Luzern - İsviçre

76.200 kişilik nüfusuyla, İsviçre’nin Almanca konuşulan Kuzey-Orta bölümünde konumlanan Luzern şehri, Luzern Kantonu’nun ve Luzern Bölgesi’nin başkentidir. Luzern Orta İsviçrenin en kalabalık şehridir. Lucerne Gölü’nün kıyısında yer almasıyla, İsveç Alpleri’ndeki Pilatus ve Rigi dağları manzarasıyla uzun bir süredir turistlerin ilgisini çekmektedir.

Luzern Gölü kenarında sıralanmış tarihi binaların ve ve arka plandaki Pilatus Dağının suya yansıyan görüntüleri çok etkileyicidir. Pilatus Dağının yüksekliği 2.132 metredir. Çevresi dağlarla çevrili olan Luzern aynı zamanda İsviçre’deki en çok tercih edilen kayak merkezlerine yakınlığı ile de ünlüdür.

Luzern Gölü'nde yaz aylarında buharlı gemi ile kış aylarında ise motorlu tekneler ile gezinti yapılabilmektedir. Bu sayede sadece Luzern'in merkezini değil, Alpler’in eteklerini süsleyen küçük yerleşimleri de keşfetme fırsatını yakalamanız mümkündür.

Kentin sembolü olan ve Luzern Gölü'nü besleyen Reuss Nehri üzerine kurulmuş Şapel Köprüsü (Kapellbrücke), üstü kapalı İsviçre köprülerinin en tipik örneğidir. 14. yy’a tarihlenen köprü 1993 senesinde yanmış, ancak onarımı yapılarak 1994’te yeniden açılmıştır. Sadece yaya trafiğine açık olan köprünün tavan bölümünde eşit aralıklar ile şehrin koruyucu azizleri, kahramanları ve İsviçre tarihi resmedilmiştir.

Köprünün hemen yan tarafında ise sekizgen formda bir Su Kulesi (Wasserturm) yer alır. Bu kule 19.yy’a kadar hapishane, arşiv kütüphanesi, ve hizmet binası olarak hizmet vermiştir.

Nehrin kenarında sıralanmış olan binaların neredeyse tamamı sanat eseri gibidir. Bu binaların pek çoğu günümüzde otel ve restoran olarak hizmet vermektedir.

Nehrin sol yakasında yer alan Cizvit Kilisesi (Jesuitenkirche), İsviçre’deki en güzel Barok yapılardan biridir. Dışı kadar içi de etkileyicidir, Kilisenin önce kendisi yapılmış, kuleleri ise yapılışından neredeyse 150 sene sonra eklenmiştir.

Bir diğer etkileyici kilise ise Gotik tarzdaki Fransisken Kilisesidir. (Franziskanerkirche) Bu kilise bulunduğu meydana da ismini vermiştir.

Franziskanerkirche Meydanı'nda yer alan çeşme de oldukça etkileyicidir.

Doğa Bilimleri Müzesi, dış cephesindeki dekor olarak kullanılmış karıncaları ile ilgi çekicidir.

Şehirde, Avrupa’nın en iyi korunmuş 870 metrelik surlarını gezebilirsiniz. 600 senelik tarihe sahip olan surların bazı bölümleri ve 3 kulesi ziyarete açıktır. Her bir kulenin mimarisi birbirinden farklıdır.

Kentin asıl merkezi olan, Şarap Pazarı Meydanı'nı (Weinmarkt) mutlaka görmelisiniz. Meydanın çevresi cephesi rengarenk desenler ile işlenmiş binalar ile doludur. Bu binalar zamanında soylulara ait evler ve lonca binaları olarak kullanılmıştır. Meydanın en göz kamaştırıcı binası ise 1530’a tarihlenen Şarap Pazarı Eczanesi'dir. (Weinmarktapotheke)

Ana meydandan 2 dakikalık yürüyüş ile Geyik Meydanı'na (Hirschenplatz) ulaşabilirsiniz. Burası zamanında domuz pazarı olsa da adı Geyik Pazarı'dır. Yine çevresini, cephesi rengarenk işlenmiş binalar süslemektedir.

Bir diğer meydan ise Rathaus’un da bulunduğu Belediye Meydanıdır.

St. Leodegarstrasse, kentin biraz daha modern kısmı olan alışveriş caddesinin ve restoranların yer aldığı bölgedir.

Luzern’deki en etkileyici yerlerden biri Bourbaki Panoramadır. General Bourbaki kumandasındaki Fransız askerlerinin Prusyalılar karşısındaki yenilgilerini ve geri dönüşlerini anlatan panoramik resim 10 metre yüksekliğinde ve 112 metre boyunda olup, Edouard Castres tarafından yapılmıştır. Resim 1871 senesinde Fransız askerleri ile İsviçre askerlerinin sınırdaki savaşını anlatır.

Luzern’in en fazla ziyaret edilen yerlerinden biri de, Löwenplatz'da ki Aslan Anıtı'dır. (Löwendenkmal) Bu anıt Fransız Devrimi sırasında Kral 16. Louis ve ailesini korurken, 10 Ağustos 1792 senesinde şehit olan 800 İsviçre askeri anısına yapılmıştır.

Heykelin yan tarafında ise, ilginç yeryüzü şekillerinin olduğu Gletschergarten Müzesi bulunmaktadır. 2 Kasım 1872 senesinde keşfedilen bölgedeki yeryüzü şekillerinin, 20.000 yıl önce bu bölgeyi kaplayan buzulların çözülmesi sonucu oluştuğu söylenmektedir.

Etiketler