Google+

Arama formu

İTALYA İLE İLGİLİ KISA BİLGİLER

Bu yazı Gezimanya üyesi SİBEL AKINCI tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

- Taksilere istediğiniz herhangi bir yerden binemiyorsunuz. Ya taksi duraklarına gitmelisiniz ya da kaldığınız yerden taksi çağırmalısınız. Ücret taksiyi çağırdığınız an başlıyor. Bütün taksilerde taksimetre var. Taksimetre 3 Euro’dan açılıyor.

- Kapalı yerlerde sigara içmek yasak

- Dünyanın en çok zeytin ağacı olan ülkesi… Zeytini yemek için değil, zeytinyağı yapmak için kullanıyorlar ve zeytinyağında dünya markasıdırlar.

- Sabah kahvaltıları sorun olabilir. Bizim gibi mükellef bir kahvaltı bilmiyorlar. Sadece kahve, kruvasan ve kek türlerini tercih ediyorlar. Kaldığınız otellerde de kahvaltı aynı şekilde…

- Siesta uygulaması var. Turistik yerler hariç diğer iş yerleri 12.00-15.00 veya 13.00-16.00 saatleri arası kapalı… Bankalara 12.00’den itibaren müşteri giremiyor. Sadece çalışanlar içerde çalışıyor. Ayrıca Pazartesi günleri resmi iş yerleri saat 12.00’ye kadar kapalı… Çalışanlar öğlene kadar özel rutin işlerini yapabiliyorlar.

- Kuzeyde İtalyanlar açık tenli… Roma’dan sonra daha koyu tenliler ve daha sıcakkanlılar… Bize benziyorlar.

- Yılda 60 milyon turist ağırlıyorlar.

- Turist otobüslerinin turistik şehirlere gelmeden önce rezervasyon yaptırmaları gerekiyor. O kadar çok turist geliyor ki her şehrin otobüs kapasitesi hesaplanmış ve bundan fazlası alınmıyor. Eğer rezervasyon yaptırmasanız şehre giremiyorsunuz. Eğer kaçak girecek olur ve yakalanırsanız 5 bin Euro ceza ödemek zorunda kalırsınız. Ayrıca her araçtan belirli bir miktar ayakbastı parası alınıyor.

- İtalyanlar çoğunlukla gazlı su (soda) içiyorlar. Su alırken aqua naturale yazanları almanız gerekiyor. Diğerleri gazlı su… 1 küçük su şişesi 1 Euro…

- Burada eski binaların dış cephelerine kesinlikle dokunamazsınız. Bu binaların tamirine ve boyasına belediye karar veriyor. İçeride tadilat yapmak serbest…

- Restoranlarda veya kafelerde kahve içecekseniz eğer; ayakta içecekseniz ayrı fiyat, oturarak içecekseniz ayrı fiyat ödüyorsunuz. Çünkü buralarda oturma ücreti alıyorlar. Ayrıca restoranlarda hesap fişlerinde “koperto” olarak belirtilen ve hesaba yazılan bir ücret var. Bu yemek veya garson bahşişi değil… Tuz, biber, peçete gibi tükettiğiniz malzemelerin ücretidir.

- Şehirlerarası yollar çok güzel… 1950’li yıllarda yapılmışlar ve sürekli yenileniyorlar.

- Oteller turist gruplarını saat 14.00-15.00’ten sonra alıyorlar. Çünkü temizlik ancak bitiyormuş.

- Euro’ya geçtikleri zaman İtalyanlar da krize giriyor. En düşük işçi aylığı 900 Euro… Bu ilk işe girişteki ücret… Bu ücretin altında işçi çalıştırmak yasak… İş yerlerinde sigortasız işçi çalıştırılmıyor. Ortalama maaş 1300-1400 Euro… Bu miktar bir ailenin geçimine yetmiyor. Örneğin Floransa’da şehir içinde 35 metrekarelik bir evin kirası 1000-1100-1200 Euro’dan başlıyor. Şehir dışında 600-700 Euro civarında… Liret (İtalya’nın eski para birimi) döneminde alım gücü daha fazlaymış… Örneğin bir eşya 25 Liret ise 25 Euro olmuş… Ama maaşlar bu şekilde artmamış… Bu yüzden Euro’ya geçişte çok zorlanmışlar. Kriz o kadar ki Noel’de bile belediyeler masraf olmasın diye sokak süslemelerinde kısıntıya gidiyorlarmış.

