Sintra - Portekiz

Sintra Ortaçağ’dan kalma bir yerleşim yeri. Sintra’ya doğru ilerlerken karşınıza ilk olarak Sintra Parkı çıkacaktır. Ayrıca parka doğru ilerlerken yolun kenarlarında belli aralıklarla bulunan heykeller oldukça etkileyici.

Sintra’nın merkezi Cumhuriyet Meydanı olarak biliniyor. Meydanın etrafında çok güzel, şatoya benzer yapıların süslediği sokaklarda dolaşmalısınız mutlaka.

Meydandaki en önemli yapı eski saray binası. Şu an içi müze olarak hizmet veriyor. Meydanın çevresinde oldukça büyük bir turizm ofisi, pek çok restoran, cafe ve hediyelik eşya satan şık dükkanlar yer alıyor.

Buradaki hediyelik eşyaların çoğu porselen ve seramik. Özellikle kadınların kendini tutması oldukça zor olabilir.

Gitmeniz gereken yerlerden biri Pena Parkı içinde bulunan Pena Sarayı. Saray, dış kalenin içine yapılmış sur duvarları ile çevrili, renkli, çok kuleli muhteşem ötesi bir yapı. Arap-Endülüs mimarisine benziyor. Taş işçiliği ve seramik sanatı birlikte kullanılmış. Burası mutlaka görülmeli.

Her bir seramik ayrı bir sanat eseri. Taş oymalar ise anlatılamayacak kadar güzel. Burası 1995 yılında Unesco tarafından Dünya Mirasları Listesi’ne alınmış. 19. yy.’a tarihlenen bu saray çok eski değil, ancak farklı mimari özelliği ve çok tepede olması nedeni ile dünya mirasları listesine girmiş durumda.

Saraya doğru ilerlediğinizde karşınıza muhteşem bir kapı çıkacaktır. Bu kapının üstünde istiridye kabuğu üzerine oturmuş üstü insan, bacakları balık olan bir heykel bulunuyor. Bu heykel Portekizli’lerin denizci bir millet olmasını simgeliyor. Kapının iki yan kolonu mercan parçaları ve istiridye kullanılarak yapılmış. Bu kapıdan geçerek sarayı dolaşabilirsiniz.

Sarayın içinde bir şapel bulunuyor ve oldukça güzel. Fakat küçük bir hatırlatma fotoğraf çekmek kesinlikle yasak.

Saray içinde pek çok renkli kule, burç ve mükemmel taş işçiliği ile yapılmış gözetleme kuleleri var. Saray ve kale iç içe geçmiş gibi. Ayrıca şehre hakim harika bir manzara burada sizleri bekliyor. Kayaların ve duvarların bütünleşmiş hali gerçekten muhteşem.

Saraydan sonra gitmeniz gereken bir diğer adres Cabo da Roca. Yani Avrupa’nın en batı kısmı. Dik bir yamaç, okyanus ve deniz feneri sizleri bekliyor. Ayrıca burası kuşların geçiş bölgesi ve pek çok kuş gözlemcisininde konaklama yeri, tabii çadırlarında.

En uç noktada üzerinde Haç bulunan taş bir anıt göreceksiniz. İşte bu nokta Avrupa’nın en batı noktası.

Etrafta yürüme yolları, seyir terasları bulunuyor. Dik yamaçların dibinde okyanus dalgalarının kayalara vuruşunu seyredip, dalgaların sesini dinleyebilirsiniz.

Burada belli kaktüs türleri ve bir kaç endemik bitkiyle karşılaşabilirsiniz. Üstüne bir de kuşların çeşitliliğini eklerseniz gerçekten oldukça etkileyici bir noktada olduğunuzu görebilirsiniz. Ayrıca buraya gelenlere en batıda olduklarına dair bir sertifika veriliyormuş. Sizler de sertifikalarınızı unutmamalısınız.

Etiketler