Hiç Alışık Olmadığınız Türden 10 Kaşif

Haritada gezilmedik toprak, tırmanılmadık dağ, geçilmedik okyanus kalmadı. Gidilebilecek her yere gittik, gidemeyeceğimiz yerleri de uzaya gönderdiğimiz uydularla fotoğrafladık. Eski türden kaşiflerin soyu tükenmek üzere desek haksızlık etmiş olmayız. Son yılların yeni kaşifleri ise potansiyelinin nefes kesici sınırlarını keşfetmek için insanlığın gerçekte sahip olduğu yeteneği bize göstererek milyonlara ilham vermekle kalmıyor, aynı zamanda hepimizi şaşkına çeviriyor. Listverse'de Andrew Handley'in araştırmasından yola çıkarak derlediğimiz yürek mi yemiş dedirten yeni nesil kaşifleri henüz keşfetmediyseniz buyurun.

Gary Connery-Wingsuit Pioneer

23 Mayıs 2012'de Gary Connery, yerden 2,400 fit (731,5 metre) yükseklikte bir helikopterden atladı. Bir dakika sonra saatlik hızı 80 mph (128 km / saat), gösterirken inişi gerçekleştirdi. Hem de paraşütsüz! Wingsuit jumping, paraşütü açmadan, kilometrelerce havada salınmayı sağlayan özel tasarım kıyafetlerle uygulanan bir serbest atlayış türü. Gary Connery, serbest atlayışta artık paraşüte ihtiyaç kalmadığına karar verdi ve inişlerini karton kutularla dolu alanlara yönlendirmeye başladı. 42 yaşına geldiğinde Connery 1.350'den fazla atlama yaptı. Muhtemelen siz de onlarca kez onun olduğunu bilmeden, Connery’yi izlediniz. Dublör koordinatörü ve oyuncusu olarak 100'den fazla film ve TV şovunda çalıştı. Indiana Jones, Batman Begins ve son Sherlock Holmes uyarlaması gibi filmlerde dublörlük yaptı. Başka bir deyişle, Batman’in süper kahraman olacağı sahnelerde aradıkları isim Gary Connery. 

Geoff Mackley-Fırtına Avcısı

Geoff Mackley, hiç kimsenin olmak istemeyeceği yerlerde olduğu bir kariyer yaptı. Tusunamiler, kasırgaları ve yanan ormanlar da dahil olmak üzere 70'den fazla ölümcül doğal felaketten görüntüler sağlayan bir fotoğrafçı, Mackley. Herkes kaçarken Geoff Mackley kalabalığın tersi yönünde, kamerasıyla beliriyor. 2010 yılında, Geoff Mackley ve ekibi Vanuatu'daki Marum Volkanının kraterine girdiler, lavlar yüzeye çıkarken. Lav kabarcıkları dokunacak kadar yakın mesafede püskürürken, görüntülerini yakalamak için ısıya dayanıklı elbiseleri ile kraterin 500 metre (457 metre) altına indiler. Mackley’e göre daha da aşağı ineceklerdi, ancak “halat kalmadı”.  

Guillaume Nery-Extreme Freediver

Tüplü dalışın bir versiyonu olan serbest dalışın tek farklı oksijen sağlayan tüpten ve maskelerden bağımsız olması. Serbest dalışçılar, dalış süresi boyunca nefeslerini tutarlar ve çoğunlukla da derinlik ya da mesafe için yarışırlar. Guillaume Nery, belki de en yetkin serbest dalışçılardan. 2006 yılında kendi dünya rekorunu kırarak yüzeyin 109 metre derinine daldı. Şu anki rekor Herbert Nitsch tarafından dalınan 124 metre. 2010'da Guillaume Nery,  203 metre derinliğiyle dünyanın bilinen en derin sualtı mağarası olan Dean’s Blue Hole’a daldı. Derinliği nedeniyle, derinliği nedeniyle aşağıda görüntü çoğunlukla siyaha dönüyor. Nery’nin daldığı çukurdan yüzeye dönebilmesi için çukurun duvarlarına, aynı bir dağcının tırmandığı gibi tırmanması gerektiği  kaydedildi.

Alex Honnold-Free Soloing

Alex Honnold 27 yaşına geldiğinde, Dünya’nın en bilinen tırmanışçılarından olmuştu. "Free soloing" bir koşum takımı ya da halat kullanmaksızın kaya tırmanışıdır ve Alex Honnold’un deneyimleri onu gören her annenin yüreğini hoplatacak cinsten. 6 Eylül 2008'de Honnold, Half Dome'nun Kuzeybatı Yüzünü solo yapmıştır , Yosemite Ulusal Parkı'nda bir tepe olan Half Dome’un Kuzeybatısına tırmandı. Kaya; alttan tepesine olan mesafesi, yaklaşık 600 metre (2,000 fit) olan dikey bir yamaç. Ve bu tırmanışı tek bir ip kullanmadan yaptı. Sonra 2012'de tekrar yaptı ama bu sefer aynı anda Yosemite'deki diğer iki tepeye de tırmandı. 3 tepenin toplam yüksekliği olan 6,500 feet (200 metre)’ye 19 saatin altında tırmandı. 

