Granada - İspanya

İspanya'nın Endülüs eyaletinde bulunan Granada, Endülüs Emevileri'nden kalan El Hamra Sarayı ile ünlüdür. Şehir, Türkçede Gırnata adı ile de bilinmektedir. Hem yaz turizmi hem de kış turizmi için İspanya'nın en gözde merkezlerinden olan Granada, Barselona'dan sonra İspanya'nın en göz alıcı ikinci şehri olarak kabul edilmektedir. Granada İspanyolca’da "nar" anlamına gelmektedir.

Şehir yaklaşık 300.000 kişilik nüfusu ile Avrupa'nın yüksek dağları arasında sayılan Sierra Nevada'nın eteklerindeki bir vadiye kurulmuştur. Sierra Nevada’nın en yüksek tepesi 3.481 metre yükseklikteki Mulhacen Tepesi'dir. Şehrin denizden yüksekliği ortalama 650 metredir. Şehir, Darro Nehri etrafında Albaicin ve Alhambra Tepeleri arasında kurulmuştur.

Tarihi yapısı Romalılar'a dayanan şehrin mimarı dokusu, muhteşem sokakları karış karış gezmeye değerdir.

Granada’nın ilk yerleşim bölgesi, bir tepe üstüne kurulu olan Albaicin semtidir. Albaicin semtinde 3 rengin hakimiyeti göze çarpar bunlar; beyaz, yeşil ve kiremit rengidir. Buradaki iki ya da üç katlı evlerin avluları kesinlikle görülmeye değerdir.

Elhamra Sarayı'na girebilmek için ya önceden rezervasyon yaptırıp biletlerinizi almanız ya da sabah günün ilk ışıkları ile bilet gişesi önünde beklemeniz gerekmektedir. Saray dışarıdan ne kadar etkileyici görünse de iç kısmı çok daha etkileyicidir.

Elhamra Sarayı, Nasri Sultanlığı’nın Granada’yı yönettiği dönemde yapılmıştır. Sarayın içinde alçı, kereste ve seramik gibi pek çok farklı malzemeler mükemmel bir uyum içerisinde uygulanmıştır. Saraydaki işlemeler ise çok etkileyicidir.

Sarayın diğer akılda kalan yanı ise Generallife adı verilen göz alıcı çiçekler, bitkiler ve fıskiyelerle süslenmiş büyük yazlık bahçeleridir. Bu yazlık bahçeler, günümüzde her yıl düzenlenen müzik ve dans festivallerine ev sahipliği yapmaktadır.

Bölgenin eskilerinden olan çingeneler, Albaicin'in kuzeydoğusunda bulunan Sacromonte Tepesi'ne yerlermişlerdir. Buraya da, çingene anlamına gelen Gitanos Mahallesi demişlerdir. Halen de bu isimle anılmaktadır. O dönemlerde kayadan yontulma evlerin içinde yaşayan çingeneler şimdilerde beyaz boyalı küçük evlerde yaşamaktadırlar. Günümüzde bu eski evlerde flemenko dans gösterileri düzenlenmektedir.

Granada'nın merkezindeki en hareketli caddelerden biri Elvira diğeri ise Gran Via Caddesi'dir. Granada’da görülmesi gereken yerlerin başında sivri kuleli tarihi katedral yer alır. Eskiden Gırnata Ulu Camii olan bu yapı, şehrin ele geçirilmesinden sonra Kraliçe İsabella'nın emriyle yıkılmıştır. Ardından bu arazi üstüne Kraliyet Kilisesi (Capilla Real), daha sonra da büyük şehir katedrali (Capilla Mayor) yapılmıştır.

Katedralin yanındaki küçük binalar, Endülüs Müslümanları zamanından kalma çarşının dükkanlarıdır. Romalılar döneminden kalan bu çarşı, dar sokakları ile Mısır ve Tunus’taki çarşıları andırmaktadır.

Granada'dan alınabilecek en güzel hediyelikler, Mağribi çinileri, antikalar, kakma oyma tarzındaki ürünlerdir. Bunları almak için en fazla çeşidi Arap mahallesinde bulabilirsiniz. Bunun yanı sıra, diğer Endülüs bölgesi kentlerinde olduğu gibi şal, flemenko cd'leri, kastanyet ve gül motifli ürünleri de her yerde bulabilirsiniz.

Granada'nın merkezinde Endülüs döneminden kalan diğer önemli eser ise, Corral del Carbon denilen tüm İspanya’da yıkılmadan günümüze kadar ulaşan tek kervansaraydır. 16. ve 17. yy.larda burası bir süre tiyatro gösterileri için merkez olmuştur. Şu an turizm bürosu olarak kullanılan binanın avlusunda yaz geceleri flemenko gösterileri yapılmaktadır.

Granada'nın gece hayatı çok renklidir. Buna etki eden en önemli faktörlerden biri de yoğun bir öğrenci nüfusuna sahip olması ve turistik bir şehir olmasıdır. Barlarda neredeyse her gece canlı müzik yapılmaktadır.