Nikaragua’nın güzel bir köşesi daha, Granada! Burası ülkenin en eski koloniyal kenti. Cocibolca Gölü’nün, diğer adı ile Nikaragua Gölü’nün kuzey batısında yer alan kent renkli koloniyal binaları ile ünlü.

Orta Amerika ülkeleri volkanik açıdan oldukça aktif. Masaya Volkanı'nın püskürtmeleri de hala devam ediyor. Buraya gelip tırmanabilir güzel kareler yakalayabilirsiniz.

Puro Nikaragua’nın ana ihraç maddeleri arasında yer alıyor. Dünyada el yapımı puro üreten dört ülkeden biri Nikaragua. Diğerleri ise; Küba, Dominik Cumhuriyeti ve Honduras. Puro severler  Granada'da puro fabrikasını ziyaret edebilirler. Burada üretimin her aşamasını şahit olabilirsiniz.

Eğer denemek isterseniz işin ne kadar meşakatli ve sabır isteyen bir şey olduğunu görebilirsiniz. Puro’nun pahalı olmasıda işte tam buradan geliyor.

Bu ülke yakın zamana kadar (1992) zalim bir diktatör olan Samoza tarafından yaklaşık 36 yıl yönetilmiş. Halk ciddi acılar çekmiş. Bu süre zarfında yaklaşık 50.000 kişi gözaltında işkencelerle ya da sokakta vurularak öldürülmüş. İşte o zamanlardan İtalya’nın faşist diktatörü Mussoli'nin Samoza'ya bir hediyesi olan cep tankı, zamanında halkın çıkmasının yasak olduğu bu tepede sergileniyor.

Burada lezzetli etler yiyip ardından sokakların canlılığına dahil olmalısınız. Sokaklar hakkında bir bilgi, burada alışılagelmiş adresleri göremeyeceksiniz. Adresler merkez yapılara göre yazılıyor, mesela; merkez hastanenin göl yönünde 4. sol gibi. Mektup zarflarına da bu şekilde yazıyorlar, sistem böyle işliyor.

Nüfusu 95.000 kisi olan kentin İspanyolca anlamı ise "Nar" demek.  Burası koloniyal özelliklerini koruyabilmiş bir şehir. Çalınan müzikler, içilen purolar, rengarenk tek katlı evlerde bir Küba havası da hissedebilirsiniz.

Granada’da 6 önemli katedral var. Bunlar;  Ana Katedral, La Merced, Guadalupe, Xalteva, San Francisco ve María Auxiliadora katedralleri. Kentte görülmeye değer bir diğer yapı ise 1748 senesinde inşaa edilmiş olan Fuerte La Polvora Kalesi. Burada tipik bir İspanyol koloniyal şehrinin özelliğini görebilirsiniz. Ortada kare ya da dikdörtgen bir meydan ve bunun etrafında kafes gibi birbirini dikine kesen sokaklar bulunuyor. Kaybolmak imkansız, çıkmaz sokak gibi bir kavram yok.

Granada’nın yanı başında kurulduğu gölde yani Nikaragua Gölü’nde yapılan tekne turları oldukça popüler. Bunlardan birine katılıp güzel vakit geçirebilirsiniz.

8.000 kilometrekare alana sahip olan göl, Nikaragua'nin en büyük, tüm Amerika kıtasınında yedinci büyük gölü. Aynı zamanda dünyanın en büyük onuncu tatlı su gölü. Ayrıca küçük bir dev bilgi, dünyanın içinde köpek balığı yaşayan tek tatlı su gölü olma özelliğine de sahip. Üstelik küçük bu köpekbalıkları insan yiyen türden.

Gölde yüzlerce minik ada ve bu adaların üzerlerinde yasayanlar var. Adaların oluşumu volkanik kökenli. Göldeki adalardan bazılarında maymunlar yaşıyor. Uzaktan fotoğraflarını çekmekle yetinmeniz sağlıklı olabilir. Zira adaya yanaşan teknelere çıkıp çantaları çalmak gibi tatlı özellikleri bulunuyor.