Rüyalar ülkesinin dillere destan ‘Günahlar Şehri.’ Filmlerin ve kitapların konu aldığı, casinoların ve zenginliğin ışıltılı şehri Las Vegas. Çölün ortasına kurulmuş bu muhteşem şehre gitmeden önce Mojave Çölü’nde bir yolculuk ve buranın güzellikleri sizleri bekliyor olacak.

Mojave, Amerika’nın en büyük çölü. Etrafta bölgeye has kaktüs ağaç arası bir bitki olan Cashua ağaçlarını görebilirsiniz.  Etraf çöl ve göz alabildiğince her yer bu kaktüs cinsi ağaçlarla dolu. Fakat çöl olmasına rağmen burada yaklaşık olarak 2000 çeşit tür bulunuyor. Buradan devam ettiğinizde Hayaket Kasaba yani ‘Ghost Town’a varabilirsiniz.

Ghost Town eskiden gümüş madenlerinin bulunduğu yer. Fakat rezervler tükenince kasaba terkedilmiş ve şimdilerde turistik, nostaljik bir hale gelmiş. Ahşaptan yapılmış evleri, birahaneleri, şerifin bürosu ve hapishanesi ile tam bir kovboy kasabası.

Buranın alışılmışın dışında bir kaç adeti var, biraları kavanozlarda servis ediyorlar ve fıstıkların kabuklarını yere atıyorlar. Bunların tadına bakıp dinlenebilir, ardından küçük vagonlu trenlerle zirveye varıp hayalet kasabanın güzel bir kaç fotoğrafını çekebilirsiniz.

Buradan çıkıp Las Vegas’a doğru ilermeye başlandığında, manzaralar değişmeye görüntüler canlanmaya başlıyor. Büyük oteller, renkli modern yapılar etrafta beliriyor.

Dünya’nın en büyük oteller topluluğuna sahip Las Vegas, bir çölün ortasında konumlanmasına sanki tepki göstermek istiyormuşçasına, rengarenk ışıltılı caddelere, güzel kadınlara, bol paraya, eğlenceye ve gösterişli binalara sahip.

Çölün ıssızlığı şehrin ışıkları ile aydınlanıyor. Yılın her günü ve günün her saati kumarhaneler açık. Hayat 24 saat devam ediyor. Gündüz alışveriş için birbirinden şık mağazalar, outletler ve alışveriş merkezleri bulabilirsiniz. Gece ise bunun yerini müthiş showlar ve kumar alıyor.

Las Vegas, The Stip denilen 6,5 km’lik bulvar etrafına dizilmiş devasa otellerle dolu. Burada her türden lüksü bulabilirsiniz. Venedik kanallarının küçük bir şekline bürünmüş olandan, New York’un kopyasına, Paris’in bir eşi diyebileceğimiz otelden, tavanı 3 boyutlu gökyüzü şeklinde dizayn edilmiş olanına kadar yok yok adeta.

Peki bu şehrin hikayesi nedir? Şöyle ki; Mojave çölü içindeki bu topraklarda su sıkıntısı çok olduğundan Las Vegas’a 25-30 mil uzaklıktaki Huber Baraj’ı çalışmaları 1931’de başlatılmış.Üç farklı eyalete su sağlayan Colorado Nehri üzerindeki bu proje 45 milyon dolarla işe koyulmuş  ve 4 bin üzerinde kalifiye elemana büyük paralar verilmiş.

Dünyanın farklı bölgelerinden gelen işçiler çeşitli patlayıcılarla burayı açmış ve bu patlamalarda tam 600 kişi hayatını kaybetmiş. 2 bin kişilik kasaba baraj inşaatı başlayınca birden kalabalıklaşınca, riski büyük olan bu işlerde çalışanlar aldıkları yüksek maaşları harcayabilecek alternatifler aramaya başlamışlar.

New York’lu uyuşturucu ve kumar ticareti yapan girişimci Bugs Siegel tam da bu sırada olaylara dahil olmuş. Baraj inşaatı 5 yıl boyunca sürmüş ve 1936’da Bugs Siegel’in açtığı küçük kumarhane 1941’de casino olarak hizmete devam etmiş. Uyuşturucu kullanımı ve kumar alışkanlıkları artınca ikinci otel olarak 1946’da Flamingo Otel açılmış. Bunu izleyen yıllarda da otel ve casino sayısı hızla artmış.

Bütün bu olaylar Las Vegası doğurmuş ve ortaya böyle muhteşem bir şehir çıkmış. Burada olanlar gerçek ve abartı değil Amerikalılar’ın ‘Vegasta ne yaşanırsa orada kalır’ sözü boşuna söylenmemiş denilebilir.

Buranın ünlü bir yeri var Red Rock Kanyon.  Bu bölgenin 600 milyon yıl geçmişi olduğu, 250 milyon yıl önce tektonik hareketlerle yükselen kumların sertleşerek kayalaştığı biliniyor. İçindeki mineraller etkisi ile toprak kırmızı, sarı ve yer yer gri renklere bürünmüş.  Kaya oluşumları  oldukça ilginç ve görülmeye değer.

Etrafta çok sayıda otel ve gösterişli binanın yanında ilginç mimariye ve dizayna sahip yapılar da görmek mümkün. Yamuk yumuk elle ezilmiş bir havaya sahip olan Beyin Sağlık Merkezi buna en güzel ve en dikkat çekici örnek.

Burada her türlü mutfağa dair yemekler bulabilirsiniz, akşamları otellerin bünyesinde düzenli olarak yapılan dünyaca ünlü gösterilere şahit olabilirsiniz. Bunun dışında casinolar rengarenk ışıkları ve ortalıkta boy gösteren güzel kızlarıyla pek çok insanın uğrak yeri.

Gündüzleri isterseniz devasa alışveriş merkezlerinde ünlü markaları görebilirsiniz. Dilerseniz de farklı farklı dizayn edilmiş otellerde kahvaltı edebilirsiniz. Hatta dilerseniz de evlenebilirsiniz. Evet Vegas’ta evlilik çok kolay 5-10 dakika içinde orada bulunan hazır şahitler eşliğinde dünya evine girebilirsiniz.

Hayatınız boyunca mutlaka bir kere Las Vegas’a gelmeli, sıradanın dışında olan bu gösterişli dünyaya bir bakmalısınız.

Etiketler