Safranbolu - Türkiye

SafranboluTürkiye'de Dünya Mirası Listesi'nde yer alan 9 kültürel varlığımızdan biridir. Adını ise bölgede yetişen ve nadir bir bitki olan safrandan almaktadır.

Gezinize Kazdağlı Oğlu Camii’sinden başlayabilirsiniz. Tarihi çarşı içinde yer alan cami köşeli ve kiremit örtülü kubbesi ile dikkat çekiyor. 1779 senesinde yapılmış ve bulunduğu meydana adını vermiş. Bunun ardından Ulu Camii’yi ziyaret edebilirsiniz.

48 ahşap dükkandan oluşan, eskiden ayakkabı üretilen ancak günümüzde turistik olarak kullanılan bir çarşı var Safranbolu'da. Oldukça keyifli bir ortam. Çarşıda bulunan Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesinde çarşının tarihini ve o günün üretim şartlarını görebilirsiniz.

Ardından meşhur Safranbolu Saat Kulesi’ni ve Hıdırlık Tepesi’ni ziyaret etmelisiniz. Bu gezilerden sonra eğer acıktıysanız Safranbolu’da pek çok lezzet sizleri bekliyor olacak. Höşmerim, Safranbolu Bükmesi, Safranlı Zerde ve Kuyu Kebabı ağzınızın suyunu akıtacak türden. 

Safranbolu dillere destan güzel evleri ve demir çelik fabrikasıyla ünlenmiş bir şehir. Hatta bu o  kadar önemliymiş ki vakti zamanında kız istemeye gelen damat adayına: Tap tap yapıyor musun? ( demir dövüyor musun? ) ve Pat patın var mı? ( motorun var mı? ) diye soruyorlarmış.

Safranbolu adını burada yetişen dünyanın en pahalı baharatı olan safran çiçeğinden alır. Safran çiçeği ilaç, gıda ve kozmetik sanayinde kullanılan kıymetli bir bitkidir. Yalnızca çiçek tohumu kullanılan bitkinin yetiştirilmesi ve bakımı çok emek ister. En kaliteli Safran ise tabii ki burada üretiliyor.

İlçe Homeros’un İlyada destanında yer alan Paplagonya bölgesinde yer alıyor. Yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olan bu bölgede Gasgaslar, Hitit, Kimmer, Lidya, Persler, Helenistik Krallıklar, Romalılar, Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar hüküm sürmüşler.

Buradaki tarihi evler 17 Aralık 1994 yılında Dünya Mirasları Listesi’ne girmiş. Evlerin en dikkat çekici özelliği tavanlarındaki ahşap işlemeleri, “muşabak” adı verilen ahşap kafesleri, içlerinde serinlik vermesi, aynı zamanda yangına karşı bir önlem olarak düşünülen havuzları olması.

Evler 3 neslin bir arada yaşamasına olanak vermektedir. Her evin orta salona açılan ortalama 6 – 8 odası bulunuyor. Odaların her biri, çekirdek bir ailenin ihtiyacına cevap verecek şekilde düşünülmüş. Her odada “yüklük” adı verilen dolaplar, ocak ve sedirler, ayrıca ahşap dolap içine gizlenmiş gusulhane denilen banyolar bulunuyor.

Buradan Eski Hükümet Konağı’na gidebilirsiniz. Sarı rengiyle şehre tepeden bakan konak, 1904 yılında Kastamonu Valisi Enis Paşa ve dönemin kaymakamı Ahmet Bey’lerin öncülüğünde inşa edilmiştir. 3 kattan oluşan konak, tarih boyunca adli, mülki ve askeri yönetim merkezi olarak kullanılmıştır

Safranbolu’da ilk yapılan cami Köprülü Mehmet Paşa Cami’dir. Bu caminin hikayesi bir hayli ilginç. Mehmet Paşa, adı bir yolsuzluğa karıştığı için Safranbolu’ya sürülür ve varını yoğunu satmak zorunda kalır. Son parasıyla bir çorba alır ve tam içecekken çorbanın içine bacadan bir fare düşer. O an Allah’a dua edip ve bu durumdan kurtulursa buraya bir camii yaptıracağını söyler. Bir süre sonra adı aklanır ve sadrazamlığa kadar yükselir. Bir gün aklına adağı gelince buraya gelip bir camii yaptırır.

Safranbolu’da görmeniz gereken bir diğer yer Cinci Hanı ve Hamamı. Yapı 2 bölümden oluşmaktadır. Odalar ve ahır bölümü olmak üzere, 2 katlı ve 62 odalıdır. Burası gelen kervanın tüm ihtiyacına cevap verecek şekilde yapılmıştır. Buraya gelen kişi önce atını bağlar, ardından dinlenmek ve yıkanmak için hamama gidermiş.

Alışveriş yapmak ve dinlenmek mi istiyorsunuz? Yemeniciler Arastası adı verilen çarşı, kahvesinde oturabileceğiniz, hediyelik eşyalar ve el sanatları ürünleri alabileceğiniz bir yer. Kömür ateşinde pişmiş kahve, karadut şerbeti ve safranlı lokum bakır tepsinin içindeki görüntüsüyle ilk bakışta sizi rahatlatacaktır.