Kandy - Sri Lanka

Hint Okyanusu’nun incisi, göz yaşı şekilli ülkenin ikinci büyük kenti ve eski başkenti, burası Kandy. Budizmin Sri Lankada yayılmaya başladığı ilk kent.

Denizden 488 m yüksekte ve tamamen insan eliyle yapılmış, kocaman bir gölün etrafına kurulmuş Kandy şehri. Hatta göldeki balıklar bile dışarıdan getirilmiş. Oteller ve lüks evler ise genellikle göl manzaralı yamaçlara kurulmuş durumda.

Burada otellerin balkonlarında ‘açık bırakmayın maymun girebilir’ cinsinden uyarılar görebilirsiniz. Abartı olmadığına emin olabilirsiniz etrafta oldukça fazla sayıda maymun var. Onları memnun etmek yada bir maymun arkadaşınız olsun istiyorsanız yapmanız gereken tek şey muzunuzu veya yiyeceğinizi paylaşmak.

Kandy’de ilk durak Peradeniya Botanik  Bahçesi, burası aynı zamanda  Sri Lanka’nın en büyük botanik bahçesi. Denizden 500 m yükseklikte olan bahçenin 3 tarafından Sri Lanka ‘nın en büyük nehri olan  Mahawelii geçiyor.

Peradeniya Botanik Bahçesi,  İngilizlerin sömürgesi olduğu dönemde Kraliyet Bahçeleri adıyla anılıyormuş. Bütün bu laflar boşuna değil elbette. Bu bahçe 4.000 üzerinde tür içeriyor. Orkide evi, kaktüs evi gibi oldukça etkileyici bölümlere sahip. Üstelik etrafından sular akıyor. Bereketli topraklar dersek abartmış olmayız sanıyoruz.

Buradan sonra batik üretim yerine gidebilirsiniz. Parafin, bal mumu ve çam sakızının karışması sonucu ortaya çıkan işleri, kök boyaları ve renkli kumaşları inceleyebilirsiniz. Renkler bu ülkede daha güzel sanki. Küçük bir ip ucu size,eğer boyamanın iyi olup olmadığını anlamak isterseniz kumaşın ön ve arkasına bakabilirsiniz motifler aynı ise bu iyiye işaret.

İkinci adres Kandy Kültür Merkezi. Burayı kesinlikle es geçmemelisiniz. Yöresel danslar ve ateş dansı ülke kültürünün bir parçası. Bu ilginç danslar ve kostümlerle gözünüzü, çalınan müzikler, yöreye özgü vurmalı çalgılar ile kulaklarınızı doyurabilirsiniz.

Ateş dansı öncesi dansçılar vücudlarını bir çeşit yağ ile kaplıyorlar. Sonrasında ise dal parçası muamelesi yaptıkları ateşli sopalarla gösteri başlıyor. Ağızlarından ateş çıkarmak, korun üstünden yürümek gibi filmlerden fırlamış havası veren bütün gösterileri yapıyorlar.

Kandy’nin olmazsa olmazlarından biri ise Buda’nın dişinin bulunduğu Buddha Tooth Relic Tapınağı. Burası her gün binlerce kişini akınına uğruyor. Festival dönemleri ise yere iğne atsanız düşmez deyiminin tam karşılığı oluyor.

Bilmelisiniz ki içeri girerken çok sıkı güvenlik prosedürleri uygulanıyor. Üstler aranıyor ve ayakkabılar çıkartılıyor. Herkes ellerinde tütsü ve çiçeklerle dua ediyor, görüntüler oldukça renkli. Diş ise kapılar ardında saklanıyor. Saat başı açılan kapılardan Buda’nın dişi kase içinde halka gösteriliyor. İnsanlar önünden geçerken şükranlarını sunuyorlar.

Tapınağın duvarlarında Buda’nın yaşamını görebilirsiniz. Doğumu, öğretileri, nirvaya ulaşması hep resmedilmiş. Beyaz renklerle ve ahşapla donatılmış bu tapınak oldukça etkileyici.