Nairobi - Kenya

Kenya’nın başkenti Nairobi. Burası her ne kadar bir Afrika ülkesi olsa da trafiği İstanbul tadında bir şehir. Burası Doğu Afrika’nın en yüksek nüfuslu şehri. Ülkenin nüfusu toplam 40 milyon, Nairobi bu nüfusun % 15 – 20 ‘sini bünyesinde barındırıyor.

Nairobi, coğrafi olarak ekvator çizgisine oldukça yakın konumda bulunuyor olsa da iklimi hiç de sanıldığı gibi bunaltıcı değil. Mart – Haziran arası kentin en fazla yağış aldığı dönem. Kent deniz seviyesinden 1.661 m yükseklikte bulunuyor. Bu nedenle de hava sıcaklığı 25 derece üstüne çıkmıyor ve 10 derecenin altına düşmüyor. Bu kent için büyük bir avantaj da sağlıyor, çünkü sivrisinekler için fazla soğuk olduğundan sıtma riski de doğrudan azalmış oluyor.

Nairobi’nin ilk kuruluşu 1899 yılına rastlıyor. O dönemde Uganda Demiryolu inşa ediliyormuş. Nairobi’nin bulunduğu bölge Mombasa ile Uganda’nın başkenti Kampala arasında yer aldığından ve bölgedeki nehirlere yakın konumda bulunduğundan, burası uygun bir depo ve kamp alanı olarak belirlenmiş. Nehirlere de yakınlığı nedeni ile Maasai dilindeki anlamı “Yeşil ve sulak yer”. Kent adını da çevresinde kurulduğu Nairobi Nehri’nde alıyor.

Ancak kentin asıl gelişimi, bölgede yaşanan veba salgını ve yangın sonrası yeniden inşa edilmesi ile başlamış. Özellikle de 1905 senesinde İngilizler merkezi Mombasa’dan Nairobi’ye taşıyınca, kent idari merkez olarak hızlı bir yükselişe geçmiş. Bölgeye İngilizler’in yerleşmeye başlaması ile 1920 – 1950 yılları arasında nüfus 9.000’den 80.000’e yükselmiş. Ancak İngilizler’in bölgede nüfuslarını arttırması yerli halkı rahatsız etmiş ve Mau-Mau İsyanı yaşanmış.

Nairobi’de kişiler arasındaki gelir farkı çok yüksek. Gökdelenleri, alışveriş merkezlerini, büyük işyerlerini ve villaları mesken tutan zengin İngilizler ile gecekonduları, tek göz külubeleri mesken tutan Kenya halkı iç içe yaşıyor. Çevre kentlere göre gelişmiş olduğundan Doğu Afrika’nın en fazla göç alan kenti. Özellikle Somali ve Sudan’dan gelenler çok fazla, ya iş olanaklarını değerlendirmek için ya da iç karışıklıktan kaçmak için Nairobi’ye göçüyorlar.

Bu nedenlerden dolayı şehirde suç oranı yüksek. Özellikle gezerken şehrin hemen dışındaki şehri çevreleyen gecekondu bölgeleri, Uhuru Park, Jeevanjee Gardens ve Central Park çevresi hiç tekin değil, özellikle hava kararınca.

Fakat gündüzleri Uhuru yani Özgürlük Parkı’nı, 7 Oscar ödüllü “Benim Afrikam” (Out Of Africa)’ın yazarı Danimarkalı Karen Bliexen'in günümüzde müzeye çevrilmiş olan evini ve 1998 senesinde Amerikan Elçiliği'ne bomba yüklü bir kamyonla yapılan saldırı sonucu ölen ve yaralananlar için yapılan anıt - park mutlaka görülmeli.

Nairobi’de görülebilecek bir diğer nokta ise 1946 senesinde açılan ve Kenya'nın en eski ulusal parkı olan Nairobi Ulusal Parkı. 117km² bir alana sahip olan parkın kent merkezine uzaklığı sadece 7 kilometre. Burada sıklıkla görülebilen hayvanlar arasında babunlar, filler ve zürafalar yer alıyor. Bir de koruma altındaki zürafaların bakımını yapan Giraffe Center’e uğramalısınız.

Nairobi çelişkilerin, sömürünün ve doğanın güzelliklerini sunduğu garip bir şehir, burada pek çok şey görebilir ve pek çok şeyi sorgulayabilirsiniz.