Robbie Shone-Macera Fotoğrafçısı

Mağaracılık olarak da bilinen, Spelunking, yeraltı mağaralarını keşfetme sporu. Her sporda olduğu gibi, hobi olarak yapanlardan, tutkunu olanlara kadar geniş bir skalası var bu sporu yapanların. Robbie Shone, tutkunlara daha yakın bir yerlerde duruyor bu skalada. Borneo’dan Papua Yeni Gine’ye kadar, bütün Dünya’yı dolaştı. Amacıysa en ilginç mağarayı bulmak ve taşıdığı kilolarca kamera ekipmanıyla “mükemmel anı” yakalamaktı. Seller, şelaleler  -yeraltı labirentlerinde yolunuzu kaybetme ihtimali- ile mağaracılık inanılmaz derecede tehlikeli olabilir, ancak Robbie Shone bir resim çekmek için bütün bunları göze alıyor. Bu maceraların öngörülemeyen tehlikeleri de var, bunlardan bir tanesini Shone şöyle anlatıyor, "Papua Yeni Gine’ye yaptığımız 3 aylık gezi sırasında birkaç gün boyunca gözkapağıma bir sülük yapıştı. Çiğ et ve tuz ile çıkarmayı denedik. " 

Felix Baumgartner-Uzay Atlayışı

Eğer onlarca yılınızı bir dünya rekorunu kırmak adına eğitim ve hazırlık için harcayacaksanız, neden 3 taneyi aynı anda kırmayasınız? Felix Baumgartner'in 14 Ekim 2012 yılında yaptığı da tam olarak buydu. En yüksek paraşütlü atlayış, en yüksek insanlı balon uçuşu ve bir araç dışında ulaşılan en yüksek hız. Baumgartner'ın rekoru tam olarak deniz seviyesinden 39 km yukarıdan, Stratosfer’den gerçekleşti.  Bu yükseklik ticari uçakların uçuş yüksekliğinin ortalama 3 katına denk geliyor. Atlayış sırasında basınca ve dondurucu soğuğa karşı dayanıklı, özel bir kıyafet giyiyordu. 

Dan Osman-Speed Climber

Dan Osman, Free soloing sporunun öncülerindendi, fakat onu tamamen farklı bir seviyeye taşıdı. Sadece bir tek ipin bile güvenliği olmadan yüzlerce metre tırmanmakla kalmadı, tırmanışı mümkün olduğunca hızlı yaptı. Kaya tırmanışı belgeseli olan Masters of Stone IV, Dan Osman’ın Kaliforniya’nın Tahoe Gölü bölgesinde yer alan Bear’s Reach tepesine hızlı tırmanışını konu alıyor. Sadece dört dakika ve yirmi beş saniye içinde Dan Osman, 400 feet (122 km) dikey kayaya tırmandı. Ne yazık ki, heyecan arayışı içinde olan doğası, 1998 yılında Yosemite Ulusal Parkı'nda serbest atlayış sırasında ip koptuğunda ölümüne neden oldu. Bugün binlerce insana ilham kaynağı olmaya devam ediyor. 

Ed Stafford-Amazon Explorer

Amazon Nehri, And Dağları’ndan başlayarak 4.000 mil boyunca dünyanın en bilinmedik ve tehlikeli noktalarına kadar uzanır. 2008 yılında Ed Stafford Amazon Nehri'ne doğru yürümeye başladı ve iki yıl sonrasına 9 Ağustos 2010'da Atlantik Okyanusu’na varana dek durmadı ve nehrin tümünü yürüyen ilk kişi oldu. Yürüyüş boyunca yemek için pirinç ve fasulye taşıdı, geçtiği köylerden kimi ihtiyaçlarını karşılasa da karnını çoğunlukla pirhana avlayarak doyurdu. Amazon ormanının ormansızlaşmasına küresel farkındalık getirmeye çalıştığı yürüyüş boyunca, eski borsa komisyoncusu, anakondalarla, timsahlarla, tropik hastalıklarla karşı karşıya kaldı ve bir noktada bir yerli kavim tarafından yakalandı. 

Lynne Cox-Arctic Swimmer

Lynne Cox, çoğu kişinin araba kullandığı gibi yüzüyor. 70'li yıllarda İngiliz Kanalı'nda yüzme rekorunu kırdığında dikkat çekmeye başladı - iki yıl üst üste yeniledi. 1987'de Bering Boğazı boyunca Alaska'dan Sovyetler Birliği'ne yüzen ilk kişi oldu ve iyi bir günde ortalama 40 F (4 C) olan suda iki saatten fazla bir süre kaldı. Öylesine soğuktu ve uzun sürdü ki, vücut ısısını güvenli seviyelere çıkarmak için ısıtılmış bir odaya kondu. Ama 2003'te Lynne Cox daha önceki başarılarının hepsini soluk bırakan bir şey yaptı. Mayo ve deniz gözlüklerinden başka hiçbir şey giymeden Antarktik'te herhangi birini 5 dakikada öldürebilecek kadar soğuk bir suda 25 dakika boyunca 1,22 mil (1.96 km) yüzdü. 

Erik Weihenmayer-Kör Maceraperest

Belki de bu listedeki en etkileyici kişi olan Erik Weihenmayer, 13 yaşındayken gözlerini kaybetmesine rağmen dağcı, serbest atlayışçı, buzul tırmanıcısı, bisikletçi ve kayakçı. 1995'te McKinley Dağı’nın tepesine 20.320 ft. Yüksekliğe tırmandı. 2001 yılında Erik Weihenmayer, Everest Dağı’na tırmanan ilk görme engelli oldu. Kendi kişisel başarılarının yanında, Tibet’te görme engelli gençlere dağa tırmanma çalışmaları yapan, “Climbing Blind” isimli bir projeye liderlik yapıyor. Şimdi ise Büyük Kanyon’u kano ile geçmeye hazırlanıyor.