Ekvador’un başkenti Quito. Quito hakkında bilmeniz gereken ilk şey buranın deniz seviyesinden 2.850 m yukarıda bulunarak, dünyanın en yüksek üçüncü başkenti ünvanını elinde tutuyor olması.

Quito’nun turistler tarafından en çok ziyaret edilen bölgesi tabii ki Ekvator Çizgisi. Ekvator Çizgisi’nin bulunduğu yer ise bir açıkhava müzesi. Ekvator çizgisine Ekvadorlular “Mitad del Mundo” yani ‘‘Dünyanın Ortası’’ diyorlar. Aslında burada iki tane Ekvator Çizgisi bulunuyor. Birincisi navigasyon olmadan önce Fransızların senelerce süren ölçümleri sonucu bulunan yanlış Ekvator Çizgisi, ikincisi ise günümüzde kabul edilen Ekvator Çizgisi.

Doğru veya yanlış aradaki 200 metre fark insanların buraya akın etmesine mani değil. Yıl içinde binlerce turist buraya, iki yarı küreyi ayıran noktaya akın ediyor. Turizm potansiyelini gören yerel halk buraya bir müze açıp kültürlerini anlatma fırsatını kaçırmamış tabii.

Ekvator, doğası ve tarihi yapılarının yanı sıra kültürel çeşitliliği ve etnik grupları ile de çok ilgi çeken bir ülke. Ülkede üç ana bölge var; sahil şeridi, And Dağları ve Amazonlar. Her bir bölgede yaşayan etnik gruplar farklı kültür ve değerlere sahip.

Quito’da çok sayıda totem bulunuyor ve oldukça güzel olduklarını eklemek gerek. Bu totemler Latin Amerika’daki pek çok ülke tarafından hediye edilmiş. Paskalya Adası, Kolombiya ve Arjantin’in hediyesi olan totemler oldukça ilgi çekici.

Ekvator Çizgisi’ne gelmeden hemen önce eski zamanlarda kullanılan güneş saatini de görmelisiniz. Vakti zamanında bu saat vasıtası ile bitkilerin ekim ve hasat zamanlarını belirliyorlarmış. Hiç gölgelerini görmedikleri zamanlar ise halkın en büyük festivallerini yaptıkları zamanmış.

Saatten sonra artık Ekvator Çizgisi’ne adım atabilirsiniz. Ekvator çizgisinde dünyanın dönüş hızı fazlalaşıyor, 1.670 km hızla dönüyor. Dünya hep batıdan doğuya doğru dönüyor. Döndükçe denizlerdeki sular da etkileniyor. Sular kutuplara doğru ilerliyor ve sonra geri geliyor. Kasırga ve hortumlar saat yönünde, siklonlar ters yönde oluşuyor. Tam çizgide 0 noktasında hortum, kasırga ve siklon görülmüyor. Bu nedenle bu bölgeye ölü kuşak deniliyor. 

Burada tam Ekvator çizgisinde görevliler çeşitli deneyler ile olayı canlandırıyorlar. Altı açık taşınabilir bir lavabo içine bir kova su ve bir kaç parça yaprak koyuluyor. Tam çizgi üzerinde su ve yapraklar hiçbir etkiye maruz kalmadan direkt aşağıya akıyor. Çizginin güney tarafına yani Güney Yarım Küre’ye geçtiğinizde su saat yönünde dönerek iniyor. Kuzey Yarım Küre’ye geçtiğinizde ise su direkt saat yönünün tersinde akmaya başlıyor. Ekvator gerçekten sizi heyecanlandıracak ve yaşamanız gereken bir tecrübe.