Paro - Bhutan

Bhutan'ın Paro'su küçük ve etrafı dağlık olan düz bir ovada kurulmuş. Paro küçük olmasına rağmen çok sayıda pirinç tarlasına sahip olan bereketli toprakları, bünyesinde barındırıyor.

Burada ilk olarak şehrin kalesi olan Drukgyel Dzong’a gidebilirsiniz. Bu kale;Tibet ile 67 defa olan savaşlar yüzünden 1649 yılında Tibet’ten gelen akınları önlemek için şehrin girişinde bir tepeye inşa edilmiş. İlginç olan ise bu kalenin yapımına Tibet asıllı Shabdrung Ngawang Namgyal’ın öncülük etmiş olması. Şehri tepeden seyreden kale, 1950’lerin başında meydana gelen bir yangınla büyük ölçüde zarara uğramış ve tekrar onarılmış. Son olarak 2011'de Sıkkım’da meydana gelen depremden de zarar görünce, dış surların bir kısmı yıkılmış.

Önemli bir Himalayan Budist Tapınağı olan Kyichu Lhakhang Tapınağı Paro kentinin Lamgong Gewo bölgesinde bulunuyor. Buraya da mutlaka uğramalısınız.

Paro’da tüm evler 2-3 katlı ve açık sarı boyalı.Hepsinin pencereleri aynı ve ahşaptan.Her binanın en alt katında hediyelik eşya, bakkal ya da çeşitli dükkanlar bulunuyor.

Hediyelik eşyaların bazılarının üzerinde hükümet mührü görmeniz mümkün ve bunun anlamı o ürünün antika değeri taşıdığını ifade etmesidir.Bu ürünlerin yurtdışına çıkarılması da serbest.

Buradan alabileceğiniz bir başka ürün ise Klasik Bhutan pulları ve üzerinde son kral ile kraliçenin resimlerinin yer aldığı gümüş paralar ya da yaka iğneleri. Alınabilecek şeyler arasında Buda heykelleri, çeşitli masklar ve rengarenk dokunmuş kumaşlar yer alıyor.

Pembe pilavı merak ediyorsanız Bhutan tam yeri. Burada üretilen pembe pilavı tüm yemekleriyle birlikte yiyorlar ve pilavı yağsız yapmalarına rağmen tadı oldukça lezzetli.Ve acı tatları sevenlerdensiniz Bhutan’lı Budistlerin geleneksel yemeği yeşil ve kırmızı biberlerden oluşan kremalı bir sosla pişirilen çok çok acı bir yemeği deneyebilirsiniz.Budizm’de bir hedefe ulaşmak için acı çekmek şart, karınlarını doyurmak için de acı çekmek gerekiyorsa bu yemek tam bunun için işte.

Paro’nun en etkileyici tapınağını görmek istiyorsanız denizden 3.100 metre yüksekliğe çıkmanız gerekiyor. Taksang Manastırı Tiger Nest’in tepsinde yer alıyor ve buraya gitmek için iki seçeneğiniz var. Birincisi, yaklaşık 5 kilometrelik dik ve zorlu patikayı yürüyerek çıkmak. İkincisi ise dik kayalıklara gelene kadar ata binerek gitmek.    

Bu yolculuk sırasında mola yerinde renkli dua bayraklarını göreceksiniz. Bu muhteşem manzarada fotoğraf makinanızın belleğini doldurabilirsiniz.

Fakat tapınağa ulaşmak gerçekten kolay değil. Buradan uzaktan tapınağın fotoğraflarını çekebilirsiniz ama oraya varmak için önünüzde yaklaşık bir saatlik bir yürüyüş mesafesi bulunuyor.

Yürüyüş parkurundan sonra oldukça dik olan merdivenler var sırada. Merdivenlerin ardından sizleri kayaların üzerinde konumlanan muhteşem tapınak karşılıyor olacak.

Tapınak yolculuğu toplamda 3 saat sürse de buna değeceğine emin olabilirsiniz. Manzarasıyla, atmosferiyle ve yakınında ki Yılan Şelalesi’yle gerçekten görülmeye değer bir yer.

Yılan Şelalesi’nin yakınında bulunan Guru Rimboche’nin ruh eşinin ve aynı zamanda yardımcısının meditasyon yaptığı yeri de görebilirsiniz.

Guru Rimboche döneminde burası sadece mağaraymış. Bu kutsal tepenin Taksang Manastırı olarak inşa edilmesi 1692 senesinde olmuş. Burası günümüzde dünyanın en büyüleyici manastırları arasında ilk sırada yerini alıyor.Budizm’de bir hedefe varmak için acı çekilmesi gerektiğine inanıldığı için onarımda kullanılan ahşap ve taşlar bu zorlu yoldan insan gücü ile getirilmiş.

Budizm felsefesinde; elinden geldiğince insanlara yardımcı ol, kimseyi küçümseme ve hor görme, tüm insanlara eşit davran, kimsenin arkasından konuşma gibi inançlar vardır.Budizm’de reenkarnasyon inancı var ve bu dünyada kötülük yaparlarsa bir sonraki hayatlarında dünyaya daha kötü şartlarda geleceklerine inanıyorlar.Bu sebeple herkes saygılı ve hoşgörülü.

Bu tapınakta, manastırda yaşayan monkların tanrılarına sunmak için yaptığı çeşitli çiçekler, heykeller, renkli kumaştan süsler var.Tabi bunların anlamını anlayabilmek için derin bir Budizm bilgisi gerekiyor. Bu kadar bilgi ve güzel manzaralar eşliğinde 2.5 saatte aynı yolu yürüyerek inebilirsiniz.

Paro’da gitmeniz gereken bir diğer önemli yer ise Paro Dzong diğer adıyla Rinpung Dzong. Burada yapılan ilk tapınak 15. yy’da inşa edildiğinde küçük olduğu için halkın isteği neticesinde 1644 - 1646 senelerinde Shabdrung Ngawang Namgyal tarafından genişletilmiş.

Kentin etkileyici görüntüsünü Dzong’un giriş kısmında görebilirsiniz. Burada dinsel kısım gezilebiliyor ancak içeride fotoğraf çekmek yasak. Yönetimsel kısma ise girmek yasak.

Dzong’ların içerisine girdiğinizde özellikle Budist ikonografisiyle ilgilenen kişilerin dikkatini çekecek eserler var.Doğu tarafında yer alan duvarda “İlk Hareketi” simgeleyen kırmızı renkte, alevden bir halkayla çevrili dev bir mandala freski bulunuyor.Tapınağın diğer duvarlarında ise evrenin biçimlenirken geçirdiği evreleri anlatan farklı mandalalar yer alıyor.

Paro’dan havayolu ile ayrılırken tipik Tibet mimarisiyle yapılmış küçük bir havalimanı göreceksiniz.

Paro havalimanı girişinde ve iç kısmında ise bugüne kadar olan 5 kralın büyük boy resimleri asılı.Paro’dan Katmandu’ya gitmek isterseniz Himalayalar’daki yüksek karlı tepeleri seyrederek 1 saat 25 dakikalık keyifli bir yolculuk geçirebilirsiniz.