Nice - Fransa

Fransa’nın 5. Büyük kenti ve Fransız Rivierasının başkenti olma ünvanlarına sahip şehir. Nice. Tüm bunların yanına birde Akdeniz insanlarının sıcak kanlı yapısına sahip olmasını koyunca gözünüze daha da güzel görünecektir. Burada insanlar denizden vazgeçemiyorlar. Bu yüzdendir ki Fransa’nın 2. büyük turizm kenti. Nice-Villefranche Limanı, çok fazla sayıda seyahat  gemisine ev sahipliği yapıyor.

Nice’a adımınızı attığınızda ilk olarak şehri tepeden görmelisiniz. Nice Kale’sine doğru yol almaya başlayabilirsiniz o halde. İşte karşınızda masmavi bir deniz, yatlar, yelkenliler ve minyatür gibi görünen insanlar ve evler.

Kaleden indiğinizde biraz yürüyüp şehri  izlemek isterseniz güzel de bir hikayesi olan Promenade des Anglais denilen meşhur İngiliz Yürüyüş Yolu ikinci adresinizi olmalı. Hikayesi ne mi? Şöyle ki;  1822 yılında portakal hasadı kötü gidince işçiler işsizlikle karşı karşıya kalmışlar. Burada bulunan İngilizlerde 6,5 km uzunluğunda bir yürüyüş yolu yaptırarak işçilere iş sağlamış ve sorunu çözmüşler.

Şimdi sıra şehrin olmazsa olmazları ve simgelerinde. İlk durağımız  St.Nicholas Ortodoks Katedrali. Soğan şeklinde 6 kubbesi olan bu katedralin, freskleri, ahşap bölümleri ve ikonları da göz dolduracak türden. Burayı biraz gezdikten sonra vakit kaybetmeden şehrin diğer köşelerine de gitmelisiniz. Fotoğraf : Travelmenu

Nice denizinin ve kumsallarının yanında bir müze ve sanat şehri aynı zamanda. Öylseyse şimdi müzeleri gezmelisiniz . Çağdaş ve Modern Sanatlar Müzesi başlamak için ideal bir nokta olabilir.

 1960'lardan günümüze kadar olan önemli Avrupa ve Amerikan avangard koleksiyonlarının yanında mimarisinde 4 tane gri mermer kuleye sahip olan müze; Vieux Nice olarak adlandırılan daracık sokakları ve minicik evleri ile oldukça şirin olan ilk yerleşim bölgesinde bulunuyor.

Müzelere başlamışken devam edelim. Sırada ki yer;  Cimiez'deki Matisse Müzesi (Musee Matisse). Bu müzede  Henri Matisse'nin kişisel tabloları yer alıyor. Birkaç fotoğraf karesi alıp, eserleri de inceledikten sonra  1970’te inşa edilmiş olan Barok tarzı La Chapelle de la Misericorde’ye doğru yol almalısınız. Binanın mimarisi oldukça etkileyici ve görülmeye değer. Fotoğraf : Wikimedia

Müzelerden sonra şimdi Massena Meydanı’na doğru yürüyüp oradaki insanların arasına karışıp belki bir kafeye, parka oturup gözlem yapabilirsiniz. Burada çok sayıda pembe bina ve bahçeler var. Özellikle geceleri her yeri ayrı güzel. Işıklandırmalar, sokak çalgıcıları ve restoranlar.  Geceleri şehrin kalbi adeta burada atıyor.

Nice’ın olmazsa olmazlarından biride çiçek pazarı. Ufak kafeler, çiçek kokuları, dar sokaklar, sokak sanatçıları ve ışıklandırılmış binalar. Çiçek Pazarı’nın çevresindeki meydanlar ve sokaklar oldukça hareketli konuşulmadan kararlaştırılmış buluşma yeri gibi.

Nice kültür ve sanat alanında oldukça aktif bir şehir. Nice Tiyatrosu ve Nice Operası’nda bir gösteri izlemek isterseniz acele etmeniz gerekiyor çünkü biletler organizasyon gerçekleşmeden çok önce tükeniyor. Birde eğer şansınız varsa her yıl şubat ayının 2. Haftası düzenlenen karnavalı görebilirsiniz. Bu festivalde sokak partileri düzenleniyor, her taraf çiçekler, konfetilerle doluyor ve etrafta müzik yankılanıyor güzel değil mi?  

Burada önemli olan ve fırsatınız olursa görmelisiniz diyebileceğimiz bir diğer olay, temmuz ayında düzenlenen Uluslararası Jazz Festivali.

Nice’ta alışveriş severlerin uğraması gereken bir yer  “Avenue Jean Medecin.” Oldukça geniş ve güzel mağazaların yer aldığı bir cadde. Üzerinden tramvay geçiyor, insanlar dolaşıyor ve cadde pek çok ünlü markaya ev sahipliği yapıyor. Caddenin son bulduğu noktada diğer büyük bir cadde olan “Boulevard Jean Jaures” bulunuyor.

Nice’ta manzara görmek isteyenlerin gitmesi gereken bir diğer yer ‘Coline du Chateau.’ Bu kale size şehrin harika bir manzarasını vaadediyor. Kesinlikle çıkıp yat limanına, eski ve yeni şehre, Nice’in minyatür gibi görünen haline bakmalısınız.

Bu alanın yakınlarında asansörle çıkılabilen bir tepe var. Burada bir şelale, yunanlardan kalma antik bir yerleşim yeri ve oldukça etkileyici alışık olmadığımız türde mezar taşlarına sahip bir Yahudi mezarlığı bulunuyor.

Nice eğlenmeyi bilen bir şehir ve tabii ki bunun içinde casinolarda var. Deniz kenarında bulunan ve Rue de France’ın hemen altında yer alan “Casino Ruhl”  büyük bir kumarhane zincirinin bir halkası. Güvenli ve şık bir yer, oynamasanız bile bir gidip görmelisiniz. Nice her şeyiyle güzel bir yer dersek abartmış olmayız sanırım. Fotoğraf : Tripadvisor

Nice göz alabildiğine uzanan sahilleri, düzgün mimarisi, eskiden kalma eserleri, kumdan değil de ufak taşlardan oluşan kumsallarıyla sıcak bir Akdeniz şehri. Bu mavi şehri hayatınızın bir köşesine mutlaka yerleştirmelisiniz.