Roma - İtalya

İtalya'nın başkenti ve Lazio bölgesinin en büyük şehridir. Katolik Kilisesi'nin merkezi ve dünyanın en küçük ülkesi Vatikan da Roma sınırları içerisinde yer almaktadır. 2800 yıla yakın bir tarihi olan şehir pek çok büyük devlete de başkentlik yapmıştır. Roma'nın tersten yazılışı "Amor"un anlamı Aşk'tır. Bu nedenle Roma "Adında aşk saklı şehir" olarak da bilinmektedir.

Roma’nın tarihi merkezinin kalbi, Özgürlük Meydanı olarak da bilinen Piazza Venezia’dır. Bu meydan aynı zamanda pek çok otobüs hatlarının da ana durağıdır. Meydanın tam ortasında düğün pastası denilen Vittoriano Anıtı bulunmaktadır. Bu yapı Birleşmiş İtalya'nın ilk kralı olan Victor Emmanuel'i onore etmek ve İtalyan birliğini kutlamak üzere yapılmıştır. (1885-1911)

Anıtta Victor Emmanuel heykelinin yanısıra, tanrıça Victoria'nın atlı araba süren iki adet heykeli, çeşmeler ve 4 tane kolon bulunmaktadır. Anıtın içerisinde İtalya tarihinden izler sunan bir müze, kafe ve kitabevi yer almaktadır. Yine anıtın içinde Meçhul Asker Anıtı da görülebilecekler arasındadır. Anıtın tepesine çıkıp manzarayı seyretmek çok keyiflidir.

Piazza Venezia’da görülebilecek diğer önemli yer ise Palazzo Venezia’dır (Venezia Sarayı) Fotoğraf: inrometoday

Palatino ve Capitolino Tepeleri arasında yer alan Forum, eski Roma medeniyetinin çevresinde geliştiği bir merkezdir. M.Ö. 7. yy’da yapımına başlanmış ve o tarihten itibaren 1000 sene boyunca Roma’nın merkezi olmuştur. İmparatorlar zamanında beyaz mermerli sütunları, kemerleri ve altın çatılı tapınakları, mahkeme binaları ve pazar yerleri ile büyük bir görkeme erişmiştir. İstilalardan sonra terk edilmiştir.

Deprem, yangın ve sellerden sonra harabeye dönmüş olan Forum, 19. yy.da yapılan kazılarla açığa çıkarılmıştır.

Roma’nın simgesi haline gelmiş ve tüm Roma kartpostallarının vazgeçilmezi olan Collesium muhteşem bir yapıdır. Buranın orjinal adı Flavianus Amfiteatr’dır ve Unesco tarafından koruma altına alınmış olan bir bölgedir. Elips biçimli olan ve 50.000 kişilik kapasiteye sahip olan bu amfiteatr, Roma’daki en büyük amfiteatr olma özelliğine sahiptir.

Elips biçimindeki yapının inşasına M.S. 72 yılında, imparator Vespasian döneminde başlanmış olup, M.S. 80’de imparator Titus döneminde tamamlanmıştır. Buranın yapımında 8 bin köle ve mahkûm çalıştırılmış olup, 4 kademeden oluşmaktadır.

Avrupa’nın en uzunu ve en genişi olarak ünlenen ve 1723 – 1725 yılları arasında yapılmış olan, 138 basamaktan oluşan İspanyol Merdivenleri kentin en hareketli yerlerindendir. Bu bölge özellikle gençlerin mesken tuttuğu bir alandır. Buranın bu şekilde adlandırılmasının tek nedeni İspanyol Elçiliği'nin bu meydanda yer almasıdır.

138 basamaklı merdivenlerin üst kısmında, Trinita dei Monti Kilisesi bulunmaktadır. Kilise zarif barok ön cephesi ve ikiz çan kuleleri ile merdivenlerin arka tarafında bütün ihtişamı ile yükselmektedir. Bu meydanda ayrıca Mısır’dan getirilen bir de dikilitaş bulunmaktadır.

Merdivenlerden inince, Bernini tarafından 1723’te yapılmış olan Fontana della Barcaccia Çeşmesi'ni görebilirsiniz. Batık bir gemi içindeki bu çeşmenin karşısında Via Condotti Caddesi bulunmaktadır.

Roma'daki en ünlü ve filmlere dahi konu olmuş yapı ise Trevi Çeşmesi'dir (Fontana di Trevi). Bu çeşme 1732 – 1762 yılları arasında Heykeltıraş Nicola Salvi tarafından inşa edilmiştir. 26 metre yüksekliğinde ve 20 metre genişliğindedir. Çeşmenin en dikkat çekici bölümü ortada yer alan deniz tanrısı Neptün figürüdür. 

Trevi evinin arka cephesine çeşme yapılmasına izin veren ailenin adıdır. Fontana da çeşme anlamına gelmektedir. Buraya gelen kişiler, özellikle de aşıklar arkalarını dönüp çeşmeye sağ elleri ile sol omuzlarının üzerinden para atarak, dilek dilerler.

Pantheon, eski Roma’nın en iyi korunmuş tapınağıdır. Tanrıların Tapınağı olarak bilinen bu yapı Marcus Agrippa tarafından M.Ö. 27 yılında yapılmış ve 7. yy’da ise kiliseye çevrilmiştir. 43 metre çaplı kubbesi ile dünyanın en büyük kubbesi durumundadır. 

Şehirdeki diğer önemli meydan, Navona Meydanı'dır. Bu meydanda Bazonini tarafından yapılmış olan Sant'Agnese in Agone Kilisesi mevcuttur. Kilisenin önünde de Bernini’nin Dört Irmak Havuzu bulunmaktadır (Dört Nehir Çeşmesi). 1651 senesinde yapılmış olan bu çeşmenin Rio de la Plata, Tuna, Ganj ve Nil nehirlerini simgelediğine inanılmaktadır.