Düsseldorf - Almanya

Doğası, tarihi eserleri, sanatsal aktiviteleri ve kültürüyle Düsseldorf mutlaka görülmesi gereken bir şehir. Keşfetmeye başlamak için Media Harbour oldukça uygun bir nokta; nedeni ise burada yer alan 172 metre yüksekliğindeki Rhine Kulesi. Bu kuleye çıkıp Düsseldorf’un ve Rhein Nehri’nin manzarasını içinize çekebilirsiniz. Avrupa’nın en iyi ofis ödülünü alan Stadttor da es geçilmemeli.

Şehrin güney tarafında bulunan ve trenle sadece 6 dakikalık uzaklıkta olan Benrath Sarayı ve Parkı da tarih sevenler için oldukça etkileyici. Bu saray Carl Theodor’un av sarayı olarak 60 hektarlık alan üzerine barok tarzda inşa edilmiş. Belirtmeliyiz ki 1 hektar 10.000 metrekaye denk geliyor. Günümüzde ise bu av sarayının, doğu kanadındaki bölümü Avrupa Bahçecilik Sanatı Müzesi; batı kanadındaki bölümü ise Doğal Bilimler Müzesi olarak hizmet veriyor.

Tarih demişken şehirden 20 dakika uzaklıktaki ortaçağ dönemini yansıtan yapılara bir bakmak isteyebilirsiniz. Barbarossa’nın imporatorluk sarayı Kaiserswerth bunun için uygun olabilir. Fakat sarayın tamamı değil sadece kalıntıları var.

Şimdi biraz insan içine karışıp, alışveriş yapıp, etrafa bakınıp eski şehrin tadını çıkarmalısınız. Düsseldorf’un en haraketli caddelerinden Königsallee bunun için oldukça ideal. Bu sırada da caddenin ortasında bulunan insan yapımı gölü ve gölün kuzey kısmında yer alan şehrin simgesi haline gelmiş Tritononbrunnen Çeşmesi’ni unutmayın.

Eski şehre doğru ilerlerken, önceden Kastenienallee olarak adlandırılan şimdiyse Kral Bulvarı (Könisallee) adını alan yerden geçip köşedeki buluşma noktası olarak da kullanılan ‘Slim Matilda’ saatini geride bırakıyoruz ve Heinrich-Heine-Allee’ye geliyoruz. Bu caddenin sol tarafında bizi Almanya’nın en eski ve yüksek ofis binalarından biri olan Wilhelm-Marx-House karşılayacak. Eski şehir, şehrin en renkli kısımlarından biri. Flinger Caddesi burada ve oldukça hareketli. Etrafa biraz göz atıp dolaşmaya başladığınızda yolunuz mutlaka barok tarzı kiliselerden biri olan St. Andreas kilisesine düşmeli.

Bolker Caddesi de gözünüzü gönlünüzü doyurabileceğiniz yerlerden biri. Karnınızı da tabii. Çünkü burada çok sayıda döner-kebapçı da var.  Caddenin sonundaki üstü sarmaşıklarla kaplı Markplatz ve etraftaki aktivitelerle beraber kendinizi farklı bir zamanda hissedebilirsiniz. Eski şehir dar bir sokakta yan yana dizilmiş 260 tane bar-pub’a ev sahipliği yaparak dünyanın en uzun bar sırası rekorunu elinde tutuyor. İstediğiniz tarzda müzik bulabileceğiniz geniş bir yelpazeye sahip üstelik burası.

Son olarak Deutsch Oper am Rhein (opera), Düsseldorfer Schauspielhaus (tiyatro binası) ve Tonhalle (konser salonu) gitmeniz gereken yerlerden. Bundan sonra artık şehrin ruhunu dinleyebilir, sokaklardaki eğlencelere, aktivitelere katılabilirsiniz. Rheine Nehri kenarı ve bu ana nehre dökülen aynı zamanda da şehre ismini veren Düssel Nehri kenarı kafelerle dolu. Bunlardan birine oturup etrafı izleyip dinlenebilir veya Rheine Nehri manzaralı basamaklarda şehri dinleyebilirsiniz..

Etiketler