- Emeklilik yaşı 63-65, emekli maaşı ise 900-1000 Euro arasında…

- Venedik’te gondolların yarım saati 150 Euro… Her biri 6 kişi alıyor. Bir şişe şampanya da hediyesi… Aman! Daha ucuz olsun diye üçkâğıtçıların eline düşmeyin lütfen! Her zaman ilk önce dikkat ve önlem…

- Hırsızlık da dikkat edilmesi gereken sorunlardan biri…  Çantalara, telefonlara ve fotoğraf makinalarına dikkat!

- İşçi hakları oldukça iyi… Sendikalar çok güçlü… Eğer bir dükkâna kapanmadan 5 dakika önce girip 10 bin Euro’luk alışveriş yapacağım deseniz bile sizi içeri almıyorlar. İşte karşınızda sendikaların gücü! İşçiler en fazla 8 saat ve 8.00-12.00 / 15.00-19.00 saatleri arasında çalışıyorlar. 12.00-15.00 arası siesta zamanı… Ayrıca burası Avrupa’da en çok grev yapan ülke… Gardiyanlar bile grev yapmış. Artık siz düşünün!

- Burada çiftçiler de çok iyi para kazanıyor. Eğer devlet ürünlerine iyi para vermezse hadi bakalım greve! Bütün çiftçiler traktörlerle otobanları kapatıyorlar ve devlet de istedikleri fiyatı vermek zorunda kalıyor.

- Sağlık sistemleri de oturmuş. Bizdeki gibi özel hastaneler yok… Sadece devlet hastaneleri var ve randevular 3 veya 6 ay sonrasına verilmiyor. Yani hastanelerde sürünmüyorsunuz. Aile hekimliğine yıllar önce geçilmiş.

- Avrupa’nın en büyük fidan yetiştirme merkezi… Dünyanın her yerine tekstil makinesi satıyorlar. Ayrıca dünya genelinde pek çok yol ihalesi alıyorlar. Örneğin bizdeki 3. Boğaz Köprüsü yol yapımı ihalesini İtalyanlar bir Türk firması ile birlikte almışlar. Bunun yanı sıra silah sanayisinde de markalar… Her türlü meyve sebze yetişiyor. Dahası mutfak mobilyasında da markalar… Modayı ve modanın önemli markalarını da unutmayalım. Tabii turizm de var… Çanta, şarap, zeytinyağı, mermer, mobilya gibi sektörlerde de markalar ve çok iyi para kazanıyorlar. Ayrıca devlet çok iyi vergi topluyor; vergi kaçıramıyorsunuz. Eğer yakalanırsanız cezası çok büyük… Bizdeki gibi lüks araçlar yok. Çünkü vergileri çok fazla… Ortalama olarak kazancın % 40-45’ini devlet alıyor. İyi, hoş, güzel de bunca kazanılan para var, bunlar hala nasıl krizde oluyorlar? İşte bütün mesele bu! Burada mafya var demiştim… İşte burada mafya her yerde… Hele güney şehirleri felaket! Güneyde köylerin ve kasabaların mafya tarafından sahipleri var. Bu sahipler seçim zamanlarında toplanıyor ve hangi partiye oy vereceklerini kararlaştırıyorlar. Daha sonra buralarda seçim çalışmalarında kararlaştırılan partiye oy isteniyor. Seçimlerde bu sahiplerin çocukları, milletvekilliğine adaylıklarını koyuyorlar ve kazanıyorlar. Bundan sonra gelsin yandaş ihaleleri, gitsin akraba ihaleleri! İşte bu yüzden kuzeyliler, güneylileri sevmiyor. Biz çok çalışıyoruz bütün kazancımız güneye gidiyor diyorlar. Bir de kuzey şehirleri pahalı, güney şehirleri ucuz… Bence insanlar isyan etmekte haklı!

- İtalyanlar pamuk üretimini durdurmuş. Pamuk hem çok emek isteyen bir ürün hem de işçi ücretleri ve sigortaları ve diğer harcamalardan dolayı pahalıya mal oluyor. Bu yüzden pamuğu ithal ediyorlar. Daha ucuza geliyor…

SON SÖZ

İşte yine her zamanki gibi bir rüya gibi başladı, bir hayal gibi geçti ve bir film gibi en güzel yerinde bitti…

İTALYA İLE İLGİLİ KISA BİLGİLER


SİBEL AKINCI kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

SİBEL AKINCI

Ben Sibel Akıncı; bir zamanlar ev hanımı bir anne ile astsubay bir babanın  üç kız çocuğunun ortancası olarak Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde doğmuşum… Yıl 21 Aralık 1959… Bu arada ben dünyaya gelmek üzere mücadele ederken annem bir yandan da  eski, İran Şahı Rıza Pehlevi  ile Farah Diba’nın düğün törenlerini radyodan naklen dinliyormuş… Bunlar...