Kars - Türkiye

Kars Doğu Anadolu da ülkemizin en doğusundaki ve aynı zamanda karasal iklim dolayısıyla da en soğuk illerinden birisidir. Ülkemizin başlıca kış turizm merkezlerindendir. Bunun yanı sıra kültür turizmi açısından da tarihin çok eski devirlerine uzanan antik kalıntıları ve ören yerleri ile dikkat çeken şehrimizdir. 

Kars, Kafkaslar’dan Anadolu’ya geçişte ilk yerleşim yeri olma özelliğinden dolayı pek çok uygarlığa tanıklık etmiş bir şehirdir. Ruslar’ın hakimiyetindeki şehirde Ruslar’dan kalma zarif taş binalar, geniş kaldırımlı caddeler bulunur. Bu özelliği ile biraz Bakü, biraz Tiflis, biraz Erivan, hatta biraz da St. Petersburg şehirlerini hatırlatmaktadır.

Kars'ın görülmeye değer en önemli yeri kent merkezine 40 kilometre mesafedeki Ani Harabeleridir.

Ani Antik kenti, doğuda Aras Nehri’nin kolu olan Arpaçay’a dayanıyor. Kent, M.Ö 3000 yılından itibaren yerleşim yeri olmuş. 24 farklı uygarlık burada hüküm sürmüş. Bu kent sırasıyla Hurriler, Urartular, Kimmerler, İskitler, Karsaklar, Araplar gibi çeşitli medeniyetlere 8. yüzyıla kadar ev sahipliği yapmıştır.

Kent İpek yolu üzerine kurulmuş, önemli bir ticaret ve konaklama şehri olarak vasıflandırılabilir. Arpaçay üzerinde büyük bölümü yıkılmış olan İpek Yolu köprüsü, Türkiye ile Ermenistan arasını bağlar durumdaymış. Ancak günümüzde köprü yıkılmış olduğundan arada bir bağlantı kalmamış.

Kentin en dikkat çekici unsurlarından biri tepeye kurulu kalesidir. Bu kale 1153 yılında Selçuklular'a bağlı Saltuklu Sultanı Melik İzzeddin'in isteği ile yaptırılmış. Ancak 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında büyük tahribata uğramış. Zaten bu savaş sonrasında da 40 sene boyunca Ruslar’ın hakimiyetinde kalmış. Bu nedenle kentteki taş evler hep Ruslardan kalma. Bu binaların 101 tanesi günümüzde koruma altına alınmıştır.

Kentin surları stratejik olarak öyle güzel yapılmış ki, düşman askerlerinin içeriye girmesi neredeyse imkansız. Bu surların tamamının uzunluğu yapıldığı dönemde 4,5 kilometreymiş. Tabii bu surların büyük bölümü yıkılmış. Yıkılmayan 100 – 150 metrelik kısım ise restore edilmiş. Dış kısımdaki sur ile, iç kısımdaki sur arasında yaklaşık 5 – 6 metrelik bir mesafe var. Surların yüksekliği 7 – 8 metre civarında. Dıştaki suru aşan düşman, hemen karşısında ikinci bir sur ile karşılaşıyor. İşte bu esnada, iki surun arasında kalan düşman imha ediliyormuş. Bu surlar oldukça akıllıca düşünülüp, inşa edilmiş.

1072’de Selçuklular’ın inşa ettiği sekizgen minareli Menuçher Cami, halen ayakta durmakta olup, Anadolu’daki ilk Türk Cami olma özelliğine sahiptir.

Bölgenin en görülmeye değer eserlerinden bir Kurtarıcı İsa Kilisesi. Burası Aziz Patrick Kilisesi ve Keçel Kilisesi olarak da tanınmaktadır. 1034 senesinde Kral 3. Sambat tarafından inşa edilmiş silindirik planlı bir kilise. 1930’lu yıllarda yıldırım düşmesi sonucu silindir şeklindeki bu kilise tam ortadan dikey olarak yarılıp, yarısı tahrip olmuş ama diğer yarısı halen ayakta durmaktadır.

1215 senesinde inşa edilmiş olan Tigran Honents Kilisesi’nin iç cephe duvarlarının ve kubbesinin iç kısmındaki Hz. İsa’nın yaşamını sembolize eden freskleri ile dönemin en önemli eserlerinden. İçindeki fresklerin çokluğu nedeni ile aynı zamanda resimli kilise olarak da bilinmektedir. Arpaçay tarafındaki duvardaki güneş saati de gözden kaçmaması gereken figürlerden.

Oniki Havariler Kilisesi, 932-937 yılları arasında Balgat Krallığı zamanında Kral Abbas tarafından yapılmış. Alpaslan’ın bölgeye gelişi ile 1064’te camiye çevrilerek ibadete açılmıştır.

987 – 1010 yılları arasında yapılmış olan Büyük Katedral ise Alparslan’ın kenti fethinden sonra cami olarak kullanılmış. Bu sebeple Fethiye Cami olarak da bilinmektedir. Günümüzdeki Ani Harabeleri içinde en iyi durumdaki eserdir.

Kars, Türkiye'de en çok heykele sahip olan şehirdir. Özellikle 2000 senesi sonrası heykel yapımına ağırlık verilmiştir. Türkiye'nin en büyük heykeli olarak 2006 senesinde yapımına başlanan İnsanlık Anıtı, heykeltraş Mehmet Aksoy tarafından, tüm Dünya'da barış ve hümanizme katkıda bulunmak amacıyla yapılmıştır. 35 metre genişliğe ve 30 metre yüksekliğe sahip olan heykel, Ermenistan'dan da görülecek şekilde yapılmıştır. Ancak çeşitli nedenlerle yıkılmıştır.