Manama - Bahreyn

Denizi küstüren bir ada ülkesi Bahreyn ve onun başkenti Manama. Uçaktan inip ülkeye girerken vizenizi alıyorsunuz hemen, burada sistem böyle.

Burada neredeyse tüm çatılarda havuz görebilirsiniz. Fakat burası ada ülkesi neden havuz derseniz; çünkü deniz inşaat atıklarıyla dolu bu yüzden girilemiyor. Belli başlı yerler var tabii, hemen arayıp bilgi alabilirsiniz beachler hakkında.

Biraz iç karartıcı başlamış olsak da Bahreyn aslında çok farklı kültürlere ev sahipliği yapmış bir şehir. Bu yüzden gezilecek, şaşırılacak pek çok şeye sahip. İlk olarak bir araba kiralayıp bu petrol ülkesinde ucuz gezintinin tadını çıkarabilirsiniz. Kuran'ın Arapça hat sanatı ile yazılmış birçok eski kopyalarının, Dilmun döneminden kalma mühürlerin bulunduğu Muharraq Müzesi ilk adresiniz olabilir.

Müzelerden çıktıktan sonra içerisinde spa merkezleri, galeriler ve lüks restoranlar bulunduran Hoora bölgesindeki La Fontaine Sanat Merkezi’ne gidebilirsiniz. Burada aleşveriş merkezleri, lüks yerler oldukça bol bu yüzden şaşırmayın ve keyfinize bakın. Seref Mall en ünlülerinden bir tanesi içinde yaklaşık 250 adet mağaza bulunuyor.

Bahreyn müslüman bir ülke olsa da oldukça kozmopolit bir yer. Arap ülkeleri arasında eğitim düzeyi en yüksek olan yer burası mesela. Resmi dili arapça olsa da ingilizce çok yaygın hatta kendi aralarında da ingilizce konuşurken duyabilirsiniz. Almanca ve fransızca dergi ve gazeteleri bulmak çok kolay. Garipliği yapay bir şehir olmasından ileri geliyor yapabileceğiniz en önemli şey alışveriş.

Bu kadarla bitmiyor tabii gezintiye devam edebilirsiniz. ‘Bab-al Bahrain’ yani şehrin giriş kapısı denilen yere yönelmelisiniz. 1945’te yapılan bu kapıdan, deniz ticareti yapan tüccarlar gelip geçerler ve arkasındaki çarşıda ürünlerini satarlarmış. Mısır çarşısının küçüğü gibi inci dükkanları, iç çamaşırcıla, elektrikçi sanki bir çıfıt çarşısı.

Etrafta kilise, eski dönemden kalma katedral gibi şeyler görürseniz gene şaşırmayın, herkes herkesin inancına saygılı bu yüzden kilisede, katedralde dolu. Sokaklar hareketli çay içenler, muhabbet edenler minik kahvehaneler tam fotoğraflık. Manama şimdi biraz özelleşmeye başladı gözünüzde öyle değil mi?

Bu şehrin en büyük mimari başyapıtı diyebileceğimiz bir yer var sırada. Dünya Ticaret Merkezi. İki kule arasında yer alan pervaneleri ile rüzgar enerjisini kullanarak tüm bina kendi elektriğini üretiyor. Etkileyici değil mi? Gece görünümü de ayrı güzel. Gecede bir görmeden gitmemelisiniz.

Alışveriş merkezi, ticaret merkezi,  çarşı, dükkan vs. gezmekten sıkılıp azıcık dinlenmek istiyorsanız birkaç yapay beach sizi bekliyor. İşin aslı fena değil buraları. Yapay kumsal, birkaç düzine şezlong, bar, restorant, havuz herşey düşünülmüş saatlerce vakit geçirebilirsiniz farkında olmadan.

Beach’ten çıktıktan sonra bir kaç yere daha gitmelisiniz. Müslüman bir ülkedeyseniz tabii ki dikkati çeken camileri pas geçmek olmaz. 7000 kişinin aynı anda ibadet ettiği büyük cami olarakta anılan Al-Fateh Cami’si oldukça önemli. Birde  Emevi Halifesi Ömer tarafından yaptırılmış arap dünyasının en eski camiisi olan Al Khamis Camii’si var. Sonradan eklenen 2 minaresiyle hem hikayesi  hemde görüntüsü ile sizleri doyuracaktır.

Bahreyn gerçekten de ilginç bir ülke ama nedense biraz üzüntü verici gibi. Ucuz petrole rağmen, kötü deniz, zengin ve şık yerlere rağmen, yapay bişeyler var. Fakat mutlaka gidip görülmeli buranın kendi halindeliği. Adalardan oluşması, azıcık nüfusu, eğitimi, insanların rahatlığ ve en önemlisi karşılıklı saygı tanınmayı hakediyor. Biraz önyargıları yıkmak için en azından bir uğrayıp, çayını için Manama’nın.