Google+

Arama formu

Keyifle İzleyeceğiniz Seyahat Programları

Bu yazı Gezimanya üyesi Gökhan Altay tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

İnternet üzerinden yayın yapan mecraların popülerliğini artırmasıyla birlikte gezi programlarına olan ilgi de yeniden arttı. Birçoğu alışkın olduğumuz gidilen yeri tanıtma amacından farklılaşıp özgün bir kurguya sahip olan seyahat programlarından en eğlencelilerini sizler için derledik.   

Keyifle İzleyeceğiniz Seyahat Programları

Jack Whitehall: Travels With My Father

İngiiz stand up’çı Jack Whitehall bu kez bambaşka bir konseptle karşımıza çıkıyor. Yine çok komik fakat komedi malzemesi olarak kendisini ve tam bir İngiliz beyefendisi olan babasını kullanıyor. Bunu da seyahat ederek yapıyorlar. Jack Whitehall’in babası Michael John Whitehall televizyon yapımcısı, yazar, tiyatro ajanı olarak uzun yıllar çalışmış. Şimdi 70’lerini süren ve giyim kuşamından tavırlarına her haliyle aristokrat görünen baba Whitehall ile 30’larının henüz başında olan, rahat, eğlenceli ve dağınık oğul Whitehall’ın farklı kültürleri keşfederken yaşadıkları çatışmalar sahiden komik anlar yaratıyor.
Program, komedi unsurunun yanında gezi programlarının ruhuna uygun olarak daha önce görmediğimiz, deneyimlemediğimiz yerlerle ilgili bir fikir de veriyor.
Baba-oğul arasında geçen diyaloglar arkadaşça, ikisi de çok sempatik. Baba çok cool dursa da oğlu da bir o kadar zıpır… Baba Whitehall seri boyunca alışkanlıklarından vazgeçmeye direniyor, yeni şeyleri denemeye uzak duruyor, mizaha dönüşen çatışma da en çok bu zıtlıktan besleniyor zaten.
Gezdikleri yerler arasında ilk durak Bangkok. Kent Tayland’ın başkenti ve en büyük şehirlerinden biridir. Serinin ilerleyen bölümlerinde baba oğul Whitehall; Phuket City, Kamboçya, Siem Reap, Hanoi, Bavyera, Budapeşte, Kiev gibi birçok kültürle buluşuyor ve deneyimlerini bize aktarıyorlar. Odessa’daki palyoço festivaline katılmaları, Los Angelas’ta çıplak yogaya katılmaları (babası tabii ki yine kendinden bekleneni yapıp takım elbisesiyle katılıyor), Las Vegas’ da yine absürt bir sebeple polisle kovalamaca yaşamaları gibi ilginç ve renkli durumlar hem şehri daha yakından tanımamıza hem de eğlenceli vakit geçirmemize zemin sunuyor.  İkilinin İstanbul’a uğrayarak bu şehirde de birbirinden komik anılar yaşadığına değinmek isteriz.
Elinize bir kahve fincanını alıp koltuğunuza uzanın, keyifle seyredebileceğiniz bir gezi programı karşınızda.

Keyifle İzleyeceğiniz Seyahat Programları-1

Conan Without Borders

Conan O’Brien Harvard mezunu, okulu üstün başarı ödülü ile bitirmiş ve üniversitenin tarihinde mizah dergisine iki yıl başkanlık yapmış iki kişiden biri. Uzun yıllar bizde de CNBC-e ekranlarında yayınlanan talk show’dan tanıdığımız komedyenin yaratıcılığı ve kendine has mizahı bize uzak değil.  Turuncu saçlı, oldukça uzun boyu ve beden dilini kullanışıyla ilk görüşte insanı gülümseten O’Brien’ı Küba, Meksika gibi ülkeleri gezerken izlemek gerçekten çok keyifli.
Küba gezisinde romların tadına bakmasını, Rumba dansı eğitimine katılması sonucunda başına gelenleri izlerken kahkahalarınızı tutmakta zorlanabilirsiniz. Şehre mal olmuş kültürü deneyimlemenin yanında yerel halkla kurduğu ilişkilerde ortaya çıkan eğlenceli anlar, Conan O’Brien’ın tecrübesini ve artık oturmuş mizahını vurguluyor. Serinin diğer bölümlerinde de yüksek enerjisiyle gönülleri fetheden O’Brien, ülkelerin bilindik, artık klişeleşmiş yüzlerine mizahının gücünü kullanarak yeni bir yerden bakıyor. Güney Kore’ de Kukkiwon Dünya Tekvando Merkezi’nde savunma sanatı derslerine katılması, Meksika’ da bir pembe dizide rol alması, İsrail’ de Lut Gölü’nde yüzmesi, Kudüs’ü ziyaret etmesi, Arap marketini gezerken pazarlık sanatını öğrenmesi (bizim Mısır Çarşısı’na çok benziyor), Haiti’ de Port-au Prince’teki en fakir öğrencilerin gittiği bir okulu ziyaret etmesi gibi enstantanelerle bizlere birçok farklı, bilgilendirici ve çok komik hikayeler sunuyor.

