Lizbon - Portekiz

Portekiz'in başkenti olan Lizbon, aynı zamanda Avrupa’nın en renkli başkentlerinden birisidir. İber Yarımadası'nın önemli finans ve ekonomi merkezlerindendir. Ülkenin en kalabalık kenti olan Lizbon, Portekiz'in en zengin kentidir. Lizbon da, Roma ve İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulmuştur.

Lizbon denilince akla ilk gelen kentin nostaljik tramvaylarıdır. Lizbon, oldukça engebeli bir arazide kurulduğu için aşağı kent ve yukarı kent arasında bu nostaljik tramvaylar ve kent asansörü ulaşımı sağlamaktadır.

Paris’teki Ressamlar Tepesi gibi burada da pek çok sokak ressamı kendi yaptıkları Lizbon resimlerini sergilemektedir.

Lizbon’un kalbi Bairro Alto Tepesi ile Sao George Kalesi'nin konumlandığı iki tepe arasında kalan Tagus Nehri kıyısından başlayan Praço de Comercio yani Ticaret Meydanı’ndan kuzeye doğru uzanan Rua Augusta Bulvarı ve ona paralel diğer caddelerden oluşmaktadır.

Kentin önemli meydanlarından biri olan Rossio meydanı bir zamanlar hayvan pazarı, boğa güreşlerinin yapıldığı arena ve engizisyon döneminde de infaz alanı olarak kullanılmıştır. Bu meydan yüzyıllar boyunca şehrin kalbini oluşturmuştur. 4. Pedro’nun heykeli de burada yer almaktadır.

Rossio Meydanı'nın başlangıcında yer alan 7. Eduardo Parkı şehrin en güzel parklarından biridir. Parkın önünde Portekiz’in en önemli devlet adamlarından Marques de Pompal adına yapılmış bir meydan bulunmaktadır.

Rossio Meydanı'nın biraz kuzeyinde yer alan Praça dos Restaurodores, pek çok elit mağaza ve restoranın bulunduğu bir bölgedir.

Lizbon’un sembollerinden bir diğeri de Elevator Santa Justa'dır. Bu dev asansör, Eiffel kulesinin mimarı Gustave Eiffel’in öğrencisi Raoul Mesnier Du Ponsard tarafından tasarlanmış ve 1902’de yapılmıştır. Yaklaşık 35 - 40 metre yükseklikteki yukarı şehre bu asansörle çıkabilirsiniz.

Asansörden indiğinizde demirden yapılmış daracık dönen merdivenle 2 kat daha çıkarsanız 25 - 30 metrekarelik bir seyir terasına geliyorsunuz. Buradaki cafeden şehrin kuşbakışı görüntüsü muhteşemdir. Özellikle gün batımında şehrin ve kalenin ışıklandırılmış halini görmelisiniz.

San George Kalesi'nin de üzerinde bulunduğu şehrin diğer tepesi “Castello de Sao George” bölgesine ise tramvay ve city buslarla ulaşabilirsiniz.

San George Kalesi Portekizliler’in ataları Kelt’lerden kalan tek anıtlarıdır. Kale Tagus Nehrine ve şehre hakim bir tepe üzerine kurulmuştur. Kalenin mimarisinde Arap tarzı ve Magribi usulü göze çarpmaktadır. Buradan şehri seyretmek ve fotoğraflamak çok keyifli olabilir.

Şehrin en eski bölgelerinden biri olan Tagus Nehri kenarında kurulmuş Alfama Bölgesi de görülmesi gereken yerlerdendir. Bu bölge Azuyelos denilen seramiklerle kaplı sevimli binaları, daracık sokakları, balkonlardan sarkan çamaşırları, ara ara park ve bahçeleri ile güzel bir yürüyüş rotasıdır.

Kentin daha modern bölgesinde yer alan Ticaret Meydanı, (Praca de Commercio) Tagus Nehri kenarında bulunmaktadır. Bu meydan da oldukça hareketlidir.

Bu bölgede yer alan önemli yapılar ise, Lizbon Akvaryumu, Lizbon Casino, Vasco de Gama alışveriş merkezi ve İkiz Kuleler'dir. Burası Lizbon’un en pahalı ve şık bölgesidir. Bu bölgede yer alan binaların mimarileri de oldukça ilginçtir.

Lizbon'da her damak zevkine uygun restoranlar bulabilirsiniz. Baixa (kent merkezi), geleneksel teras kafeleri için kentin en uygun bölümüdür. Chiado ve Bairro Alto, kentin geleneksel restoranlarıyla ünlü bölgesidir. Ayrıca, Lizbon caddeleri özgün kafelerle dolup taşar.