Erzurum - Türkiye

Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük kenti olan Erzurum oldukça eski bir yerleşim birimidir. Palandöken Dağı eteklerinde kurulu olan kent son yıllarda kış turizmi açısından büyük önem kazanmıştır. Tarihi yönden çok zengin bir çok eseri barındıran ve adeta bir kültür merkezine benzeyen kent günümüzde önemli bir turizm potansiyeli taşımaktadır.

Günümüzde büyük bir öğrenci kenti olan Erzurum, aynı zamanda Türkiye'nin en büyük 19. şehridir. Şehirde yaklaşık 150,000 öğrenci yaşamaktadır. Bu da şehrin her daim hareketli olmasını sağlamaktadır.

Erzurum'u gezmeye, Rüstempaşa Bedesteninden başlayabilirsiniz. Burası Kanuni Sultan Süleyman zamanında Rüstem Paşa tarafından kervansaray olarak yaptırılmıştır. Günümüzde oltu taşı ağırlıklı tesbihlerin, yüzüklerin, küpelerin satıldığı bir bedesten haline dönüştürülmüştür. 2 katlı, keyifli turistik bir mekan. Fotoğraf: erzurumguide.wordpress

Üç Kümbetler, mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir. Yaklaşık 2 dönümlük bir alan içerisinde silindir tarzda kesme taştan yapılmış 3 adet kümbet bulunmakta. Bu kümbetlerin birinin Emir Saltuk’a ait olduğu biliniyor. Diğer ikisinin ise kime ait olduğu bilinmiyor. Kümbetler’in her biri 3 katlı olsa da, yerin üzerinde sadece en üst katları görünüyor, diğer iki kat ise toprağın altında. Bu kümbetlere ziyaretçi girişi olan en üst üçüncü katından girilmekte. Bir alt katı mumyalama odası, en alt zemin kat ise mezar. Ancak en alt kat olan mezara girilemiyor.

Kümbetlerin karşısında ise Erzurum’a özgü, günümüze kadar ayakta kalabilmiş eski Erzurum taş evleri bulunmakta.

Çifte Minareli Medrese de denilen Hatuniye Medresesi, Anadolu’nun en büyük açık avlulu medresesidir. Alaeddin Keykubat, burayı kızı için yaptırmış, o nedenle adı “Hatuniye”. Dört eyvanlı, çifte minareli çok etkileyici bir Selçuklu eseri. Kesin yapım tarihi belli olmamakla birlikte, kapı girişinin solundaki hayat ağacı figürü ve avlu içindeki sütunlar üzerindeki taş oyma işçiliğinin yarım kalmış olması, 1400’lü yıllarda Moğol istilası nedeniyle inşaatı tamamlanmadan terkedilmiş olması şeklinde yorumlanıyor. Kapı girişlerindeki oyma taş işçiliği ile minarelerdeki turkuaz rengi çini işlemeleri görülmeye değer. Medresenin güney tarafında Hatuniye Kümbeti bulunuyor.

Görülmeye değer bir diğer medrese de, İlhanlı dönemine ait olan Yakutiye Medresesi. Kapalı avlulu bu medresenin minaresi turkuaz çini kullanılarak geometrik motiflerle nakış gibi işlenmiş. Bu medrese günümüzde İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılıyor. Fotoğraf: turizmtrend

Nene Hatun, Erzurum’un en önemli simgelerinden biridir. Tarihimize “93 Harbi” olarak geçen Türk – Rus Savaşı’nda gösterdiği cesaret ve kahramanlığı ile tarihe mal olmuş Nene Hatun’un anıtının bulunduğu Nene Hatun Milli Parkı'da şehirde gezebileceğiniz yerlerden.

Erzurum, son yıllarda adını Palandöken kayak merkezi ile dünyaya duyurmakta. 6,5 kilometrelik kayak parkuruna sahip olan Palandöken’de 6 ay boyunca kayak yapılabiliyor. Erzurum’da kayak kadar popüler olan diğer sporlar ise dağcılık, trekking ve çeşitli su sporları.

Erzurum – Kars karayolunun 60. kilometresinde Aras nehri üzerinde Çobandede Köprüsü bulunuyor. Bu köprü, İlhanlılar zamanında (1297-1298) üç renkli kesme taştan yapılmış ve 128 metre uzunluğunda. 8,5 metre eninde ve 6 kemer gözlü. (ilk yapımında 200 metre ve 7 kemer gözlüymüş)

Etiketler