Keyifle İzleyeceğiniz Seyahat Programları-2

Dark Tourist

‘’Bu belgeselin %80’i ölümle ilgilidir.’’
Sloganından da anlaşılacağı üzere bu program, diğerlerinden epey farklı… Gitgide popülerliğini artıran, keyifli bir tatil yerine toplumların tarihlerindeki acı vermiş olayların, felaketlerin yaşandığı yerlere ziyaret anlamına gelen ‘Dark Tourism’, son yıllarda popülerliğini artırıyor. Doğal olarak bu alana yoğunlaşan programları da ekranlarda daha çok görmeye başlamamız mümkün. Programın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlenen Yeni Zelanda’lı gazeteci David Farrier’in üslubu ve konulara yaklaşımı kimileri tarafından çok beğenilirken kimileri de sunucunun biraz üstten ve kibirli bir bakışa sahip olduğunu söylüyor. Karar sizin…
2018 yılında yayına giren Dark Tourist’in şu ana dek 8 bölümü yayınlandı. Seri, Farrier’in Kolombiya’da Pablo Escobar’ın 250’den fazla insanı öldürmüş olan tetikçisiyle tanışmasıya başlıyor. Bu heyecanlı başlangıcı Meksika’da şeytan çıkarma ayini takip ediyor. Latin Amerika’ya ayrılan ilk bölüm, başlangıç için gayet iddialı, değil mi? 2. bölümde Japonya’ya konuk oluyoruz, tabii yine acı bir olay vesilesiyle. Nükleer felaket sonucu ağır radyasyona maruz kalmış Tomioka’yı ziyaret ediyor. Sonraki bölümde ABD’de JFK suikastıyla ilgili turlara katılıyor. ABD seyahatinin New Orleans durağında vampirlerle yemek yiyor. Kulağa acayip geldiğinin farkındayız; bize inanmanız için izlemeniz gerekiyor. Sonraki seyahatleri Avrupa’da 2. Dünya Savaşı’nın canlandırmasına, Kamboçya’da atış poligonuna, Endonezya’da mumyalanmış cesedin temizlenmesine, Afrika’da Voodoo Festivali’ne katılmasıyla devam ediyor ve son olarak ABD’ye dönüyor.
Seyahat ve belgesel tadındaki bu programı zevkle izleyeceğinizden eminiz.

Keyifle İzleyeceğiniz Seyahat Programları-3

Gap Year

Sırada sırt çantalarını alıp yollara düşen bir grup gencin Asya turu boyunca yaşadığı maceraları konu alan İngiliz komedi-drama dizisi Gap Year var. Gap Year aslında bir yıl süreyle okula ya da işe ara verip farklı yaşamlar ve kültürler tanıma amacıyla yolculuğa çıkmak demek. Dizide ise kız arkadaşı Lauren (Rachel Redford)’den yeni ayrılan Dylan (Anders Hayward) kafasındaki soruların cevaplarını bulmak amacıyla en yakın arkadaşı Sean (Ade Oyefeso) ile Çin’e bir seyahate çıkmaya karar verir. Yolculuk tesadüfen tanıştıkları yaşlı ve sorumsuz Greg (Tim Key), Asyalı May (Alice Lee) ve annesi yalnız seyahat etmesine izin vermediği için May’e eşlik eden Ashley (Brittney Wilson) ile tüm Asya kıtasını tamamlamadan bitmeyecektir.
Yol boyunca peşlerini bırakmayan aksilikler maceraya ortak olurken arkadaşlığın önemini daha iyi kavramış olarak karakterlerin dizi boyunca olgunlaştıklarını görüyoruz. Ve tabii Çin’i bambaşka yönleriyle deneyimleyen karakterlerimizle birlikte biz de bilgileniyoruz.

Keyifle İzleyeceğiniz Seyahat Programları-4

Travel Man (48 Hours in…)

Travel Man’in seyahatlerine 2015 yılından beri tanık oluyoruz. Yabancı dizi tutkunları için oldukça tanıdık bir isim olan Richard Ayoade (özellikle The IT Crowd severler için) her bölümde yanına başka bir komedyeni alarak farklı ülkelerin en önemli şehirlerinde 48 saat süren, hem komik hem de öğretici gezilere çıkıyor. Her sezonda 4 bölüm yayınlanıyor, yani, dört ikonik şehirde 48 saatliğine geziliyor. Seri şu an 9. Sezonunu tamamlamış durumda. Gezilen şehirler arasında aklınıza ilk anda gelecek her yer var; Atina, Barselona, Berlin, Marakeş, Viyana, Moskova…  İlk sezonun ikinci bölümünde İstanbul’a geldiklerini hemen not düşelim. İngiliz mizahını ve farklı ülkeler tanımayı sevenler için bulunmaz bir fırsat olan Travel Man, bu mizah anlayışını soğuk bulanlar için de farklı manzaralar ve kültürler göstermesiyle kayda değer.

Keyifle İzleyeceğiniz Seyahat Programları-5
 


Yazar Hakkında

Gökhan Altay