Marakeş - Fas

Fas’ın ilk başkenti, aslında ülkenin en renkli yeri, nabzı gibi, kalbi gibi. Marakeş, nam-ı diğer ‘Kırmızı Şehir’ Berberiler’in dilinde ise ‘Tanrıların Ülkesi.’ Bu tatlı keşmekeşe doğru yol almaya başlayabilirsiniz!

Marakeş’i gezmek ve anlamak için iki kısma ayırabiliriz,  Medina denilen eski şehir ve Ville Nouvella denilen yeni şehir. Eski şehirden yani şehrin kalbinden başlıyoruz. Medina’daki Djemaa El Fna’dan. Diğer adıyla ‘Ölüler Meydanı’ndan. Neden mi ölüler meydanı?

Çünkü 19. yüzyıla  kadar idam cezalarının infaz edildiği ve kolera hastalığından ölenlerin toplandığı meydan burası şimdi ise bir ortaçağ panayırında farkı yok ve kesinlikle böylesi daha güzel. Ayrıca burası UNESCO tarafından korumaya alınan ilk meydan, sanırım mutlaka görmeniz gereken bir yer olduğunu daha iyi anlamışsınızdır artık.

Akşama doğru meydan kızışmaya başlıyor, yer tutma telaşı, tezgahlar, insanların koşturmacası. Artık ufak ufak kalabalığa karışma vakti geldi. Burada sizi bekleyen nedir? diye merak ediyorsanız cevabımız herşey olacak. Falcılar, dövmeciler, cambazlar, maymun ve yılan oynatıcıları, hokkabazlar, hikaye anlatıcıları, sokak tiyatrocuları, sokak çalgıcıları, şifacılar ve diş çekicileri.

Diş çekiciler burada en ilginçlerden biri, çünkü uyuşturucu olmadan, kerpetenle dümdüz bir şekilde diş çekiliyor. Takma dişler ise ayakkabı misali deneniyor ve ağza uygun olanı alınıyor. En iyisi vücutta 2-3 hafta kalan dövme yaptırmak. Güzel ince desenlerle bezenmek oldukço hoş sizde böyle yapabilirsiniz.

Akşam 18.00 itibarıyla yemek kokuları kendini göstermeye başlıyor. Izgaralar, sosisler, kebaplar, köfteler, havaya yükselen dumanlar ve git gide artan kalabalık. Seyyahlar, hikaye anlatıcıları, akrobasi ve dans gösterisi yapanlarda yerlerini almaya başlayınca değmeyin keyfinize artık. Film karesi gibi heryer ışıl ışıl, sanki yere göğe can geliyor.

Bu 1001 gece masalı tadındaki şehir bu kadarla bitmiyor elbette. Meydanın arkasındaki Souk denilen çarşı var sırada. Kapalıçarşı benzeri bir yer. Özellikle kadınlar için birebir, çantalar, takılar, deriden yapılan eşyalar, tütsüler ve seramikler.. Aklınızda kalacağına üstünüzde kalsın çok düşünmeyin.

Bir de pazarlık tabii aman dikkat! Mutlaka söylenen fiyattan daha aşağısını teklif edin annelerimizden teyzelerimizden biz bunu gördük şimdi ağızınızın laf yapma zamanı.

Djemaa El Fna’daki önemli yapılardan bir diğeri 12. Yüzyılda yapılmış olan Kutubiyye Cami. Cami 17 koridor, 112 kolondan oluşan dev bir dini mekân. Kare tarzlı minaresi ise şehrin her yerinden görülüyor. Bölgeye has “Moroc” mimarisi ile üzeri dantel gibi işlenmiş. Dikdörtgen formda, Afrika ve Endülüs mimarisi ile yapılmış olan bu cami Marakeş’in simgesi adeta. Burayı da görmeden gitmemelisiniz.

Yeni şehir Ville Nouvelle’de görülebilecek en önemli yer ise Majorelle Botanik Bahçesi. Bu bahçe 1931’de Fransız iki kardeş tarafından kurulmuş. Dünyanın pek çok yerinden getirilmiş 3.000 üzerinde bitki çeşidi burada mevcut.

Marakeş’teki diğer ünlü bahçe ise Menera (Işık) Bahçeleri. İçinde otuz bin zeytin ağacının bulunduğu bu bahçeler, devasa bir havuz ve arkasındaki orman manzarası ile fotoğrafçılar için zengin bir görsellik sunuyor. 12. yüzyıldan beri kullanılan bahçelerdeki teraslarda nane çayınızı yudumlarken günbatımının keyfini çıkarabilirsiniz.