayatta kalmak şekli biraz ürkütücü olsa da kesinlikle eşsiz. Tatlısularda yaşayan bu canlı aseksüel biçimde ürüyor. Bdelloidler zararlı etkilerle savaşmak için çok ilginç bir yol bulmuşlar, diğer canlıların DNA’larını yemek. Bu şekilde yüksek radyasyon seviyesinin bulunduğu ortamlarda, çok kuru, zor ortamlarda hayatta kalmayı başarmışlar. 

Dev Kanguru Sıçanı Genellikle çöl ve susuzluk dediğimizde buna en dayanıklı hayvan olarak aklımıza develer gelir. Oysa ki develerin susuz kalma kotaları sadece 15 gündür ayrıca sırtlarındaki kamburda da su depo etmezler! Fakat bir canlı var ki bir damla suyla bütün hayatı boyunca idare edebilir. 3-5 yıl arasında ömür uzunluğuna sahip olan, besin olarak genellikle tohumları tercih eden bu canlı dev kanguru sıçanından başkası değil! Terlemeyen bu güzel yaratıklar vücutlarındaki suyu da kaybetmiyorlar. Ölüm Vadisi’nde bulunan dev kanguru sıçanlarının türleri tükenmek üzere.

Kurbağalar Bazı kurbağa türleri kelimenin tam anlamıyla donuyorlar. Kuzey Amerika’da bilinen birkaç kurbağada da bu durum görülüyor. Ağaç kurbası olarak bilinen türler kazma yeteneğine sahip değiller ve kış geldiği zaman yaprakların altına girip çevrelerindeki her şeyle beraber adeta donuyorlar. Özel bir anti-freeze sistemine sahip olan kurbağalar aslında hibernasyona giriyorlar, vücutlarındaki yoğun glikoz burada önemli bir rol oynuyor. Bu canlıların bilim insanlarına ilham vermeleri şaşırtıcı olmasa gerek.

Grönland Köpekbalığı Bu köpekbalıkları gerçekten ilginç. Binlerce metre derinlikte yaşayan Grönland köpekbalığının takma adı ‘’Sleeper sharks’’ yani bir nevi uykucular, hımbıllar gibi. Grönland köpekbalıkları hakkında bu şekilde esprili konuşmamıza rağmen yaşadıkları derin ve soğuk sular oldukça korkutucu. Binlerce metre aşağıda 1-2 derecelik sularda yaşamak fazlasıyla zor bir iş. Enerji tasarrufları ve yavaş gitmeleri bu sebepten. Yiyecek konusunda seçici olmayan köpekbalıkları ne buluyorlarsa yakalayıp yiyorlar ya da önlerine ne gelirse demek daha doğru. Halk arasında dolaşan bir efsaneye göre bu canlılar 200 yılı aşkın süre hayatta kalıyorlar fakat yapılan çalışmalar bunun böyle olmadığını gösterdi.

Himalayaların Zıplayan Örümceği Bir Asya kazı 6.437 metre yükseklikte, Peru’nun La Rinconada bölgesindeki insanlar ise deniz seviyesinden 5.100 m yukarıda ikamet ediyorlar. Fakat bunlar bir yana dünyanın en yüksek noktasında yaşayan canlı bir örümcek. 6.700 metre yüksekte yaşamasıyla en yüksek noktada ikmet canlı Himalaya Zıplayan Örümceği. Ufacık bir miktar oksijenle yaşayan bu güzide örümcek rüzgarın sürüklediği küçük böceklerle besleniyor ve yaşamına buralarda devam ediyor.  

Devil Worm-Şeytan Solucanı Bilim insanları on yıllar boyunca çok derin yerlerde sadece tek hücreli canlıların yaşayabileceğini düşündüler çünkü bu kadar zor koşullar altında, oksijen eksikliğinde, basınçta ve extreme sıcaklıklarda çok hücreli bir canlının yaşayabilmesi imkansızdı. Bunun ardından yüzeyin binlerce metre altında mikroskobik bir solucan bulundu! Güney Afrika’da bir mağarada 2.2 mil derinlikte bulunan canlı Halicephalobus mephisto adını aldı. Bu yuvarlak solucan son derece zor koşullara dayanabiliyordu hatta uzay mekiği Columbia faciasında bile hayatta kalmayı başardı! Devil wormun Mars veya başka zor yerlerdeki araştırmalarda kullanılması bekleniliyor.

Isıya Dayanıklı Solucanlar Paralvinella sulfincola olarak bilinen bu solucanlar oldukça aç gözlü denilebilir. Bilim insanlarının yaptıkları bir deneyde farklı ısı alanlarına sahip bir akvaryuma koyulan bu solucan 50-55 derecelik sıcaklığı olan alanları tercih etmiş. Bunun sebebi ise bu sıcaklıkta fazla sayıda bakteri bulunması ve solucanımızın bunlarla bir ziyafet çekmesi. İşin şakası bir yana hayatta kalma işini çok iyi kotaran bu küçük canlı yeryüzünde bizi susuzluktan kavuracak bir sıcaklıkta konfora erişiyor.

Derin Deniz Organizmları Okyanusun fazlasıyla derin noktasını tarif etmek için kullanılan Mariana Çukuru’nu duymuş olabilirsiniz. Burası onlarca kilometre derinlikte ve deniz seviyesinden 1.100 kat daha fazla basınca sahip. Yüksek çözünürlüklü kameralarla burada dev bir amipe rastlandı. Buradan alınan sediment örneklerinden pek çok mikroorganizmanın hayatlarına oldukça rahat şekilde devam ettiği anlaşıldığı. Tabii bunun yanında okyanusun çok daha derin yerleri olduğu ve cehennem çukuru havasındaki karanlık dipsiz suların neleri sakladığı hala tam anlamıyla çözülmüş değil.

Etiketler